banner374
14 Eylül 2015 Pazartesi 11:56
Eğitimcilerin En Sık Yaptığı Hatalar
 Sınıfta yanlış yapan öğrencilerin yanlışlarını düzeltelim. Hata yapanları ise affedelim. Öğrenciler sınıf içinde sıkılınca, dikkatini çekmeyen etkinlikler olunca farklı davranışlar yaparlar. Bu durumda öğretmen o öğrenciyi de derse adapte edeceğine çok sert bir tepki gösterir ve onu cezalandırırsa o öğrenciyi kaybeder. Derse, öğretmene, okula küsen öğrencinin başarılı olması mümkün değildir. Derslerde başarılı olamayan, ilgi ve yeteneği yetersiz öğrencilere tembel, aptal, geri zekâlı gibi olumsuz etiketler yapıştırmayalım. Bu etiketlerle çocuklarımızı sınıfta soyutluyor, arkadaşlarının, öğretmenlerinin, kısacası herkesin gözünden düşürüyoruz. Toplumda olumsuz etiketlenmiş insanlar her şeye karşı düşman olarak yetişirler. 
 Eğitimcilerde diğer kesimler gibi genellemeleri severler. Bu sınıf başarılı, bu okul çok iyi, bu öğretmen çok çalışkan gibi hemen genelleme yapıyoruz. Hatta öğrencinin velisine çocuğunuz çok iyi, çok başarılı gibi genel ifadeler kullandığımızda bu değerlendirme ne öğrenciye ne de veliye faydalı olmuyor. Öğretmenin çocukla ilgili fazla detaylı bilgiye sahip olmadığını gösteriyor. İster branş, ister sınıf öğretmeni olun öğrencilerinizi yeterince tanıyamıyorsunuz çocuklar üzerinde etkili olmanız mümkün değildir. Bir ajanda alıp her sayfasına bir öğrenci ismini yazıp öğretim dönemi içinde zaman zaman not alınmalı çocuklardaki gelişmeler takip edilmelidir. Takip edilmeyen öğrenciler, takip edilmeyen işler gibi istenen sonuçları vermeyebilir. 

Sınıfta heykel gibi öğrenciden sessiz olma davranışı bekleyen öğretmen bu davranış yerine derse katılan öğrencilerin olmasını beklemeli hatta dersten uzak duran öğrencileri  acaba derslere nasıl katabilirim sorusuna cevap bulmamız gerekir. Derslerde sorun çıkaran öğrencilerin sayısı fazla ise sınıf yönetimi konusunda bir sorununuz olabilir. Hatta dersin yöntemi, içeriği veya uygulamalarınız çocukların aklına, gönlüne hitap edemiyorsak ve sorumlu öğrenciler olarak görüyorsak görevimizin tam bilincinde değiliz, demektir. Dünün davranışları artık değişti, bu gün çocuklar evciller ve evden dışarı çıkmıyorlar. Dün bahçeden eve gelmeyen çocuklar gitti bu gün evden dışarı çıkamayan öğrenciler geldi. Eti senin kemiği benim felsefesi gitti. Şimdiki çocuklar merakını kısa zamanda giderdikleri için yeniliklere daha fazla açıklar ve sürekli değişim içindeler. Büyükler ise çocukların değişimini anlayamadıkları için başları dönüyor. Kuşak çatışması kuşaklar arası bunalıma dönüşüyor. 

Okullarda başarıyı temel değer olarak kabul ediyoruz. Böylece sınıfta iki grup oluşturuyoruz. Sonra bu gruplar arasında oluşan rekabetin sınıfta açtığı uçurum toplumda oluşturduğu baskı bir kısım çocuklara hayatı zehir ediyoruz. Sınıfta yaramazlık yapan çocuklar olabilir ancak bu çocukları işe yaramaz yapanlar bizleriz. Vuruyoruz etiketi çocuğu bitiriyoruz. İyi etiketlere diyeceğimiz olamaz. Çocuğuna paşam diye hitap eden annenin çocuğu okuyup general olurken çocuğuna büyüklerinden duyduğu gibi olumsuz kelimelerle hitap eden kişilerin çocukları kendini gerçekleştiren kehanete dönüşüyor. 

Değerli eğitimciler en zor olan değişime direnen bir varlığı değiştirmeye çalışmaktır. Çağımızı anlamak, çocuğu anlamak, olayı anlamak ve tam zamanında müdahale edebilmek uzman bir doktor olabilmektir. Sevgiyi merkeze alıp her çocuğu özel görmek ve kendi gelişimi içinde değerlendirmek işimizin en önemli ayrıntısıdır. Ayrıntıyı kaçırmadan çocuklarımızı dikkate almalı ve gereken değeri vermeliyiz. Ne dersiniz?
ilhami FINDIK
banner182
Son Güncelleme: 14.09.2015 11:56
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol