banner374
15 Ekim 2013 Salı 16:42
Aylarca kapalı kalan okullar ve köylerimiz

 Öncelikle, Kurban Bayramınızı canı gönülden kutluyorum.

Keyifli ve bir o kadar da sağlıklı, huzurlu geçsin...
Umarım bu uzun tatil yeni öğretim yılına yeni yeni ısınan öğrencilerin motivasyonunu bozmaz. Yoksa yeniden alışmaları zaman alır...
Tatil nedeniyle milyonlarca şehirli, doğup büyüdükleri köylere akın etti. Yani şehirler boşaldı, köyler ve tatil yerleri nüfuslarının üç, beş hatta on katına çıktı...
İşte bu vesile ile gelin bugün, köylerimizi, köşemize konuk edelim...
Ülkemizde 2013 başı rakamlarına göre 35 bin civarında köy var. Yeni idari yapılanma çerçevesinde direk şehirlere bağlandığı için sayıları bir miktar azaldı. Ama hala on binlerce köy ve mezra bulunuyor...
Köylerin çok fazla sorunları var ve her biri ayrı bir yazı konusu. Ben bugün sadece eğitim sorunlarını ele almak istiyorum. Çünkü köylerdeki çocukların da öğretmenlerin de durumları içler acısı...
Türkiye Cumhuriyeti her köye bir okul götürebilmek için 80 yıl uğraştı. En ücra köşelerdeki köylere bile okul yaptı öğretmen gönderdi. Sonra, 28 Şubat sürecinde, 8 yıllık kesintisiz eğitim dayatmasını hayata geçirebilmek için bir gecede, on binlerce köy okulu kapatıldı, taşımalı eğitim getirildi. Bu arada köylerin birçoğu da güvenlik gerekçesiyle boşaltıldı...
Son birkaç yıldır, ağır faturalar nedeniyle, taşımalı eğitimde teklemeler başladı. Yani köy çocukları kaderleriyle baş başa kaldılar...
Geçenlerde Erzurum’un ücra köylerinden birisine gittik. İlkokul, ortaokul bir aradaydı. 10 civarında öğretmen vardı ve bir tanesi bile köyde kalmıyordu. Türkiye’nin hemen her yerinde olduğu gibi en yakındaki ilçede oturuyorlarmış. Sonra öğrendik ki, normal koşullarda bile giderken zorlandığımız o köy yolu, kışın en az, iki üç ay kapalı kalıyormuş. Peki o arada okul, öğrenciler ve eğitim ne oluyor?
Ne siz sorun ne de biz söyleyelim...
MEB, 4+4+4’ten sonra, ilk 4 için köy okullarını yeniden açmalı ve öğretmenlerin köylerde kalmalarına olanak sağlayacak altyapıyı sağlamalıdır. Yoksa nice pırıl pırıl çocuğumuz heba olup gidecek!..

Türkiye gerçekleri
Çok gezip dolaşmanın en iyi yönü, gerçeklerle bire bir yüz yüze gelmeniz. Gidip gördüğünüzde, okuduklarınızın, duyduklarınızın çok ötesinde bir tablo ile karşılaşma olasılığı her zaman çok fazla oluyor. Ama bir de bırakın gidip görmeyi Türkiye gerçeklerini hiç duymayanlarımız bile var. Hem de sayıları hiç de az değil. Özellikle de eğitim konusunda...
Örneğin Anayasal zorunluluk olmasına rağmen eğitim hakkından hiç yararlanamayan, bu yüzden hiç okuma yazma bilmeyen milyonlarca vatandaşımızın olduğunu biliyor musunuz?
Örneğin kişi başına düşen eğitim süremizin, Avrupa ortalamasının yarısı kadar olduğunu ve OECD ülkeleri arasında sonunculuğu kimselere kaptırmadığımızı da çok azımız bilir...
Ve birleştirilmiş sınıflar. Onu pek çoğumuz bilmez bile. İki, üç hatta dört sınıf bir arada okurlar. Ama en iyi kolejlerin öğrencileri ile aynı sınavda yarıştırılırlar. Bunun neresi adaletliyse!..
İşte size olaya geç de olsa vakıf olan bir okurumuzun değerlendirmesi:

Birleştirilmiş sınıflar?
“2013 Türkiye’sinde maalesef yeni öğrendiğim.
Bir konuda dikkatleri çekmek için yazıyorum.
Yer şu aşamada bende kalsın, 15 öğrencisi olan bir köyden bahsetmek istiyorum.
15 öğrenci olduğu için birleştirilmiş sınıfta tek öğretmenle eğitim-öğretim hayatına devam ediyor.
Bahsettiğim köy, 8 km yakında bulunan 3 okullu bir kasabaya maalesef taşımalı eğitimle götürülmüyor.
Tahminimce 60-70 yıl öncesinden kalan bir yönetmeliğe göre, 10 öğrenci ve üstünde bulunduğu takdirde okul açık kalıyor.
Okulun bağlı olduğu ilçedeki yetkililer, bu öğrencilerin aylık 2.400 TL maliyetle taşımalı eğitime geçebileceğini, bu rakamın içinde öğle yemeği maliyetinin de dahil olduğu bildirilmiştir.
Bu maliyet bir öğretmenin aylık ücreti, ek olarak yakıt, bakım vb. masrafları var.
Bu çok büyük kaynak israfı, her şey para değil, çocuklarımıza her şey feda diyoruz, fakat birleştirilmiş sınıfta tek öğretmenle eğitim-öğretim, nasıl olacak, bilgisayarı nasıl görecekler, akıllı tahtadan haberleri olacak mı?
2023 hedeflerine bu şekilde mi ulaşacağız.
Bu eski yönetmeliğin kaldırılması ve birleştirilmiş sınıfların kapatılması konusunu köşenize taşırsanız sevinirim...”
Okurumuz belli ki, taşımalı eğitimin iflas ettiğinden de bi haber. Bu da çok  normal, çünkü eğitimle uzaktan yakından ilgilenmiyoruz...

Özetin özeti: Bayram nedeniyle köyüne gidenler, ki muhtemelen çoğu ilkokulu orada okumuştur, ne olur okulunuzun, eğitimin ve öğretmenlerin durumuyla yakından ilgilenin, fotoğrafını çekin, bilgileri derleyin ve bize gönderin. Çünkü köyler kalkınmadan Türkiye kalkınmaz!..


Abbas GÜÇLÜ / Milliyet
banner182
Son Güncelleme: 15.10.2013 16:42
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Müzik 3 yıl önce

atanmak istiyoruz lütfennnn sesimizi duysun artık biri lütfen bayram yok bize atanana kadar bakın bayrammış biz hala burda yazıyoruz sizce bayramı yaşıyormuyuz

Avatar
sosyal 3 yıl önce

ben sınırda kaldım doğru düzgün bir dağılım olsaydı atanamıştım bayramı kutlamadım her zaman ki gibi ağladım allah görsün başka bir şey demiyorum.

Avatar
okul öncesi 3 yıl önce

ne bayramı ya atama istiyoruz

Avatar
Müzik 3 yıl önce

bayram mayram yok bize bakın hala buradayız atanmak istiyoruz artık atama istiyoruz

Avatar
Müzik 3 yıl önce

bayram mayram yok bize bakın hala buradayız atanmak istiyoruz artık atama istiyoruz

Avatar
Müzik 3 yıl önce

bayram mayram yok bize bakın hala buradayız atanmak istiyoruz artık atama istiyoruz

Avatar
Müzik 3 yıl önce

bayram mayram yok bize bakın hala buradayız atanmak istiyoruz artık atama istiyoruz

Avatar
Müzik 3 yıl önce

bayram mayram yok bize bakın hala buradayız atanmak istiyoruz artık atama istiyoruz