banner374
09 Mart 2015 Pazartesi 15:10
İLK GÖZDEN ÇIKARILABİLECEK DERS BİLİŞİM DERSLERİ Mİ?

 Yıllarca bilgisayarın ancak isminin, cisminin girdiği maalesef eğitiminin, hatta öğretmeninin giremediği, hiçbir zaman hak ettiği önemi görememiş, okullarımızda büyük zorluklar yaşamış bir alanın öğretmenlerine ülkemizde Bilişim Teknolojileri Öğretmenleri denmektedir.





Bu öğretmenlerin dersleri teknoloji hakkında fikir sahibi olmayan, içinde bulunduğumuz çağın gereklerini değerlendirmekten aciz kişiler tarafından hep önemsiz görüldü. Bugün dünyanın en önemli sektöründe nitelikli insan gücünün rekabet ve güç haline geldiği bizim ise yarışta değil gerilerde kalmak daha başlangıç çizgisinde ayakkabılarımızı bağladığımız bu alanda "çocuklar her şeyi biliyor" söylevleriyle kararlar alındı uygulandı.





Öğretmenler türlü türlü angaryalarla mesleğinden soğutuldu, hep tamirci olarak görüldü, uzmanlıkları eğitim amaçlı kullanılmak için hiç teşvik edilmedi, üstelik 100 saatlik kurslarla eğitildiği varsayılmış kişilerle bir tutuldular.  Öğretmenler derslerini hep dersi bırak benim işime bak diyenlere, ders malzemeleri ülkemizin en büyük bütçeli yatırımlarından olan FATİH Projesi yeri göğü inletirken bile  bir fareye, hoparlöre muhtaç halde büyük özverilerle yürüttü.





Olması gerektiği gibi bir dersin hiç okutulamadığı, çocuklarımızın sahipsiz bırakıldığı ama ismine bilgi çağı, teknoloji çağı denilmiş hatta atı alanın Üsküdar'ı geçtiği bu zamanlarda MEB iki yıl önce nihayet geciken ve bu alanın uzmanlarınca dört gözle beklenen adımı attı. Bilişim Teknolojileri ve Yazılım adı altında bir ders 5. ve 6. Sınıflarda zorunlu olarak okutmaya başladı.





Öğretmenler bunu kaynaksız, materyalsiz, hatta bilgisayarsız, cahil velilere, yatırımı fuzuli gören yöneticilere, angaryalarının daha önemli olduğunu düşünen meslektaşlarına ve her şeye rağmen işledikleri derslerinin artık gereken önemi göreceğine bir başlangıç olarak yorumladı, ülkede bir canlılık başladı. Programcılık yarışmaları vb. türlü türlü ulusal ve uluslararası etkinlikler, kaynak materyaller, projeler vb. görmeye başladık.





Fakat dersin daha ikinci yılı dolmadan basına derslerin seçimli olacağı yani bir çeşit kaldırılacağı şeklinde yorumlanması gereken haberler yansımaya başladı. 35 saatlik ders yüküyle ezilen öğrencilerin haftalık ders çizelgelerinde değişime gidilmesi kaçınılmaz olarak görünürken peki neden hep bu alan ilk gözden çıkarılabilecek ders olarak görülmektedir?





 
  • Çocuklar her şeyi biliyor yanılgısı (ne bilmesi gerekiyor, neden çocuklarımızın üretmesini ve kendisini korumasını sağlayamıyoruz, bu işler kendi kendine öğrenilemiyor mu acaba?)
  • Örnek: 5500 saat İngilizce dersi okutup iki cümle kurduramadığımız çocuklarımıza 144 saat Bilişim Teknolojileri eğitimini çok görmemiz
  • Bilişim Teknolojileri Öğretmenlerinin angaryalarda kullanmak istememiz
  • Dersin maliyetinin fazla olması (Fatih Projesinin sadece 1/1000'i mükemmel bir başlangıç olabilecekken?)
  • Yarışta zaten çok geri kaldığımız I. II. ve III. dönem için doğru adımları atamamış olarak artık vazgeçmiş olmamız
  • Bölümün akademisyenlerinin, öğretmenlerinin genç olması, gerektiği gibi kamuoyu oluşturamaması
  • Toplumun ihtiyaçları ile ilişki kuramayan karar vericilere sahip olmamız...




gibi noktalar akıllara gelmekte...

 

I.II. ve III Dönem Hakkında...

Dünyada yoğunlukla bilgisayar kullanma becerilerinin öğretildiği 80li ve 90'lı yıllarda (I.dönem) ülkemizde bilişim teknolojilerinin öğretimi ya da eğitimde kullanımı açısından önemli bir uygulamaya rastlanmamaktadır. Bilgisayar kullanma becerilerinin, yerini bilgi toplumu becerilerine bıraktığı 1990-2010 (II. dönem) yıllarına gelindiğinde ise ilk dönemde belli yeterlikler ve uzman gücü kazanmış toplumların yaptıklarını uygulamaya yönelik çalışmalar hayata geçirilmeye başlanmıştır.





Çoğu geç kalınmış ve başarılı olduğu tartışmalı olan bu çalışmalarda ağırlıklı olarak cihaz sahipliğini arttırmaya yönelik Temel Eğitim Projesi, Eğitime %100 Destek, Bilgisayarlı Eğitime Destek, TEP1, TEP2, INTEL gibi çok sayıda proje kapsamında Dünya Bankası, Avrupa Yatırım Bankası, Ulaştırma Bakanlığı, Tekstil işverenleri Sendikası, Avea gibi kurum ve kuruluşun yanı sıra Milli Eğitim Bakanlığının olanakları da seferber edilmiş, okullara Bilişim Teknolojileri (BT) sınıfları ve alt yapılar kurulmaya başlanmıştır.





I. Dönemi gerektiği gibi geçirmeyen toplumlarda sağlanan alt yapıdan ve BT araçlarından umulan fayda edinilememiş, mevcut bilgileri ve kendi çabaları ile öğretmenlerin ve öğrencilerin bu olanakları kullanamayacakları zaman içinde ortaya çıkmıştır. Bu 1997 yılında "Bilgisayar Dersi" seçmeli olarak ilköğretim okulları haftalık ders çizelgesinde yerini almıştır. Hem bu dersleri okutacak hem de okullarda bilişim teknolojilerinin etkin kullanımına yönelik rehberlik edecek uzman ihtiyacının karşılanmasına yönelik Üniversitelerin Eğitim Fakültelerine bağlı Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi (BÖTE) bölümleri kurulmaya başlanmıştır. Bu bölümlerin mezun vermeye başladığı 2002 yıllarına kadar dersler diğer alan öğretmenlerince okutulmuş, öğretim programı güncellenmemiş ve hem I. dönemi telafi edecek hem II. dönemin gereklerini yerine getirecek derslere ve öğretmenlere yeterli önem gösterilememiştir.





Bilgi toplu becerilerinin geliştirilmesi üzerine yoğunlaşılan  II.dönemin sonlarına doğru ise ülkemizde bilişim teknolojilerine ve okur-yazarlıklara ilişkin dersler kaldırılmış ya da seçimi mümkün olmayan bir yapıya dönüştürülmüş, alan öğretmenlerinin uzmanlıklarından faydalanılamamış, bu öğretmenler vasıfları dışında işlerde kullanılmış ya da norm fazlası olarak okullarda bekletilmiştir. III. döneme geçiş yapılan 2010 yıllarından itibaren ise bilgi toplumu becerilerinin yanında bilinçli, etkin kullanma, ahlaki ve etik değerlere duyarlı olma önem kazanmaya başlamış, III. Dönemde, I. ve II. dönemlerde gereken adımları atamayan, karşıt görüşleri ya da uygulamayı değerlendiremeyen ülkelerde eğitim basamağında yapılacaklar daha önemli hale gelmektedir.

 

Burcu YILMAZ

Bilişim Teknolojileri Eğitimcileri Derneği

Yönetim Kurulu Başkanı

burcuyilmaz@bte.org.tr
 
banner182
Son Güncelleme: 09.03.2015 15:14
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
öğr. 2 yıl önce

bazı dersler zaten yapılamadığı için kaldırılmalı,kışın ağır geçtiği yerlerde beden eğitimi dersi,bilişimdersi(öğrenciler zaten bilgisayarı biliyor)branş öğretmeninin olmadığı müzik ve resim dersleri vb. çoğaltılabilir,kaldırılmasa bile seçmeli olmalıdır.

Avatar
:) 2 yıl önce

boşver ya bilişim de neymiş

Avatar
öğretmen 2 yıl önce

bence ilk gözden çıkarılabilecekler şunlar: rehberlik + beden eğitimi + din kültürü ve ahlak bilgisi (aile veremiyorsa okul ne versin) + felsefe + ingilizce+ okul öncesi + psikoloji + sosyoloji + ji ile bitenlerin hepsi + edebiyat (türkçe yeterli edebiyatı kimse önemsemiyor zaten) + sınıf öğretmenliği (diğer öğretmenler de sınıf öğretmenliği yapabilir zaten ne gerek var buna)

Avatar
mustafa 2 yıl önce

burada çözüm ilköğretime getirilecek ders sayısının artışı ile değil....fatih projesi ile birlikte bilişim öğretmenlerine rehber öğretmen statüsünün verilerek kadrolaştırmaktır. görevlendirme ile bu bt rehber öğretmenlerinden hiç bir verim alınamadığı görülmüştür.....