banner374
13 Ocak 2014 Pazartesi 00:02
MEB'İN IŞIKLARI

 Geçenlerde  eğitim alanında faaliyet gösteren önemli bir STK yöneticisinin bir konuşmasına kulak misafiri oldum. Geçtiğimiz pazar günü akşam saat 9 gibi MEB Müsteşarını  cep telefonundan aradığını, Müsteşar Bey'in kendisine bakanlıkta çalışmakta olduğunu söylediğini anlatıyordu, hayretler içinde…

 

‘' Adam, pazar günü akşam saat 9'da bile Bakanlıkta çalışıyor. Kaç yıldır, böyle yoğun çalışan bir Müsteşar görmedim. 28.05.2013 tarihinden beri Bakanlığın ışıkları Pazar akşamları da yanıyor.'' Diyordu.

 

Bu beni pek şaşırtmadı doğrusu.

 

        Çünkü; Müsteşar Bey göreve geldiğinde kamuoyunda 4+4+4 kanunu olarak bilinen 6287 Sayılı ‘'İlköğretim ve  Eğitim  Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'' kapsamındaki okul dönüşümleri henüz tamamlanmamıştı.

 

         Yönetici Atama Yönetmeliği henüz yayınlanmamıştı. Özür grubu tayinleri öğretmenleri isyan ettirme noktasına getirmişti. Norm fazlası öğretmenler, alan değiştirip pişman olan ya da mecburen alan değişikliği yapmak zorunda kalan öğretmenler konusu  çözülmemişti .

 

         Bütün bu konularda somut ve olumlu adımlar birkaç  ay  içerisinde gerçekleştirildi.

 

         Bakanlık, Yusuf TEKİN birlikte yönetmelikleri önceden taslak halinde yayınlamak sureti ile gerek MEBBİS üzerinden tüm öğretmenlerin, gerek  eğitim  sendikalarının, gerekse internet  siteleri üzerinden bu işe kafa yoran  eğitimcilerin  görüşünü alarak bugüne kadar görülmeyen bir geniş  katılımla  dinamik,  eğitimcileri  Bakanlıkla yeniden barıştıran, insan merkezli, çalışan memnuniyetini önceleyen  doğru bir yol üzerinde ilerlemeye başladı.

 

Millî  Eğitim  Bakanlığına gelen onlarca bürokrat ve biriken onlarca sorunu gördükten sonra şunu açıklıkla söyleyebiliriz; Müsteşar Yusuf TEKİN ve ekibi iyi niyetle hareket etmektedirler. Yılların sorunlarının tamamen daha bir yıl bile dolmadan  çözülmesini  beklemek insafsızlık olur.

 

         İmam Hatip Orta Okulu ve İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin dışındaki öğrencilerin de eğitimlerini  isterlerse başörtüsüyle sürdürebilmelerinin önünün açılacağına ilişkin açıklamalar toplum tarafından özlemle beklenen bir konudur.

 

         Yusuf TEKİN'in gerek şeffaf yaklaşımı gerekse sorunları diyalogla çözmeye çalışması eğitim  kamuoyunu umutlandırmıştır. Yeniden atama, norm kadro düzenlemesi, öğretmenlik kariyer basamakları ve benzeri konularda da  eğitimin  paydaşlarını dinleyeceğine olan inancımız devam etmektedir.

 

         Bununla birlikte; sıkıntılı konularda mahkeme kararları ard arda gelmeye başlandığında bugüne kadar yapılan olumlu işlerde arada gümbürtüye gider.

 

          Ayrıca  kariyer basamakları konusu, norm kadro yönetmeliği konuları biran önce çözülmelidir . Kariyer basamakları konusu öğretmenleri gerçekten huzursuz eden ve çalışma barışını olumsuz etkileyen bir konudur.  Aynı  okulda  aynı  işi yapan öğretmenler ararsındaki ayrım , eşit işe eşit  ücret  prensibine de  aykırıdır . Kadro kısıtlaması olmadan meslekte belirli bir yılı doldurmuş öğretmenlere kariyer basamaklarında terfi imkânı sağlanmalıdır.  Yüksek lisans  ve doktorası olan öğretmenlerde yılına bakmaksızın uzmanlık ve başöğretmenlik verilebilmelidir.

 

Norm kadro yönetmeliği ise öğretmenleri en çok mağdur eden yönetmelikdir. Bu konu başlı başına  ayrı  bir yazı konusudur.

 

Son Söz:

 

Konjoktürden ilham alarak ampul patlatma sevdasına MEB'in ışıklarını söndürme yarışına girenlerin, kendi dönemlerinde torpilin, adam kayırmanın, kadrolaşmanın âlâ'sını yapanların, bugün alay-ı vâlâ ile hop oturup hop kalkarak ‘'âlâ, âlâ'' şeklinde tempo tutmaları samimiyetsizlik değilse nedir?

 

 

Celal DEMİRCİ/ kamuajans.com

banner182
Son Güncelleme: 13.01.2014 00:03
Anahtar Kelimeler:
MEBİN IŞIKLARI
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol