banner374
29 Mayıs 2015 Cuma 11:01
Herkes oradaydı. Dershanelerin okula dönüşümü…

 Dershanelerin dönüşüm süreci ile ilgili 25 Mayıs 2015 Pazartesi günü geniş katılımlı bir toplantı düzenlendi. TÖDER, ÖZ-DE-BİR, ÖZDER ve ÖZKUR-BİR tarafından organize edilen toplantıya Millî Eğitim Bakanı, Müsteşarı, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü ve bazı Daire Başkanları da katıldı.

TÖDER Başkanı İbrahim Taşer açış konuşmasında, dershanelerin kırk yıldan beri “sorumluluk” yerine getirdiklerini şu anda ise “sektörün” değişim ve dönüşüm içinde olduğunu belirterek, sektörün sorunlarını çözeceklerini ifade etti.

Devlet şu anda bu süreci en hasarsız şekilde geçebilmek için tüm desteği veriyor görünüyor. Bugüne kadar özel okullar için hayal bile edilmeyen standartlar esnetildi ve devlet okullarından özel okullara geçiş sağlayacak maddi destekler sağlandı.

ÖZ-DE-BİR Başkanı Faruk Köprülü yaptığı konuşmada “okul olma sorumluluğunun ne demek olduğunu bildiklerini ve bunun farkında olduklarını” belirtirken, ÖZDER Başkanı Ahmet Akça ise, “Okullar nasıl davranıyorsa öyle davranacağımıza söz veriyoruz.” diyerek okulculuğun, dershanecilikten farklı olduğunu bildiklerini ifade etti. Umarız bu anlamda samimi yaklaşımlar gösterilir ve eğitim zayıflatılmadan süreçler sağlıklı yaşanabilir.

Akça, “Biz de temel lise değil özel okul olduğumuzun duyurulmasını istiyoruz.” diyerek bu konuda yardım istediklerinin altını çizdi.

ÖZKUR-BİR Başkanı Hami Koç ile birlikte tüm konuşmacılar, süreçle ilgili olarak Millî Eğitim Bakanlığı bürokratları başta olmak üzere Sayın Bakan’a teşekkürlerini sundular. Toplantının konuşmalar bölümünde genel bir memnuniyet ve olumlu hava hâkimdi.

Türkiye Özel Okullar Birliği Eş Başkanı Cem Gülan, 12 yıllık kesintisiz zorunlu eğitim adımının ciddi bir adım olduğunu, özel okul öğrencilerine bedava ders kitabı ve süt dağıtımı ile devlet-özel ayrılığının kaldırılmasından hoşnut olunduğunu belirterek Millî Eğitim Bakanı’na teşekkür etti. TEOG sınav sistemi hakkında ön yargılı düşündüğünü ancak sonrasında görüşünün olumlu yönde değiştiğini de ifade eden Gülan, sınav sistemlerinin daha da geliştirilebileceğini belirtti.

Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı, dönüşüm sürecinde kastı aşan tartışmalar yaratılmış olsa da sağduyulu yaklaşımlarla bu sürecin başarı ile geçildiğini ifade etti. Dört yıl sonunda ise dönüşüm sürecine yeniden bakılacağına değinen Bakan da katkı sağlayanlara teşekkür ederek sözlerini sonlandırdı.

Millî Eğitim Bakanlık Müsteşarı Yusuf Tekin, yaşanan süreçle ilgili olarak “Bu bir devrimdir.” ifadesini kullandı. “MEB bu anlamda özel sektöre rehberlik yapmıştır. Cep telefonlarımız 24 saat açık ve ilgili dernek başkanlarımızla görüşerek kendilerine yardımcı oluyoruz. Kapımız her türlü sorunu çözmek için her zaman açıktır.” diyerek uygulamanın tam anlamda arkalarında olduklarını belirtti.
MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Ömer Faruk Yelkenci ise sektörün içinden gelen biri olduğunu belirterek sözlerine başladı. Dershanecilerin “manevra” kabiliyetinin eğitim sektörünü “domine” ettiğini söyledi. “Eğitim sınav başarısı ile domine edilen bir şekle getirildi.” diyen Yelkenci, sınavların sonunda 74 sınav sorusu tutturduğunu iddia eden dershanelerin olduğunu bunun matematiksel olarak mümkün olmadığını, sınavların kirletildiğini ifade etti.

Bu zamana kadar dershane müfredatlarından soru sorulduğunu veya onların hazırladığı soruların sorulduğunu belirten Yelkenci eleştirilerini yöneltirken, dershanecilerin bunu fırsata dönüştürmesini ve buradan bir eğitim modeli çıkartmalarını beklediklerini de söyledi.

Dönüşen temel liselere de seslenen Genel Müdür, sadece başarılı öğrencilere yönelmeden, her öğrenciye hitap edilmesini, herkese tam not verilmemesini, sosyal, kültürel ve değerler anlamında da çalışma yapılmasının önemini vurguladı.

Toplantının konuşmalar bölümünde müthiş bir memnuniyet, olumlu bir hava ve yüksek beklentiler vardı. İkinci bölümde ise daire başkanları soruları yanıtladı. Birinci bölümde olumsuz söylemlerden herkesin kaçınmış olması da dikkat çekiciydi. Sanki bir sihir vardı ve kimse bu sihrin bozulmasını istemiyor gibiydi.

Millî eğitim sistemi içerisinde dershanelerin türemiş ve beslenmiş olmasının nedenlerini doğru anlamak, eğitim sisteminin sorunlarını doğru saptamak ve bütün resmi oluşturmak gerekir. Büyük bir yapbozun sadece bir bölümünü elden geçirmek yetmeyecektir, bunu bütünün içerisine doğru da oturtmak gerekir.

Özel sektörün yardımını ve desteğini almak önemli bir adımdır ancak onların kâr amaçlı olduğu asla unutulmamalıdır. Özellikle de dershanelerin öğretim sistemi içerisinde ki varlıkları, uygulamalarına çok iyi bakmak gerekir. Bunca yıldan beri eğitimin tüm zorluklarına göğüs germiş özel okulların örselenmeden, zarar görmeden, dönüşen okulların birer özel okul olması sağlanmalıdır. Dershanelerin sadece kapatılmasının amaç olmadığı, dönüşümleri için bir fırsat verildiği ortadadır ancak bugüne kadar mütevazı yaklaşımları ile eğitime hizmet etmiş özel okulların da desteklenmesi gerekir.

Bir tarafta yıllarca sadece testlerin üzerinden öğretim yapmış, öğretmenler ölçme değerlendirme işlerine hiç karışmamış, eğitim faaliyetleri -ki en önemli bölüm burası- neredeyse hiç olmamış kurumların okul olmasından söz edildiğini unutmamak gerekir.

Ayrıca merdiven altı tabir edilen uygulama, kiralık dairelerde dersler vb. uygulamalar da türetilmemelidir.

Sonuç, Millî Eğitim Bakanı ve bürokratları ile dershanecilerin gelişimlerden hoşnut oldukları izlenimi edindik ancak kaş yaparken göz çıkartmamak gerekir. Amaç sadece bugünü geçmek olmamalıdır. Herkesin işi zor, kolay gelsin…

Kaynak:egitimajansi
Ömer ORHAN 
Okul Müdürü
banner182
Son Güncelleme: 29.05.2015 10:54
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol