banner374
04 Mart 2013 Pazartesi 08:05
MEB'de akıl tutulması var
 Aslında şöyle bir geçmişe bakılsa her şeyin anlamı ortaya çıkacaktı. En azından 2004-2009 arası neden birçok kez yönetmelik değiştiğini 2009 yılından sonraki süreçte neden durağan bir dönem olduğunu düşünselerdi ya da sorgulasalardı gerçekleri görebileceklerdi. Bazı haberlerde bakanı sabote edenler var, eski bakanı arayanlar var diye bahsedenlere hiç itibar etmemek lazım aslında (!)…

İtibarsızlaştırma politikası olarak algılayıp sendikalara yükleyen ve sendikaların bu yönetmeliğe karşı çıkışını “kendi üyelerini yönetici yapamayacaklar ondan karşı çıkıyorlar”şeklindeki kısır bir yaklaşıma sığdırmak isteyenler yanılgı içerisindedirler.

Son günlerde internet sitelerinden gazetelere kadar bir çok yayın kuruluşu bu mevzuatı eleştirmektedir. Yandaşı da, uzakdaşı da karşı çıkıyor düzensiz düzenlemeye. Akademisyenlerin de bulunduğu bir çok kesim Twitter dahil her ortamda vurguluyorlar yapılan yanlışlığı…

Bu yönetmelikteki sorun yönetici seçme sisteminde sözlü sınavı ön plana çıkarması ile sınırlı değil, teknik olarak da içerik olarak da sorunlar var yönetmelikte. Uygulanabilir olmadığı gibi inatla uygulanması halinde büyük sorunlar çıkaracak nitelikte…

Şimdi gelelim  yapılan  yanlışlıklara ve geçmiş uygulamaların gerekçelerine. Böylece yol da göstermiş oluruz yollarını kaybedip yanlış yolda olanlara.

Bir konuyu açığa kavuşturalım. Bu yönetmelik sayın AVCI geldikten sonra gündeme gelmiş ve alelacele hazırlanmış bir yönetmelik değildir. Bu yönetmeliğin taslağı müsteşarlık makamına aylar öncesinden zaten sunulmuştu ve özellikle bakan değişimi ve başbakanın açıklamalarından sonra ufak tefek değişiklikler yapılarak yayımlanmıştır. Sayın genel müdür de, sayın müsteşar da bu yönetmeliğe bile bile imza atmışlar, attırmışlardır. Burada emin konuşuyoruz çünkü bu bilgiyi süreç içerisinde (yani yeni değil) bizzat bakanlık üst düzey bürokratları vermişlerdir.

Geçelim konumuza:

Yürürlükten kalkan yönetmelikten hareket edecek olursak;

1- Müdür başyardımcılığını tanımdan kaldırmanızın gerekçesi nedir?

Sendikalarla yaptığınız toplantıda bu makamı kaldıralım mı diye sormanızın gerekçesi bu muydu? Kaldıralım derken bir taraftan kaldırmış diğer taraftan puanlamaya ve atama şekline değinmişsiniz. Bu çelişkiyi nasıl açıklayacaksınız? Kaldı ki o toplantıda herkes kalkmamasını savunmuş bir tek ben bu makamı kaldırırsanız onları da müdür yardımcısı yapacaksınız demektir. O zaman tüm müdür yardımcılarının mali haklarını başyardımcıya eşitleyip kaldırabilirsiniz demiştim. Yani hak kaybı olmasın diğerleri da aynı haklarda birleşsin demek istemiştim.

2- Yönetim kademelerin neden kaldırdınız?

Binlerce öğrencisi olan bir okul ile sadece 50-100 öğrencisi olan tek katlı 3-4 derslikli bir okulu eşdeğer mi görüyorsunuz?

3-Müdürlük için daha önce var olan yöneticilik şartını neden kaldırdınız?

Müdür olmak için sadece 5 yıl öğretmenlik yapmış olmak (hiç yöneticilik yapılmasa dahi) yeterli görülürken müdür başyardımcısını neden müdür yardımcıları arasından seçiyorsunuz? Yada bir müdür ben müdürlük yapmak istemiyorum, müdür başyardımcısı olacağım dediğinde neden başvuramıyor? Mantığını açıklayabilir misiniz?

4-Meslek Liselerine ve İmam Hatiplere Mesleki Öğretmen önceliğinden neden vaz geçtiniz?

Meslek liselerine ve İmam Hatiplere Meslek dersi öğretmenlerinin atanması önceliğinden vazgeçtiğinizin ya da sözlü sınava dahi katılmalarını engellediğinizin farkında mısınız? 

5-Sendikaları sürece katmaktan neden korkuyorsunuz?

Sözlü sınav komisyonlarına üyenin sendika temsilcisini de almış olsaydınız biraz (daha değil) demokratik olmuş olmaz mıydınız?

6-İsteğe bağlı yer değiştirmede niyetinizi öğrenebilir miyiz?

İsteğe bağlı yer değiştirmeleri belde ve köylerle sınırlandırmanızın gerekçesi nedir? Ülkemizde kaç belde yada köyde ortaokul, lise, halk eğitim, rehberlik araştırma merkezi yada öğretmenevi vardır? İnsanların evlerine, çoluk çocuklarına yakın yada puanlarına göre daha iyi bir bölgeye atanmalarını neden engelliyorsunuz?

7-Yeniden atamanın zararı neydi ki kaldırdınız?

Yıllarca yöneticilik yapıp bir şekilde yöneticilikten ayrılanların geri dönüşlerine ilişkin yönetmelik maddeleri (yeniden atama) yıllardan beri varken kaldırmanızın gerekçesi nedir?

8-Rotasyon düzenlemenizin mantıki gerekçesi var mı?

Müdürlerin rotasyonu ile müdür yardımcılarınınkini süre olarak eşitlediniz bu yerinde olabilir fakat rotasyon öncesi isteğe bağlı olarak ayrılmak isteyenlerin yolunu tıkamanız anlamsızdır. Ayrıca hizmet puanının yöneticiliğe katkısını açıklar mısınız? Eğer hizmet puanının (%70) katkısını bu kadar önemsiyorsanız ilk atamada bir yıllık öğretmenlik için 0,48x0,20=0,096 puanla neden sınırlandırdınız? Bunun anlamınınsözlüden vereceğiniz 10 puana erişmek için tam 105 yıl öğretmenlik yapmak gerektiğinin farkında mısınız?

9-İlk atama dönemi neden belli değil?

Atama dönemleri daha önceki yönetmeliklerde takvime bağlanmışken ilk atamayı (sınava dayalı) neden bir takvime bağlamadınız? Yine keyfiyetlere mi bırakacaksınız?

10- Kapatılan dönüşen okullar ile norm fazlaları neden yok?

Kapatılan, dönüştürülen okullardaki yöneticiler ile norm kdro fazlası durumuna neden açıklık getirmediniz? Özellikle 4+4+4 sistemiyle norm fazlası olan bir çok yönetici tedirgin olmuşlardı, şimdi diken ütüne oturttunuz. Bunların iki yıl daha kurumlarında kalabileceklerine ilişkin hükmü kaldırdığınıza göre bu konuda bir B planınız var mı?

11- Rize ili duyuruya çıktı sizce doğru mu yaptı?

Rize ili duyuruya çıktı. Onların dönüşecek okullara yönelik uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Eğer onlar haklı iseler bun yönetmeliğe neden koymadınız?

12- Kurum tiplerini kaldırmakla neyi amaçladınız?

Adına ne koyduğunuzu bilemediğimiz düzenlemenizde yöneticiliklerden ayrılanların durumuna neden yer vermediniz?

13- İller arası yer değiştirmeden neden vazgeçildi.

Yıllardır uğraş verilen fakat yönetmelikte yer almasına rağmen hiç uygulanmayan İller arası yer değiştirmeyi mevzuattan dahi çıkardınız.

İşte MEB’in imza attığı düzenlemenin (düzensizleştirmenin) özeti.

Bu manzaraya bakınca sanki bir akıl tutulması var MEB’de. Bu tip durumlar aşk dahil büyük heyecanlarda, korkularda, olağanüstü durumlarda olur aslında(!)

Bu durumda da dinlendirmek, tedavi etmek gerekir tutulanları. Direksiyon başına geçmemeleri gerekir çoğu zaman. Kazaya yol açabilirler ve dönüşü olmayan bir kazaya yol açabilirler bu tür vakalar. Bu nedenle onların yarattığı tahribatı da minimize etmek için akil insanlara başvurmak lazım doğru yol alabilmek için…

Saygılarımla…

Maksut BALMUK

Eğitim Yöneticisi

banner182
Son Güncelleme: 04.03.2013 08:05
Anahtar Kelimeler:
meb akıl tutulması var
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol