banner374
06 Eylül 2014 Cumartesi 21:22
MEB'in yurt dışı atama yönetmeliğine dava açıldı
TEM-SEN (TÜM EĞİTİMCİLER VE EĞİTİM MÜFETTİŞLERİ SENDİKASI) Milli Eğitim Bakanlığı Yurt Dışı Teşkilatına Sürekli Görevle Atanacak Personel Hakkında Yönetmeliğin dayanağı olan 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 31.maddesine, 6528 sayılı Kanun'un 21. Maddesi ile eklenen 2. ve 3. Fıkrasının Anayasa'nın 2, 10, 90, 128 ve 138. maddelerine aykırı olduğu ve bu hükümlerin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması isteği ve bu Yasa hükümlerine dayalı olarak tesis edilen Milli Eğitim Bakanlığı Yurt Dışı Teşkilatına Sürekli Görevle Atanacak Personel Hakkında Yönetmeliğin "Genel Şartlar" başlıklı 5. Maddesinin 1. Fıkrasının (b), (ç) ve (d) Bendi, "Özel şartlar" başlıklı 6. Maddesinin 1. Fıkrasının (a) Bendinin 3) No'lu Alt Bendi ve (b) Bendi, "Atama" başlıklı 7. Maddesinin 1 ve 2. Fıkrasına yönelik olarak yürütmenin durdurulması kararı verilmesi ve nihayette belirtilen yönetmelik hükümlerinin iptali istemiyle Danıştay İkinci Dairesi Sayın Başkanlığı huzurunda dava açmıştır. Açılan davada, Milli Eğitim Bakanlığı'nın Yurt Dışı Teşkilatına sürekli görevle atanacak personel yönünden eşitlik ilkesine aykırı bir biçimde ayrım yapıldığı, kimi görev ve unvanlar için dil şartının kaldırıldığı, Yapılacak atamalarda sınav sisteminin tamamen ortadan kaldırıldığı ve bu suretle, temsil yeteneği ve liyakatin tartıma tabi tutulmadan atama merciine ölçüleri belirsiz bir takdir hakkı tanındığı, ölçütü belirsiz bu atamaların kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olduğu, bu düzenlemeyle, bu ve benzeri nitelikteki atamalarda Yargı Yerlerinin (Anayasa Mahkemesi, Danıştay) yerleşik içtihatlarla ortaya koyduğu ölçütlerin tamamının aşılmak istenildiği, bunun da bu kez hak arama hürriyetini kısıtlayacak ve yargı kararlarını etkisizleştirecek bir biçimde Yasama tasarrufu ile yapıldığı, personelin temsil yeteneği ve liyakatinin tartıma tabi tutulmaksızın, atama merciinin "iki dudağı arasına" terk edilerek yapılacak olan atamalara muhatap olması ile keyfiliğin derinleşeceği ve bu şekilde atanacak personelden yeterli verimin alınamayacağı ve bu durumun "kamu görevinin ehil eller ile yürütülmesi" kuralına da aykırı olduğu, Anayasa'ya aykırı olan Yasa hükümleri ve bu hükümlere dayalı olarak tesis edildiği belirtilen Yönetmelik eliyle, eski mevzuata oranla yeni mevzuatta Maarif Müfettişleri, Müfettiş Yardımcıları ve öğretmenler aleyhine herhangi bir değişiklik olmadığı halde, Maarif Müfettiş Yardımcıları ile öğretmenlerin yurtdışı sürekli göreve atanacak personel kapsamından tamamen çıkarıldığı, kapsamdan çıkarmaya ilişkin düzenlemenin "kamu yararı ve hizmet gerekleri" bağlamında herhangi bir sebebin/haklı sebebin olamadığı, Maarif Müfettişleri yönünden ise bir kısıta gidildiği, Maarif Müfettişlerinin yalnızca Eğitim Ataşesi görevine atanabilecekleri, Eğitim Müşaviri olarak atanamayacakları, bu yöndeki düzenlemenin de kamu yararı ve hizmet gerekleri ile eşitlik ilkesine aykırı olduğu, Yurtdışı teşkilat görevlerine atanacak personel için aranılan şartlar arasında "aylıktan kesme cezası almamış olma" şartının getirildiği bu şartın da 657 s.DMK'ya aykırı olduğu, 657 s.DMK'da aylıktan kesme cezası alanların hangi görevlere getirilemeyeceğinin sayılarak tüketildiği ve bu görevler arasında Büyükelçilik dışında yurtdışı görevlerden olan Eğitim Müşavirliği ya da Eğitim Ataşeliğinin sayılmadığı, Kanununda sayılmayan görev ve unvanların Yönetmelik eliyle çoğaltılamayacağı, Dava konusu Yönetmelikte yurtdışı görevlere yapılacak atamanın ertelenmesi de düzenlemiş, sözü edilen erteleme suçluluğu mahkeme kararı ile kesinleşme (Anayasa md. 15) bağlamında değil ve fakat soruşturma ya da kovuşturmanın başlatılmış olması gibi bir hukuksal duruma bağlanmış, böylesi bir bağlamın da devredilmesi dahi mümkün olmayan ve Anayasa ile güvence altına alınmış olan temel hak ve hürriyetlere aykırı olduğu belirtilmiştir
banner182
Son Güncelleme: 06.09.2014 21:22
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol