banner374
25 Ocak 2014 Cumartesi 10:55
Bağımsız yargıya göre, MEB sınavsız öğretmen ataması yaptı

 Sınavsız olarak yapılan atamalar Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'ya tanınan açıktan atama yetkisi ile gerçekleşmiş ve Bakanlık kararı ile hiçbir KPSS sınavına girmemiş kişiler Türkiye genelinde değişik okullara öğretmen olarak atanmış.

Yine haberde konuyla ilgili ilginç detaylara yer verilmiş. Haberin detayında; Bakan'a tanınan yetki çerçevesinde bazı öğretmen adaylarının sınavsız olarak işe alındıklarına ilişkin skandal, Türk Eğitim Sen'e gelen bir duyum üzerine ortaya çıkmış. Duyumu araştıran Türk Eğitim Sen, F.A. isimli bir öğretmen adayının Balıkesir'de bir meslek lisesine sınavsız olarak atandığını tespit etmiş, bunun üzerine söz konusu öğretmenin atama kararı bulunarak kararın iptali için Ankara 3. İdari Mahkemesi'nde dava açılmış. Mahkeme; Bakanlık'tan ve Sendika'dan gelen belgeler üzerinde yaptığı incelemede, atamanın sınavsız yapıldığını tespit etmiş ve atama kararına dayanak teşkil eden Bakanlık makamının 10 Ocak 2012 tarihli yazısı iptal edilmiş.

Haber içeriği İdare Mahkemesi kararıyla örtüşüyor

Haberi okuyunca önce ciddi bir şaşkınlık geçirdim. Çünkü, haberde yer alan anahtar kelimeler; sınavsız açıktan atama, KPSS ve öğretmen ataması. Doğrusu birazcık personel bilgisi olan bir kişinin istisnai kadrolar dışındaki kadrolara sınavsız atandığını duyup ta şaşırmaması mümkün değildir. Hele de yapılan atama sınavsız öğretmen ataması olunca şaşkınlık biraz daha artıyor. Çünkü, binlerce atama bekleyen öğretmen adayı dururken sınavsız öğretmen ataması akla ziyan geliyor.

Haber içeriği tamamen yargı kararından alınmış ve karar içeriğiyle bire bir örtüştüğünden haber içeriğine diyecek bir şey bulamıyoruz.

Ancak, Yargı bağımsızlığının tartışıldığı bir ortamda Ankara 3. İdare Mahkemesinin 06 Aralık 2013 tarihli ve E:2012/1069, K:2013/1816 sayılı kararıyla ilgili söyleyecek çok sözümüzün olduğundan kimsenin kuşkusu olmamalıdır. Bu karar bize, bağımsızlık isteyen yargının tarafsızlık ve adaletten ne kadar uzak olduğunu ve birilerinin hayatını nasıl kararttığını açıkça gösteriyor.

Karar o kadar garip ki davacı dahi itiraz ediyor

Yargı kararı o kadar garip bir içeriğe sahip ki davacı Kamu Sen'in Başkanı İsmail Koncuk dahi karara itiraz ediyor. Koncuk yaptığı açıklamada 'Biz KPSS'siz öğretmen alımı yapıldığı iddiasıyla dava açmadık. Bizim açtığımız davanın konusu açıktan atama yani istifa sonrası atamaya ilişkindir. Davaya konu işlem tarihinde istifa sonrası dönüş talebine açıktan atama yolu kullanılmamasına rağmen MEB bir kaç kişiye bu yönde atama izni vermiştir. Bizim itirazımız bunadır. Ayrıca açıklamada, açılan davada KPSS'siz alıma yönelik bir iddiada bulunmamalarına rağmen, mahkemenin kararında, KPSS'siz alım yapıldığı için iptal kararı verildiği yönünde bir ifade bulunduğuna dikkat çekilmiş.

Davacının dahi itiraz ederek kabul etmediği Mahkeme kararı incelendiğinde bu kadar da olmaz denilecek bir içeriğe sahip olduğunu görüyoruz. Verilen kararın konuyla uzaktan yakından hiçbir ilgisi yok. İşin daha vahimi ise kararın temyizi dışında bu kararı veren hakimler hakkında hiçbir işlem yapılamamasıdır. İşte tam sorumsuz ve tam bağımsızlık bir yargı örneği. Böyle bir işlemi yürütme yapmış olsaydı, o işi yapanların başına ne geleceğini düşünmek dahi istemiyoruz.

Karar o kadar garip ki, 657 sayılı Kanunun 92 nci maddesi gereğince yapılan istifa sonrası dönüşte kriter olmadan yapılan atamanın iptali istenmesine rağmen açılan davada tek satırla dahi istifa sonrası dönüşten bahsedilmemektedir. Şayet MEB tarafından Mahkemeye gönderilen savunma incelenmiş olsaydı, böyle bir hata yapılmazdı. Hangi mantıkla ve saikle kaleme alındığını bilemediğimiz öyle bir iptal gerekçesi yazılmış ki örnek bir bağımsız (!) yargı kararı demek zorunda kalıyoruz. Çünkü, karar her şeyden bağımsız yazılmış. Kararda ne mevzuat, ne hukuk, ne adalet ve ne de mantık kuralı dikkate alınmamıştır.

Anayasanın 138 inci maddesi Hakimlerin, görevlerinde bağımsız olduğundan bahsederken bağımsızlığın Anayasa, kanun ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerle sınırlı olduğunu ifade etmektedir. Öncelikle adil olmayan bağımsız bir yargı olmayacağını herkesin kafasına sokması gerekiyor. Çünkü, yargı yasama ve yürütmenin çizdiği çemberin dışına çıkamaz. Yani yargı, mevcut mevzuatla bağlıdır ve bundan bağımsız hareket edemez. Kaldı ki yasama ve yürütme de kendi çizdiği çember içerisinde hareket etmek zorundadır. Ne hikmetse sadece yürütmenin kurallara uyması bekleniyor ve yargının hatasız olduğu gibi bir varsayım üzerinde duruluyor.

Soru: Bu garip yargı kararı nasıl uygulanacak?

Ahmet Ünlü'nün yazısının devamını okumak için tıklayınız.
banner182
Son Güncelleme: 25.01.2014 10:56
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol