banner374
18 Kasım 2013 Pazartesi 00:00
Milli Eğitim Bakanı Avcı'dan önemli açıklamalar

 İşte Bakan Avcı'nın açıklamalarından satır başları...

DİYARBAKIR BULUŞMASI

Diyarbakır'da büyük bir mutluluk ve umut vardı. Yıllar sonra iki sanatçı Şivan Perwer ve ibrahim Tatlıses güzel bir jest yaptılar. Güzel günlerin habercisiydi. 

ANADİLDE EĞİTİM

Anayasal hükümlere göre 'Türkçe'den başka hiçbir dil okutulamaz' diye bir hüküm var. Değişen koşullara göre eldenn geçirilebilir. Piloy uygulama diyebileceğim seçmeli dersler var. Seçmeli Kürtçe gibi. Onlar bize gösteriyor ki epey hazırlık yapmamız gerekiyor. Gerekli eğitim ortamı için zaman ihtiyacımız var. Seçmeli dersler hangi okullarda daha çok seçiliyor buna dayalı olarak öğretmen planlaması yapmamız gerekiyor. Hiçbir seçmeli dersimize şimdilik kadrolu öğretmen tahsis edemiyoruz. Çünkü hangi dersin hangi okulda seçileceğini bilmiyoruz.

Son yapılan değişikliklerde bazı dersleri Kürtçe ya da diğer dilllerde okutulmasına ilişkin imkan son düzenlemeyle sağlandı. 

DERSHANELER KONUSU

Öncelikle böyle bir yasa tasarısı yok. Bir metnin yasa tasarısı olması için bakanlar kurulu tarafından yasalaştırılıp gönderilmiş olması lazım. Ortada dolaşan metinler kanun tasarısı için yapılan ön hazırlıkların müsveddeleri. Böyle bir hazırlık içine girdiğiniz zaman pek çok öneri gelir. Bu tartışmları tetikleyen Zaman gazetesinin 'Eğitime büyük darbe' haberi mesnet teşkil eden taslak olan ve olmayan unsurlar içeriyordu. Şunu anladık: Demek ki bu arkadaşlarımızın elinde bizim benimsemediğimiz metinler var hem de bizim nihai taslağımız var. Gazetecilik ilkerinde bir şey atlanmış. Önce konunun muhataplarına sorulur. Bunlar doğru mu diye. Bakan olarak bana sorulmamış. Ben Zaman gazetesinin Kurucu Genel Yayın Danışmanıyım. Karşınızda bu gazetenin kuruluşunda emek vermiş ilk muhatabınız var. Başka gazeteler olsa bu kadar alınmayabilirdim. Bu atlandı. İnsanları yanıltıcı tartışmalar oldu. Müsteşar bey gazetenin yayın yönetmeni ile görüştü. Ben ilgili kişilere işin aslının bu olmadığını anlattım.  

'Okuma odalarımızı kapatmayın' diyorlar. Nihai taslağımızda bu konu ile ilgili hiçbir şey yok. Dershanelerin de kapatılmasından çok dönüştürülmesi söz konusu. 

Çocuklar hem okul hem dershane içim masraf ediyorlar. Hem dershaneye hem okula gittikleri için sosyal faaliyetlere de vakitleri kalmıyor. 2004 yılından itibaren bu konuda çalışmalar başlatılmış. Dershaneleri nasıl azaltabiliriz? Bunun bir yolu sınav stresini azaltmak. SBS'nin kalkmasıyla dershaneye talep önemli oranda düştü. 

Dershanelerin yüzde 70'i 'Biz özel okul olmak istiyoruz' diyor. Bunun için özel okul yönetmeliğimiz var. Mevcut dershanelerin yüzde 20'si özel okula dönüşme kabiliyetine haiz görünüyor. Geri kalan da 'Bize arsa kolaylığı verirseniz, kredi kolaylığı sağlarsanız biz özel okula dönüşmek isteriz' diyorlar. 

Dershanelere diyoruz ki 'Sen imkanların varsa özel okula dönüş yoksa açık lise ol.' Diyor ki 'Benim bahçem o kadar yok, laboratuvarım yok sizin istediğiniz standartlarda özel okul olamam.' Dershanelere açık liseye dönüşme şansı da verdik. 

Bunun dışında liseden mezun olmuş üniversiteye girememiş öğrenciler de var. Bizim uyguladığımız halk eğitim merkezlerinden destek kursları var. Ayrıca okullarımızda da destek, takviye dersleri yapmışız. 'Takviyeye ihtiyacım var' diyenlere halk eğitim merkezlerindeki kurslarımız çözüm olarak görünüyor. 

Dershaneler arasında ciddi ücret farkı var. Bizim yapmaya çalıştığımız değişim, daha dezavantajlı durumda olanların daha çok istifade edebileceği okullar yaratmak. 

Dershaneleri özel okullara dönüştürmek istiyoruz.

ÖĞRETMEN ATAMALARI

Yasal olarak öğretmen atamaları yılda bir kere yapılır. Her sene bu talep gelir, Şubat ayında da atama istenir. Ama bu sadece Milli Eğitim Bakanlığının karar verebileceği bir konu değil. İşin mali boyutu da var. Atama yapacağız diye bir şey söylemem mümkün değil. Bu atamaların yılda bir kere yapılacağı daha önce de vurgulandı.  

Kaynak: Ajanslar
banner182
Son Güncelleme: 18.11.2013 00:01
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
öğrenim özrü istiyoruz 3 yıl önce

öğrenim özrü mağdurları hakkında hiç konuşulmuyor.öğretmenlerin eğitim hakkını ellerinden aldılar.öğrenim özrü hakkında ne yapmayı düşünüyor bunlar.
meb personel sitesi bu konuya destek bekliyoruz

Avatar
melih yılmaztürk 3 yıl önce

Özür durumu diyince insanların aklına sadece eş durumu geliyor ! Hayatta planlar için sadece evlenmek gerekmiyor. bu sene yüksek lisansa başladım her hafta 190 km gidip gelmekten bittim artık maaşım yola gidiyor. Eğer adaletse ve özür durumu diye birşey varsa bu öğrenim özrü de olmalı. bu haksızlığın şubat atamasında kalkmasını diliyorum. Özür atamalarında köklü çalışma yapan bakanlığı bu alanda da çalışmalarını sürdürmeyi diliyorum...

Avatar
öğretmen 3 yıl önce

hani alan değişikliği konusu nerde o kadar yazılıp çiziliyor sonuç sıfır