MEB'in öğrencilere dağıttığı Türkçe 7. sınıf kitabından alıntılanan başlıktaki cümle, Sait Faik ABASIYANIK'ın Karanfiller ve Domates Suyu adlı öyküsünden alınmıştır.

Mesleğinin 8. yılına giren bir öğretmen olarak bu öyküyü 2001 yılında bir ortaokul öğrencisi iken Türkçe kitabında karşılaşmıştım. Aradan geçen bu kadar sürede, değişen çocuk, çocukluk, eğitim anlayışı veya sosyal eğilimlere rağmen hala aynı metinlerin kullanılması ve üstelik eğitsel ve yazınsal bu kadar üretimin olduğu bir yüz yılda bu metinlerin hala varlığını sürdürmesi yaratıcılık yönünden uygunluğuna ne denilebilir?

Yukarıda değindiğim bu yazının ikincil amacı.

İlki?

Doğaya karşı böylesi bir bakış nasıl oluyor da eğitimi gibi hassas bir alanda kendine yer bulur?

Buradaki eleştiri Sait Faik neden böyle düşünüyor değildir. Bir yazar bazı alanlardaki bazı hassasiyetler dışında istediği kurguyu yazar ve bunu karakterler ile okuyucuya sunar.

Ancak adı geçen metnin bir çocuk kitabında yer alması işin rengini değiştirir. 

Şayet bu kitap özel bir yapıya ait olup çocuğa sunulsaydı bu iş bilmez bir editörün işi denilip işin içinden çıkılırdı ancak karşımızda ülkenin tamamını ilgilendiren bir bakanlıktan söz ediyoruz.

Bu kitapları kim hazırlıyor?

Bu kişilerin eğitsel yeterlilikleri, dilsel alt yapıları, çocuk edebiyatına hakimiyetleri vs ne düzeydedir?

Bunları denetleyen kişi/kişiler kimdir ve alana hakim midir?

Bu kitabın öğrencinin önüne ulaşmasına ön ayak olanlar hangi hakla benim ya da başka bir öğretmenin bin bir güçlükle öğrencisinde oluşturmaya çalıştığı doğa bilincinin resmi bir yapının imkanlarını kullanarak yerle bir etmekte?

Kitapların, eğitim binalarının, eğitsel programların titizlik ve bilinçle hazırlanması gerekirken bu savrukluk ya da akıl almaz cümleler nasıl oluyordu sınıf ortamında önümüze geliyor?

Kitapların metinleri dilsel olarak niteliksiz, görselleri estetik yönden vasat altı iken üstüne üstlük bu tür yıkıcı (ve metin içinde olumsuzlanmayan) içerikler nasıl onaylanıp basılır ve dağıtılır?

Olması gereken dil eğitimi bu değilken ve çok katmanlı bir yapıya evrilmesi gereken Türkçe/dil dersleri neden böyle niteliksizliklere maruz bırakılıyor?

Toplum olarak doğaya yıkıcı yaklaştığımız hepimizin malumu iken buna neden olan etmenlerden biri de eğitim materyallerindeki bu ifadeler olmasın?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.