banner374
24 Eylül 2013 Salı 16:23
Andımız ne işe yarıyor?

 Kendinden emin, “okuyabilirim” diyenlerin oranı yüzde 10-20 civarında çıkıyor. Ortaya bağıra çağıra söylenen bir kakafoni çıkmış. O havaya girmeden kimse, ezberinden tekrarlayamıyor. Anaokulundan itibaren çocukların senenin her günü tekrarladıkları kısa bir metni hatırlamakta bu kadar zorlanmaları normal mi? “Andımız kaldırılmalı” diyenler, bu kısa metnin içeriğine ve vurgularına itiraz ediyorlar.  Dinî bir ritüel havasında çocuklara, faşizmin ırkçı böbürlenmesini ve solidarizmini telkin etmek insanlığa da medenî bir toplum halinde yaşama arzusuna da aykırı. Gerçekten içeriğe göre iki şey yapıyorsunuz: Kendinizle övünüyorsunuz, sonra bir bütünün içinde erimeye,  kendi insanî hasletlerinizi ve bireyselliğinizi o belirsiz ruh içinde eriterek yok etmeye rıza gösteriyorsunuz. Üstelik bu faşist telkini, küçücük çocuklara yapıyorsunuz. Ama yine de içerikten daha kötüsü var.

“Andımız”, okulun bize özgü eğitim anlayışının, daha doğrusu disiplin tarzının merkezinde yer alıyor. Çocuklar okulun bahçesinde toplanıyor. Kısa bir oyun veya kaynaşma fırsatı ve sonrasında Andımız’ı okumak üzere sınıf sınıf kuyruğa giriyorlar. O yaşa göre yapılabilecek en ciddi şeyi yapıp, içeriğini anlamadıkları bir metni bağıra çağıra okuyorlar. Varlıklarını “armağan” ettikleri için, geriye ne kaldıysa onunla öğretmenlerinin peşine takılıp, düzen içinde sırayla sınıflarına giriyorlar. Sıcakta, soğukta bu ilkel ritüelin çarkları arasından geçip-yontulup terbiye ediliyorlar ve ancak ondan sonra, öğretmenin vereceği bilgileri almaya hak kazanıyorlar. Mesele andımızın içeriğinden önce bu kişiliksizleştiren disiplin ritüelinin kendisi. Aynı törensel uygulamaları, Andımız’ın içeriğini bütünüyle değiştirip demokratik ve insanî bir içerikle tekrarlamaya kalksanız ne olur? İnanın hiçbir şey değişmez.

23 Nisan ve 19 Mayıs bayramlarındaki fon gösterilerinin kaldırılması üzerine birkaç eğitimci ile konuşuyorduk. Halinden, tavrından ve konuşmasından oldukça muhafazakâr olduğu anlaşılan biri -ki büyük bir ilin millî eğitim müdürü idi-  ısrarlı bir şekilde şu itirazı dile getirmişti: “Peki biz öğrencileri ne ile meşgul edeceğiz.” Andımız, bir endoktrinasyon aracı olmaktan önce bir disiplin aracı. Eğitim sistemimiz, andımızın merkezde yer aldığı bu disiplin anlayışına dayanıyor. Öğretmen, kendisini Andımız’daki gibi çocuğu yoğurup biçimlendirecek ve ona kendi kafasına göre bir kişilik kazandıracak aşkın bir otorite rolünde görüyor. Andımız öğretmeni, ruh ve kişilik terbiyecisi haline getiriyor. Bu yazdıklarıma öğretmenlerimizin “ne var ki bunda” diyeceklerini biliyorum. Burada var olan yanlışı görene kadar, eğitim sistemini düzeltmenin imkânı yok. Hatta, bu genel yanlış öğretmenin üzerindeki “öğretmenlik” sorumluluğunu kaldırdığı için, okul üstlendiği görevi bu yüzden yerine getiremiyor. Öğretmen kendisini sadece “eğitmen” olarak görüyor. Okul, disiplinin kazandırıldığı bir “eğitim mekânı”na, dershaneler de öğrenimin yapıldığı okula dönüşüyor.

Düpedüz yanlış olan bir şeyi genel kurala dönüştürdüğünüz zaman anlamını çözemediğiniz alışkanlıklar ortaya çıkıyor. Andımız, işte bu türden bir alışkanlık. Bu kadar ciddi bir saçmalığı, sorgulamadan tekrarladığınız için, sorgulama yeteneğiniz de gelişemiyor. Gözünüzün önüne, sabah okulun kapısından sıraya dizilmeden ve andımızı tekrarlamadan giren çocukları getirin. Öğretmen daha çok öğretmen olmak zorunda kalmaz mı? Demek ki andımız, öğrenimi engellemekten başka bir işe yaramıyor...

  • MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE / ZAMAN
banner182
Son Güncelleme: 24.09.2013 16:24
Anahtar Kelimeler:
Andımız Ne Işe Yarıyor?
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
jjjjjj 3 yıl önce

iyice döndüüüü bu adam

Avatar
ANDIMIZ 3 yıl önce

andımız bir işe yaramıyor....bfaşist boş ir marş....

Avatar
çok basit düşünüyorsunuz... 3 yıl önce

komik bir yazı olmuş... öncelikle milli eğitimi devlet politikası belirler. devletler kendi milli benliklerini bu yaştaki çocuklara aşılamayı bir görev olarak bilmişlerdir. bu tüm ülkelerde böyledir. hükümetler değişse de bu hükümetler üstü bir anlayışı ve politikayı temsil eder. çocuklarımıza küçük yaştan itibaren türkçülük propagandası yaptırıyoruz . bunu yaptırmamızdan daha doğal ne olabilir. belki bilmezsiniz ama ermenistan'da da aynı şey oluyor hem de orda okunan marşta türkleri lanetleyen ve türkleri aşağılayan şekilde sözlerle oradaki çocuklar büyütülüyor. andımız öyle okunmasa olmaz mı veya onun yerine şunu okusak daha iyi olmaz mı denilebilecek bir marş değildir. bu bir devlet politikasıdır bir türkçülük proragandasıdır olması gereken bir şeydir. siz seneler sonra bunu hatırlamıyor ya da tam okuyamıyor olabilirsiniz . çünkü zaten iş işten geçmiştir . amaç bu marşın seneler sonrası hatırlanması değil küçük yaştaki çocukların kalbine türkçülüğün kazınmasıdır...

Avatar
tugrul 3 yıl önce

andımızı sadece ezber zannediyorsan biz sana daha ne yorum yazalım ki

Avatar
kemal 3 yıl önce

tamamen katılıyorum...

Avatar
alper 3 yıl önce

yazısını amerikadan onaylatıp basan bir gazetenin yazarından başka yorum beklenemezdi.

Avatar
öğretmenler birliği.... 3 yıl önce

türköne istiklal marşı ve öğrenci andını istesede okuyamaz....

Avatar
asena 3 yıl önce

allah belanızı versin sizi gibilerin bu düşünceyi yazanların..