banner374
19 Mart 2014 Çarşamba 21:04
MEB YASASI TAM BİR SORUNLAR YUMAĞI

 6528 SAYILI MİLLİ EĞİTİM TEMEL KANUNU İLE BAZI KANUN VE KHK’DE DEĞİŞİKLİK 

YAPILMASINA DAİR KANUN 
TAM BİR SORUNLAR YUMAĞI 
 
1. ÖĞRETMEN OLMAK SİYASİ REFERANS YOKSA ARTIK İMKANSIZ: 
 
YENİ KANUNA GÖRE ÖĞRETMEN OLMA SÜRECİ: 
- ÖNCE KPSS, 
- SONRA BİR YIL ADAYLIK, 
- ADAYLIK SONUNDA PERFORMANS DEĞERLENDİRMESİ (YANİ TORPİL), 
- ONAY VERİLİRSE YAZILI SINAV, 
- BAŞARILIRSA SÖZLÜ SINAV, 
- BAŞARAMAZSA TEKRAR BİR YIL ADAY GİBİ GÖREV, 
- SONRASINDA TEKRAR PERFORMANS DEĞERLENDİRMESİ, 
- TEKRAR YAZILI SINAV, 
- TEKRAR SÖZLÜ SINAV, 
- BAŞARAMAZSA MEMURİYETLE İLİŞİĞİ KESİLİR...” 
 
YAZILI SINAVA GİRMEK DAHİ İDARENİN ONAYINA BAĞLI 
 
AĞZINIZLA KUŞ TUTSANIZ ARTIK ÖĞRETMENLİK BAŞARIYLA OLUNMAZ 
 
YENİ KANUN MADDE 5: 
“14/6/1973 tarihli ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununun 43 üncü maddesine dördüncü 
fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş ve dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi ile 
mevcut yedinci ve sekizinci fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır. 
"Aday öğretmenliğe atanabilmek için; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 
48 inci maddesinde sayılan şartlara ek olarak, yönetmelikle belirlenen yükseköğretim 
kurumlarından mezun olma ve Bakanlıkça ve Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından 
yapılacak sınavlarda başarılı olma şartları aranır. 
Aday öğretmenler, en az bir yıl fiilen çalışmak ve performans değerlendirmesine göre başarılı 
olmak şartlarını sağlamak kaydıyla, yapılacak yazılı ve sözlü sınava girmeye hak kazanırlar. 
Uygulanacak olan sözlü sınavda aday öğretmenler; 
a) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade kabiliyeti ve muhakeme gücü, 
b) İletişim becerileri, öz güveni ve ikna kabiliyeti, 
c) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı, 
d) Topluluk önünde temsil yeteneği ve eğitimcilik nitelikleri, yönlerinden Bakanlıkça 
oluşturulacak komisyon tarafından değerlendirilir. 
 
Sınavda başarılı olanlar öğretmen olarak atanır. Sınavda başarılı olamayan aday öğretmenler il 
içinde veya dışında başka bir okulda görevlendirilerek bir yılın sonunda altıncı fıkrada 
belirtilen değerlendirmeye tekrar tabi tutulurlar.  
Aday öğretmenlik süresi sonunda sınava girmeye hak kazanamayanlar ile üst üste iki defa 
sınavda başarılı olamayanlar aday öğretmen unvanını kaybeder ve memuriyetle ilişiği kesilir. 
 
Ancak aday öğretmenliğe başlamadan önce 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları 
Kanununa göre aday memurluğu kaldırılarak asli memurluğa atanmış olanlar hakkında sekizinci 
fıkra hükümleri uygulanmaz. Bu kişiler Bakanlıkta kazanılmış hak aylık derecelerine uygun memur 
kadrolarına atanırlar. 
 
Sınav komisyonu üyeleri; Bakanlık personeli, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personel 
ile öğretim elemanları arasından seçilir. Bakanlık gerekli gördüğünde illerde veya merkezde birden 
fazla komisyon oluşturabilir. Performans değerlendirmesinde dikkate alınacak mesleki ölçütler, 
sınav konuları, komisyon üyelerinin seçimi, görevleri, çalışma usul ve esasları ile sınava ilişkin 
diğer hususlar yönetmelikle düzenlenir. 
 
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin olarak 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları 
Kanununun aday memurluk ile ilgili hükümleri saklıdır. " 
 
YORUM: 
 Yeni düzenleye göre, KPSS’de başarılı olan öğretmenler bir yıllık aday öğretmenliğe hak 
kaznır, ardından bir performans değerlendirmesine tabi tutulacaktır. Bu değerlendirmenin objektif 
kriterlere uygun yapılmayacağı açık olup yazılı sınava girmek dahi ancak amirin onayı ile mümkün 
olabilecektir. Yani yönetici duruşunu-bakışını beğenmediyse memurluk hayal. Bu eşiği aşan 
memur aday öğretmenler yapılacak olan yazılı sınava girmeye hak kazanmakta olup hala 
öğretmen sıfatını kazanamaz. Tüm bu zorlu eşikleri aşan öğretmen adayı son olarak idarenin sözlü 
sınavında kendini beğendirmek zorunda. Aslında beğendirmek diye bir şeyin dahi söz konusu 
olmayacağı doğrudan seçilmişler arasında değilse liyakat kriteriyle atanmanın artık imkansız 
olduğu açıktır. 
 Yine bu süreçlerde başarılı olamayan adaya ikinci bir şans verilmektedir. Ancak bu şans ta 
öyle kolayca elde edilememekte yeniden bir yıllık çalışma süresi verilmekte ancak bu kez idare 
nerede isterse yeniden aday olarak ve aynı zorlu eşiklerden geçecek olarak atanmaktadır. 
 
2. YAKLAŞIK 80 BİN KİŞİNİN GÖREVİNE BİR ANDA KANUNLA SON VERİLDİ: 
 
KAMU GÖREVLİLERİNİN GÖREVLERİNE KANUNLA TOPLUCA SON VERİLMESİ, 
TEMEL İNSAN HAKLARINA, HUKUKA VE ANAYASA MAHKEMESİNİN KARARLARINA 
AYKIRIDIR. 
YENİ KANUN MADDE 22: 
“652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 37 nci maddesinin üçüncü fıkrasının Anayasa 
Mahkemesince iptal edilen üçüncü cümlesi "Bakanlıkça belirlenen özür gruplarına bağlı yer 
değiştirmeler ise yarıyıl ve/veya yaz tatillerinde yapılır." şeklinde yeniden düzenlenmiş, yedinci ve 
sekizinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkralar 
eklenmiştir.  
(8) Okul ve Kurum Müdürleri, İl Milli Eğitim Müdürünün teklifi üzerine, Müdür Başyardımcısı ve 
Yardımcıları ise Okul veya Kurum Müdürünün inhası ve İl Milli Eğitim Müdürünün teklifi üzerine Vali 
tarafından dört yıllığına görevlendirilir. Bu görevlendirmelerin süre tamamlanmadan 
sonlandırılması, süresi dolanların yeniden görevlendirilmesi ile bu fıkranın uygulanmasına ilişkin 
diğer usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. Bu fıkra kapsamındaki görevlendirmeler özlük 
hakları, atama ve terfi yönünden kazanılmış hak doğurmaz." 
 
YENİ KANUN MADDE 25: 
652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye aşağıdaki geçici madde eklenmiştir 
GEÇİCİ MADDE 10- (3) Milli Eğitim Bakanlığı merkez teşkilatında Talim ve Terbiye Kurulu Üyesi, 
Müsteşar Yardımcısı, Genel Müdür, İnşaat ve Emlak Grup Başkanı ve Grup Başkanı kadrolarında 
bulunanlar ile Bakanlık taşra teşkilatında İl Müdürü, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı ve İlçe Milli 
Eğitim Müdürü kadrolarında bulunanların görevleri bu maddenin yayımı tarihinde hiçbir işleme 
gerek kalmaksızın sona erer. Bunlardan Talim ve Terbiye Kurulu Üyesi, Müsteşar Yardımcısı ve 
Genel Müdür kadrolarında bulunanlar ekli (3) sayılı liste ile ihdas edilen Bakanlık Müşaviri 
kadrolarına, Grup Başkanı ve İl Müdürü kadrolarında bulunanlar ekli (3) sayılı liste ile ihdas edilen 
Grup Başkanı ve İl Müdürü kadrolarına, diğerleri ile geçici 3 üncü maddeye istinaden şahsa bağlı 
Şube Müdürü kadrolarında bulunanlar ise ekli (3) sayılı liste ile ihdas edilen Eğitim Uzmanı 
kadrolarına, halen bulundukları kadro dereceleriyle hiçbir işleme gerek kalmaksızın atanmış 
sayılır. Ekli (3) sayılı liste ile ihdas edilen kadroların herhangi bir sebeple boşalması halinde bu 
kadrolar hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. 
YORUM: 
Söz konusu değişiklikle beraber şu anda sayıları 80 bini bulan, 73 bin okul müdürü, müdür 
yardımcısı olmak üzere üst düzey bürokratları, il, ilçe müdürlerini, müdür yardımcılarının 
görevlerine adeta sivil bir darbeyle son verilmiş oldu. Bugün itibarıyla bu 80 bin kişinin kanunen 
görevi bitti. 
 Söz konusu yasanın değişikliğe uğrattığı 37. Maddenin 8. fıkrasında görevde 4 yılını 
dolduran okul yöneticilerinin görevlerinin sona erdirilmesi, ve henüz doldurmamış olanların da 4 
yıllık görev süresini doldurduktan sonra görevlerine son verilecek olması okul yöneticilerinin 
kaderinin Valilerin, İl Milli Eğitim Müdürlerinin iki dudağı arasına bırakılması, okul yöneticilerinin 
atanmasında siyasi partilerin yöneticilerinin etkili olması sonucunu beraberinde getirmektedir. 
 Bu kanundan sonra iktidarın tecrübeyi ve liyakati tamamen dışlayarak kendi kadrolarını 
Bakanlık merkez ve taşra teşkilatı ile okul yöneticiliklerine yerleştireceği açıktır. Böylece iktidarın 
referansını alamayan hiçbir vatandaş devlette çalışamaz şeklinde son derece vahim bir sonuş 
oluşmuştur. Yakın süreçte eğitimin siyasallaşmasını, görevde bulunan yöneticilerin baskı altında iş 
yaşantılarını sürdürmelerini ve eğitim sistemindeki barışçıl ortamın zedelenmesi olumsuzluklarını 
doğuracaktır. Ayrıca görevleri sona eren okul yöneticilerinin yerine gelecek olanların herhangi bir 
sınav sürecinden geçmeden tamamen siyasal erkin hizmetinde bulunan valiler tarafından 
atanmaları da ayrı bir utanç kaynağıdır, bu şekil bir uygulamada hukuktan ve eşitlikten 
bahsedebilme olanağı bulunmamaktadır. 
 3. ÖZLÜK HAKLARI TEHLİKEDE:
 
YENİ KANUN MADDE 25: 
652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye aşağıdaki geçici madde eklenmiştir 
GEÇİCİ MADDE 10- (3) Milli Eğitim Bakanlığı merkez teşkilatında Talim ve Terbiye Kurulu Üyesi, 
Müsteşar Yardımcısı, Genel Müdür, İnşaat ve Emlak Grup Başkanı ve Grup Başkanı kadrolarında 
bulunanlar ile Bakanlık taşra teşkilatında İl Müdürü, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı ve İlçe Milli 
Eğitim Müdürü kadrolarında bulunanların görevleri bu maddenin yayımı tarihinde hiçbir işleme 
gerek kalmaksızın sona erer. Bunlardan Talim ve Terbiye Kurulu Üyesi, Müsteşar Yardımcısı ve 
Genel Müdür kadrolarında bulunanlar ekli (3) sayılı liste ile ihdas edilen Bakanlık Müşaviri 
kadrolarına, Grup Başkanı ve İl Müdürü kadrolarında bulunanlar ekli (3) sayılı liste ile ihdas edilen 
Grup Başkanı ve İl Müdürü kadrolarına, diğerleri ile geçici 3 üncü maddeye istinaden şahsa bağlı 
Şube Müdürü kadrolarında bulunanlar ise ekli (3) sayılı liste ile ihdas edilen Eğitim Uzmanı 
kadrolarına, halen bulundukları kadro dereceleriyle hiçbir işleme gerek kalmaksızın atanmış sayılır. 
Ekli (3) sayılı liste ile ihdas edilen kadroların herhangi bir sebeple boşalması halinde bu kadrolar 
hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. 
(4) Bu madde uyarınca ekli (3) sayılı listede anılan kadrolara atanmış sayılan personelin yeni 
kadrolarına atanmış sayıldıkları tarih itibarıyla eski kadrolarına ilişkin olarak en son ayda aldıkları 
aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları, ek ödeme ve benzeri adlarla yapılan her türlü 
ödemelerin (ilgili mevzuatı uyarınca fiili çalışmaya bağlı fazla mesai ücreti hariç) toplam net 
tutarının (bu tutar sabit bir değer olarak esas alınır); yeni atandıkları kadrolara ilişkin olarak yapılan 
aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları, ek ödeme ve benzeri adlarla yapılan her türlü 
ödemelerin (ilgili mevzuatı uyarınca fiili çalışmaya bağlı fazla mesai ücreti hariç) toplam net 
tutarından fazla olması halinde aradaki fark tutarı, herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın 
fark kapanıncaya kadar ayrıca tazminat olarak ödenir. Atanmış sayıldıkları kadro unvanlarında 
isteğe bağlı olarak herhangi bir değişiklik olanlarla, kendi istekleriyle başka kurumlara atananlara 
fark tazminatı ödenmesine son verilir. 
YORUM: 
 Bu değişiklikle beraber il milli eğitim müdürleri ve ilçe milli eğitim müdürleri özlük hakları 
açısından mağdur edilecektir. Bu unvanlara sahip kişiler eğitim uzmanı olarak atandıklarında daha 
az bir ücretle iş hayatlarına devam edecekler, her ne kadar yasada aradaki farkın tazminat olarak 
ödeneceği belirtilmiş olsa da bu süreçte bu ücretlere uygulanacak olan yasal zamlar ana para 
üzerinden olacağı için yeni kadrolara geçiş yaptırılan il ve ilçe milli eğitim müdürleri süreç içerisinde 
maddi anlamda kayba uğrayacaklar ve özlük hakları zedelenecektir. 
 
4. “EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET’’ İLKESİNE AYKIRILIK 
 
YENİ KANUN MADDE 25: 
652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. GEÇİCİ MADDE 10- 
 (7) ) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte Milli Eğitim Baş denetçisi, Milli Eğitim Denetçisi ve İl 
Eğitim Denetmeni kadrolarında bulunanlar Maarif Müfettişi, Milli Eğitim Denetçi Yardımcısı ve İl 
Eğitim Denetmen Yardımcısı kadrolarında bulunanlar ise Maarif Müfettiş Yardımcısı kadrolarına, 
başka bir işleme gerek kalmaksızın bulundukları kadro dereceleriyle atanmış sayılır. Bunların Milli 
Eğitim Baş denetçisi, Milli Eğitim Denetçisi, İl Eğitim Denetmeni, Milli Eğitim Denetçi Yardımcısı ve 
İl Eğitim Denetmen Yardımcısı olarak geçirdikleri süreler, ilgisine göre Maarif Müfettişi ve Maarif 
Müfettiş Yardımcısı olarak geçmiş sayılır. Bu şekilde Maarif Müfettişi ve Maarif Müfettiş Yardımcısı 
kadrolarına atanmış sayılanlara, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan 
mevzuat hükümlerine göre söz konusu kadrolarına bağlı olarak mali haklar kapsamında fiilen 
yapılan her türlü ödemeler toplamı net tutarının, atanmış sayıldıkları kadro unvanları için öngörülen 
mali haklar toplamı net tutarından fazla olması halinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte anılan 
kadro unvanlarında bulunanlar hakkında (Milli Eğitim Denetçi Yardımcılığından Maarif Müfettişliği 
kadrolarına atananlar dahil), atanmış sayıldıkları kadroda bulundukları sürece bu maddenin 
yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin uygulanmasına devam 
olunur. 
YORUM: 
 Bu değişiklikle birlikte “il eğitim denetmenleri ile bakanlık denetçilerinin maarif müfettişi 
unvanında birleştirilmiş ve tamamı Rehberlik ve Denetim Başkanlığına bağlanmıştır bu bağlamda 
aynı işi yapacak olan unvana sahip kişilerin farklı özlük haklarına sahip olması iktidarın ‘’eşit işe 
eşit ücret’’ uygulamasını terk ettiğinin bir göstergesi olmakla birlikte hakkaniyet ilkesine de aykırı 
bulunmaktadır. Bu durum Anayasamızın 10.maddesinde yer alan eşitlik ilkesine de aykırılık teşkil 
etmektedir. 
 
5. DÖNÜŞÜM SÜSÜ VERİLEREK DERSHANELERİN KAPATILMASI: 
 
BİNLERCE ÖĞRETMEN ATANMA BEKLERKEN MEVCUT DERSHANE 
ÖĞRETMENLERİNİN SINAVSIZ BİR ŞEKİLDE BAKANLIĞIN BÜNYESİNE ALINMASI 
CİDDİ SORUNLARA GEBEDİR. 
YENİ KANUN MADDE 12: 
5580 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir. 
"EK MADDE 1- Bu maddenin yayımı tarihi itibarıyla, ilgili mevzuat uyarınca faaliyet gösteren 
dershaneler ile öğrenci etüt eğitim merkezleri iş yerlerinde eğitim personeli olarak çalışmakta olan 
ve herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak 
kazanmamış olanlardan, bu iş yerleri üzerinden sigorta primi ödenmiş çalışma süresi 1/1/2014 
tarihi itibarıyla en az altı yıl olup 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci 
maddesinde öngörülen genel şartlar ile öğretmen kadrosuna atanabilmek için aranan özel şartları 
taşıyanlar 1/7/2015-1/8/2015 tarihleri arasında başvurmaları halinde, Kamu Personel Seçme 
Sınavına girme şartı aranmaksızın Bakanlıkça belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yapılacak 
sözlü sınavda başarılı olmaları kaydıyla, kadro ve ihtiyaçlar dikkate alınmak suretiyle belirlenen 
hizmet bölge ve hizmet alanlarında istihdam edilmek ve sağlık özrü hariç dört yıl süreyle başka bir 
yere atanmamak üzere, öğretmen unvanlı memur kadrolarına atanabilirler. Bu fıkraya göre 
Bakanlıkta istihdam edilenler, ayrıldıkları özel öğretim kurumundan kıdem ve ihbar tazminatı talep edemez. 
 
Bu Kanun kapsamında örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim 
gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, resmi okullarda öğrenim gören bir öğrencinin 
okul türüne göre her kademede okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği 
verilebilir. Bu fıkra kapsamındaki eğitim ve öğretim desteğinden özel okul öncesi eğitim 
kurumlarından eğitim alanlar da, 48-66 ay arasında olmak şartıyla en fazla bir eğitim-öğretim yılı 
süresince yararlandırılabilir. 
 
Eğitim ve öğretim desteği, Bakanlıkça eğitim kademelerine göre her bir derslik için belirlenen 
asgari öğrenci sayısının üzerinde ve her halükarda derslik başına belirlenen azami öğrenci sayısını 
geçmemek üzere verilebilir. Eğitim ve öğretim desteği verilecek toplam öğrenci sayısı her yıl Maliye 
Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken belirlenir. 
Eğitim ve öğretim desteği; yörenin kalkınmada öncelik derecesi ve gelişmişlik durumu, öğrencinin 
ailesinin gelir düzeyi, eğitim bölgesinin öğrenci sayısı, desteklenen öğrenci ve öğrencinin gideceği 
okulun başarı seviyeleri ile öncelikli öğrenciler gibi ölçütler ayrı ayrı veya birlikte dikkate alınarak 
verilebilir. 
 
Söz konusu eğitim öğretim hizmetini sunan veya yararlananların, gerçek dışı beyanda bulunmak 
suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarların, ödemenin yapıldığı 
tarihten itibaren 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile 
birlikte bir ay içinde ödenmesi, yapılacak tebligatla sebebiyet verenlerden istenir. Bu süre içinde 
ödenmemesi halinde bu tutarlar, anılan Kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığına bağlı vergi 
daireleri tarafından takip ve tahsil edilir. Bu fiillerin tekrarı halinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal 
edilir. 
 
Dönüşüm programı kapsamındaki kurumları, aynı amaç ve niteliklerinin korunması şartıyla 
devralanlar, bu madde hükümlerinden Bakanlığın izni ile yararlandırılabilir. 
Dönüşüm sürecinin bitiminde dönüşme talebinde bulundukları örgün eğitim kurumunun haiz olması 
gereken şartları karşılayamayanların kurum açma izinleri iptal edilerek faaliyetlerine son verilir. Bu 
durumdaki kurumlardan, teşvik uygulamaları kapsamında yararlandıkları eğitim ve öğretim desteği, 
istisna, muafiyet ve haklar ile diğer teşviklerin parasal tutarının, ilgili teşvikten yararlandırılma 
tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile 
birlikte bir ay içinde ödenmesi yapılacak tebligatla ilgililerden istenir. Bu süre içinde ödenmemesi 
halinde bu tutarlar anılan Kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri 
tarafından takip ve tahsil edilir. 
Bu madde kapsamında Bakanlıkta istihdam edileceklerde aranacak şartlar, eğitim ve öğretim 
desteğinin verilmesine ilişkin ölçütler, desteğin verileceği eğitim kurumu türleri, eğitim kademeleri 
ve kurumlar itibarıyla verilecek destek tutarları, eğitim ve öğretim desteğinin kontrol ve denetimi ile 
bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça 
müştereken hazırlanan yönetmelikle belirlenir." 
 
YENİ KANUN MADDE 13: 
5580 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. "GEÇİCİ MADDE 5- Bu maddenin yayımı tarihinde faal olan dershaneler ile bu Kanunla yapılan 
düzenlemelere göre gerekli dönüşümü tamamlamayan öğrenci etüt eğitim merkezlerinin eğitim 
öğretim faaliyetleri 1/9/2015 tarihine kadar devam edebilir. 
Bakanlık, bunlardan 1/9/2015 tarihine kadar başvuranları, belirlenecek esaslara göre uygun 
görülmesi halinde öğretim kurumlarına dönüşüm programına alır. Dönüşüm programına alınan 
kurumların, 2018-2019 eğitim öğretim yılının bitimine kadar mevzuatta öngörülen şartları 
karşılamaları kaydıyla dönüşebilecekleri okul ve diğer kurum türleri ile dönüşüm esas ve usulleri 
Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle düzenlenir." 
YORUM: 
 Bu değişiklikle birlikte dershaneciliği bitirmek amacıyla bir dönüşüm görünümü altında 
dershaneleri ve iktidarın 28 Şubat mağdurları olarak adlandırdığı ve gerekli değişikliklerle 
bünyesine aldığı yapının tasfiyesinin amaçlandığı gözle görülür bir gerçektir. Henüz mevcut eğitim 
sistemindeki sorunları gidermeden idarenin apar topar bir torba yasayla yaptığı bu değişikliğin 
mantığını anlamak oldukça güçtür. 
 Yine bu değişiklik iktidarın eğitim mekanizmasında başrolleri oynayan bazı yapıların etkinliğini 
bitirmek ve eğitim alanında gerçekten tek başına söz sahibi olmasının bir çabası olarak görülebilir. 
 Ayrıca ülkemizde bu kadar fazla öğretmen fazlası varken mevcut dershane öğretmenlerinin 
sınavsız bir şekilde bakanlığın bünyesine alınması da sırada bekleyen öğretmen adayları için 
büyük bir hüsrana vesile olacaktır bu değişikliğin zaten umudunu yitirmiş adayları bir çıkmazın içine 
sokacağı apaçık ortadadır. 
 Bu düzenleme hür teşebbüsü engeller niteliktedir. Bu değişikliğin Anayasamızın 42. 
Maddesinde düzenlenen “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim 
hakkının kapsamı kanunla tesbit edilir ve düzenlenir… Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece 
eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle 
olursa olsun engellenemez.” hükmü ile yine Anayasamızın 48. Maddesinde düzenlenen “Herkes, 
dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.” 
Hükmüne aykırı olduğu da açıktır. 
 
 
AKTİF EĞİTİMCİLER SENDİKASI 

www.mebpersonel.com

banner182
Son Güncelleme: 19.03.2014 21:05
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol