banner374
11 Mayıs 2015 Pazartesi 21:55
MEB’in SEVGİYİ TEHCİRİ...

  1869 yılında, ‘’MAARİF NEZARETİ’’ ismi konularak yaşama ‘’merhaba’’ diyen Milli Eğitim Bakanlığı, yaşamının hiçbir döneminde bugünkü kadar sevgiden yoksun bırakılmamıştı. Kin, nefret,garaz bataklığına, adına ne derseniz diyin, bu kadar saplanmamıştı. Ve huzuru bu kadar arar olmamıştı. Sevgiden ırak bir yolda, tüm olumsuz geri dönütlere rağmen ısrarlı ve kararlı bir biçimde yürümeye çalışılırsa, ayrımcı birtakım iş/işlemlerle yol almaya çalışılmanın bedelini veyahut zararını, ne yazık ki okullarda bazı öğretmenlerin hala yaşatmaya çalıştığı sevgi hamuruyla yoğrularak hayata armağan edilen kuşaklar tazmin edecektir. Okullarda bazı öğretmenlerce sevgiyle yoğrularak hayata hazırlanan kuşaklara, BU GİDİŞAT GÖSTERİYOR Kİ, TÜM ZARARLAR FATURA EDİLECEKTİR. Şimdi şu soruyu sormadan geçemeyeceğim, bu durumda ve şartlarda sevgi, zararda; kin, karda mıdır? Öç, intikam gibi birtakım duyguların elleriyle tarihsel bellekte saçılı   garaz tohumlarını gün yüzüne çıkarıp, yeniden ekerek mi MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞIMIZ BOY VERECEK? KİN, NEFRET gibi duyguların sevgisizlik aşılaması ile ağaçların yeşillenmesi mi bekleniyor? GELİN, SEVGİYİ AŞILAYARAK BÜYÜTELİM FİDANLARIMIZI, YARINLARIN BARIŞINI, HUZURUNU SEVGİYLE TEMİNAT ALTINA ALALIM... Pekala, MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI sevgiye giden yolları nasıl açacak, bıkmadan usanmadan nasıl aşındıracak,bu yol üzerindeki kin ve nefret barikatlarını nasıl aşacak?

Şunları bilmekteyiz ki;
1-      MEB, DEĞERLER EĞİTİMİ sultası altında öğrencilerin birtakım sevgisiz temeller üzerine oturtulmamış tırışkadan teyyare değerleri kullanarak, öğrencilerin güya sevgiyle yoğrulmasını isterken, buna karşın bazı iş/işlemlerinde ve uygulamalarında sevgisizliği personelinin iliklerine kadar işlemektedir.
2-      MEB, silsile yolu ile ALİ KIRAN BAŞ KESEN idareleri çatısı altında ve öğretmenlerine hiç mi hiç değer vermeyen bir bürokrasi meydana getirmiştir.
3-      MEB, bilumum makam yükseltme, devlete kapağı atmak için yapılan yazılı ve sözlü sınav kapılarında liyakat yerine iltimas kuyruğu, bazı kesimlerin sırf kuyruk acısını bahane ederek, oluşturulmasına müsaade etmiştir.
4-      Aba altından doğrultulan idari sopalar, öğretmenlerin aklını kullanmasına izin vermediği gibi kalbinden de sevgiyi silip süpürmüş, öğretmenleri güven boşluğunda debelenir bir hale getirmiştir.
5-      Kamu malı okulları babasının çiftliği gibi görüp buralarda keyfi bir şekilde at koşturarak iş/işlem yapan ve tribünlere oynayarak isim yapmayı büyük bir hevesle gözü dönmüşçesine arzulayan birtakım idari yüzlerin, ikiyüzlülüklerinin ceremesini, sevginin onurlu yüzleri çekmiştir.
6-      İdari pişkinlik, öğretmenlerin nefret tavasında kendi yağlarında kavrularak pişmelerine neden olmuş, sevgileri ise PİŞİK olmuştur.
7-      Müdürlere, sendikasına göre makam verip daha sonra ondan yapacağı değerlendirmelerde boyun eğmesi beklenmiş, boyun eğmeyi biata yükseltenlere makam terfisi vb... taltif adeta armağan edilmiştir.
Sonuç olarak şunları diyebiliriz ki;
Sevginin sultasında yürütülecek iş/işlemler inanınız ki, MEB’in yaşamında görülmeyen sevgi selini gösterecektir, sevginin aşıladığı çocuklarımız ileriki yaşantılarında nefretin ve kinin yakınından geçmeyecek, böylelikle çocukluk dönemlerinde öğretilenlerle büyüdüklerinde sosyal yaşamdaki olup bitenler birbiri ile örtüşebilecektir. Şimdiki gibi öğretilerin, pratik edilenlerle olan tezatlığı, çelişkisi de olmamış olacaktır. Sevgi mayası, nefretin hükümran olduğu, öç almanın töre gibi bir hüviyete büründüğü, intikam duyguların depreşip durduğu bir ortamda tutmaz. MEB yaptığı iş/işlemlerinde, adaletsizlik, eşitsizlik, iltimas gibi bağlanması gereken zararlı birtakım nitelikleri ortalığa salıverirse, bu durumda sevgi ve sevgi ile bağı olan ADALET, EŞİTLİK, LİYAKAT GİBİ birtakım nitelikleri de ortalıktan kaçırmış oluverir.
Bu oluşturduğunuz ortamlarda, SEVGİ MAYASI TUTMAZ. NASRETTİN HOCA MİSALİ DEĞERLER EĞİTİMİNE ‘’YA TUTARSA...’ DİYEREK, SEVGİ MAYASINI ÇALAR DURURSUNUZ... KUSURA BAKMAYINIZ AMA SİZ YÖNETİCİ DEĞERLENDİRMELERİNDE, ADAY ÖĞRETMEN DEĞERLENDİRMELERİNDE adaleti, eşitliği, liyakatı DAHİL ETMEDİĞİNİZ MÜDDETÇE SEVGİYİ BOŞUNA DEĞERLER EĞİTİMİNİZE ÇALAR DURURSUNUZ...
SİZ ÖNCE,
SEVGİYİ, ÖNCE KENDİNİZİN BAL TUTUP YALADIĞINIZ PARMAĞA; SONRA MAKAM VEREREK AĞIZLARINA BİR PARMAK BAL ÇALDIKLARINIZIN ADALET, EŞİTLİK, LİYAKAT ANLAYIŞLARINA ÇALINIZ...
Saygılarımla...
 
Yahya ASLAN
 

www.mebpersonel.com

banner182
Son Güncelleme: 11.05.2015 21:57
Anahtar Kelimeler:
MEB’inSEVGİYİTEHCİRİ
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol