banner374
16 Nisan 2016 Cumartesi 11:50
ADAY ÖĞRETMENLER NE İSTİYOR?

Bilindiği gibi MEB, aday öğretmenlerle ilgili yeni bir süreç başlattı. Bu süreç önceki aday öğretmen uygulamalarından çok farklı. Başlangıçta sürecin felsefesi çok iyi anlaşılamadı. Bazı yerlerde, danışman öğretmenlere eğitim verecek formatörlerde seçici davranılmadığı iddia edildi. Danışman öğretmen seçimi tartışma konusu oldu. Bazı il ve ilçelerde yeterince danışman öğretmen belirlenmediği anlaşılınca göreve başlama sürecinde gecikme oldu.

Aksamalara ve bazı belirsizliklere rağmen aday öğretmenler yeni uygulamadan genel anlamda memnun görünüyor. Güvenlik endişelerinin ön plana çıktığı bir dönemde eylüle kadar olan sürecin istenilen ilde geçirilmesi olumlu karşılanıyor. Okunması istenen kitaplar ve izlenmesi gereken filmler herkesin takdirini kazanmış durumda. Hepsi egitimsel anlamda yeni öğretmenlere çok şey katacaktır. Eylüle kadar olan bölümde aday öğretmenler, birçok şeyi el yordamıyla değil de gözlem yaparak, bizzat danışman öğretmen nezaretinde uygulayarak öğrenecekler. Hem okul yönetiminde hem de il / ilçe MEM'lerde işlerin nasıl yürütüldüğünü gözlemleyerek sistemi bir bütün olarak tanıma fırsatı yakalamış olacaklar. Yaşanılan çevreyi kültürel ve tarihi nitelikleriyle tanıyacaklar ki bunun da az bir kazanım olmadığını söylemek gerekir. Ancak çoğu aday öğretmen eylül ayında esas görev yerlerine gidecekler. Eğitim-öğretim başlamadan gittikleri yöreyi her yönden tanımları sağlanmalıdır. Birçok yerde belediyelerin de sürece destek vermesi, aday öğretmenlere kendilerini daha değerli hissettiriyor. 

Ben de bu süreçte aday öğretmenleri biraz daha yakından tanıma fırsatı buldum. Gerçekten büyük bir kitle arasından seçilip geldikleri belli oluyor. Bu seçilmiş zümrenin Türkiye'nin geleceğine çok olumlu katkı sağlayacaklarına inanıyorum.

Okul idaresi, il / ilçe MEM'ler, danışman öğretmenler ve aday öğretmenler açısından değerlendirildiğinde yeni sistemin flu alanları var. Bakanlık bu alanları hızla tespit ederek kafalardaki soru işaretlerini gidermelidir. Doldurulması gereken formlar hangi ölçütlere göre doldurulacak belli değil örneğin.

Anlaşıldığı kadarıyla bazı aday öğretmenlerin atandığı okul ile staj yaptığı okulun tür ve kademesi arasında farklılık var. Liseye atanan bir aday öğretmen ortaokulda staj yapabiliyor. Ya da RAM'a atanmış bir rehber öğretmen, okullarda staj yapıyor.

Aday öğretmenlik sürecinin en çok eleştiri alan tarafı, aday öğretmenlere yaz tatili öngörmemesidir. Bu durum, eylülde başka ilde göreve başlayacak aday öğretmenler açısından sıkıntılı. Zira 2 Eylülde yeni görev yerinde olacaklar ve 12 Eylülde okullar açılacak. Ağustos ayı boyunca hizmet içi eğitim alacakları için yeni görev yerine yerleşme noktasında problem yaşayacaklarını ifade ediyorlar haklı olarak. Ayrıca yaz sıcağında bu kadar yoğun programın ne kadar verimli olacağını sorgulamak gerekir. Bütün bunlar dikkate alınarak Ağustos ayında aday öğretmenlerin tatil yapmaları sağlanmalıdır.

Bazı il ve ilçeler aday öğretmenlere eğitime hazırlık ödeneğini verirken bazı il ve ilçeler halen bekliyor. Mesele ivedilikle çözüme kavuşturulmalıdır. Bunun için kendisine görüş sorulan Bakanlık, bizzat meseleye el atmalı ve meseleyi sürüncemeye bırakmamalıdır.

Aday öğretmenlik süreci, danışman öğretmenlere ciddî bir iş yükü getiriyor. Bakanlık, görev ve sorumluluk yüklediği personeline hakkını vermek durumundadır. Bu iş bilaücret ücret yapılacak bir iş değildir. Danışman öğretmenler, maddî / manevî taltif edilmelidir.

Eksiklerine rağmen yeni ve ileri bir aday öğretmenlik süreciyle karşı karşıyayız. Bakanlık eleştirileri dikkate alırsa bundan eğitimin tüm paydaşları kazançlı çıkar.

Erol Ermiş
Eğitim-Bir-Sen
İstanbul 3 Nolu Şube Başkanı 

banner182
Anahtar Kelimeler:
aday öğretmenler istiyor
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol