banner374
03 Mayıs 2016 Salı 09:13
Öğrenci Gözüyle “Gıcık” Öğretmenler
 Bu yazımızda öğrencilerin pek haz etmedikleri, “Gıcık” olarak nitelendirdikleri ve ilginç isimler buldukları öğretmen tiplerini paylaşıyoruz. Öğretmen tiplerinin isim ve tanımlamaları tamamen öğrencilere aittir. Sevimli ve sevgili öğrencilerimizi, bizimle ilgili duygu ve düşüncelerinden dolayı anlayışla karşılayacağınızı umuyor ve sözü onlara bırakıyoruz.
Maaşını niye onun aldığını anlamadığımız öğretmen

Dönem başında ders konularını öğrencilere ödev olarak verir. Her hafta konuyu birkaç öğrenci anlatır. Arta kalan zamanda öğrencileri serbest bırakır. Bütün bunlar olup biterken kendisi öğretmen masasında oturur ve cep telefonu ile ilgilenir. Öğrenciler bu öğretmenlerin işsiz olduğunu ve hiçbir şey olamadıkları için öğretmen olduklarını düşünürler.

“Nazi subayı” gibi öğretmen

Öğrencilerin üzerinde baskı kurmaktan, her an onları takip ettiği hissi uyandırmaktan keyif alır ve bunu görevlerinden biri zanneder. Hakaretleriyle beyin hücrelerinin ölümüne sebep olur. Çok kuralı vardır ama kurallarının büyük bir çoğunluğu amaçsızdır. Koyduğu kurallar “Burnunla nefes alma!” ve “Ağzınla yemek yeme!” demek kadar anlamsızdır. Öğrencilerin sorgusuz sualsiz kendisine itaat etmelerini ister.

Otoriterliği abartan öğretmen

Öğrenci üzerinde otorite kurmak için canavarlaşır. Çocukların ve gençlerin içine kapanmalarında önemli rolleri vardır. Suratı devamlı asıktır. En komik olayda bile gülmemeye çalışır. Çünkü gülünce otoritesinin bozulduğunu düşünür. Her konuda kendini öğrencilerden üstün görür. Sürekli öğrencinin bir açığını ve eksiğini bulmaya çalışır. Sınıfın içinde kızgın ve korkutucu bir yüz ifadesi ile volta atar. Her daim öğrencinin ciddi olmasını ve konuşmamasını, sadece sorduğu soruya cevap vermesini ister. Bu davranışlarıyla öğrencilerin saygısını kazanacağını zanneder ama aslında öğrenciler tarafından en az önemsenen öğretmen olduğunun farkında değildir.

Kendileri hiç öğrenci olmamış gibi davranan öğrenci düşmanı öğretmen

Öğrencinin hatasını bulup yüzüne vurmak için fırsat kollar ve hemen aşağılar. Kendisi hiç öğrenci olmamış gibi davranır. Öğrenci sanki düşmanıymış gibi ona bakar ve ona acı çektirmekten hoşlanır. En ufak bir sorunda dersi böler, bağırıp çağırarak öğrenciye fırça atmaya çalışır. Öğrencilerden sürekli şikâyet eder. Derse girmeden önce öğretmenler odasında gayet neşeli olduğu halde derse girerken surat asar.

Sınıfa girdiğinde hakkında “Of, yine mi bu hoca!” denilen öğretmen

Sınıfı nasıl yöneteceğini bilmez, öğrenciler konuştukları için öğrencileri hayattan soğutan cırtlak bir ses tonuyla sürekli “Suuusss!” diye bağırır.

Alan bilgisi zayıf öğretmen

Dersi defter veya kitapsız anlatamaz. Hatta kimi zaman çaktırmadan kitaba bakmaya çalışırken şaşı olma tehlikesi atlatır. Öğrenciler konu ile ilgili bir soru sorduklarında 15 dakika soruyu inceleyip çözemeyince “Tamam, soru çözme vakti doldu.” deyip çözemediğini belli etmemeye çalışır. Soruyu çözemediklerinde en fazla sığındıkları mazeret sorunun yanlışlığıdır.

Zamandan şikâyet eden öğretmen

Sürekli konuları yetiştiremiyoruz, zamanımız yok diye yakınan, aynı zamanda bu konuşmayı yaparken bir sürü zaman kaybeden öğretmen. Ders konularını yetiştiremediğinden yakınır ama dersini planlı bir şekilde yapmayı pek akıl edemez.

Ders delisi öğretmen

Dönemin ilk haftasından son haftasına, derse ilk girdiği andan son dakikasına kadar konu işler. Okulun ilk gününden son gününe kadar dersten başka bir şey konuşmaz. Böylece öğrencilerin sıkılmasında, dersten ve öğretmenden uzaklaşmasında yüksek başarı sağlar.

Psikopat öğretmen

Durup dururken öğrencinin dersi dinlemediğini ve bir şeyler karıştırdığını düşünür ve suç isnat etmeye çalışır. Ona göre öğrenciler potansiyel olarak tehlikelidir; her an öğretmene bir zarar vermek için sınıfta bulunmaktadırlar. Öğrenciler kendi aralarında “Psikolojik tedavi masraflarını karşılasak da tedavi olsa” diye dedikodu yaparlar. Yönetmelikler onlar için o kadar önemlidir ki sanki okul bir hapishane, yönetmelikler hapishanenin kanunu, öğretmenler de gardiyanlarıdır.

Sağı solu belli olmaz; gülerken birden bire kızıp bağırmaya başlayabilir. Dersinde öğrencilerin her zaman ciddi olmasını ister. Öğrenciler sorduğu soruyu bilmiyorsa veya yanlış cevaplıyorsa onları azarlamaktan çekinmez.

Adı öğretmen ama kendi öğretmen olmayan öğretmen

Sınıfa gelir dersini anlatır ve gider. Sınıfta öğrencilerin varlığı veya yokluğu, konuşup konuşmadıkları, gürültü yapıp yapmadıkları, öğrenip öğrenmedikleri, bir dertlerinin olup olmadığı onu hiç ilgilendirmez. Bazıları ders işlemekten hiç hoşlanmaz. Öğrencilerden fazla dersi kaynatmak ister ve bunun için bahaneler üretir.

Fazla gevşek öğretmen

Dersini planlı bir şekilde işlemeyi beceremez. Dersin yarısını sınıfı susturmaya çalışmakla geçirir ama bunda başarılı olamaz. Ortak sınav zamanı geldiğinde öğrencilerin bir şey bilmediklerini fark eder. Sınavda çok şey öğretmiş gibi zor sorar, başarısız öğrenciler fazla olursa performans puanıyla durumu düzelterek kendini de başarılı zanneder.

Sıkıcı öğretmen

Dersini hep aynı moda, hiçbir yenilik katmadan işler. Öğrencide bir merak uyandırmaz ve düşünme fırsatı vermez. Soruları kendisi sorar ve kendisi cevap verir. Sorulara öğrencinin cevap vermesini bile istemez. Çünkü öğrencinin bir fikri olabileceğini düşünmek istemez.

Gıcık öğretmen

Öğrencilerin kendisini sevmesinden hoşlanmaz, korkmalarını ister ve bundan keyif alır. Öğrenciye eziyet etmekten zevk alır. Ödevleri sıkışık zamanlarda verir. Notları düşük vermek için özel bir çaba sarf eder. Sınıfta öğrencilere atar yapmak için kendine fırsat yaratır.

Teneffüs zili çaldığı halde öğrencileri geç çıkarır. Yazılıda en ufak bir hatadan puan kırar. Performans puanını öğrenciyi dersten 49.50 ile bırakacak şekilde ayarlar.

Öğrenci sınav kâğıdına bakmak istediğinde  “Kağıdını incelerim ama fazla verdiğim puanları da geri alırım.” diyerek gıcıklık yapar. Öğrenciler soru sorduğunda cevap vermemek için bin dereden su getirir. Öğrenciyi yerin dibine sokmak ve arkadaşlarının yanında rencide etmek için kusur arar. Kendilerini görmesin diye öğrenciler okulda yollarını değiştirirler.

Takık öğretmen

Kafayı taktığı öğrenciye yoğunlaşır. Deprem olsa taktığı öğrenciden bilir. Öğrenci ne yapsa da kendini kurtaramaz.

Egoist öğretmen

Öğrencilerden kendini her konuda üstün görür, öğrencinin açığını arar onu aşağılayarak egosunu tatmin eder. Öğrencinin düşüncelerine değer vermez ama öğrenciden saygı bekler. Saçma kurallar koyarak kendisine itaat edilmesini ister. Kibirlidir; öğrencileri işe yaramaz böcekler olarak görür. Oysa kendisinin belirgin bir özelliği yoktur. Hatta öğrencilerinden bazıları ondan daha bilgili ve yeteneklidir. Her şeyi kendisi biliyormuş, dünya kendisinin etrafında dönüyormuş gibi davranır. Asla yanlış yaptığını kabul etmez. Öğrencilerin en ufak eleştirilerine dahi tahammülleri yoktur. Anladınız mı diye sormaya bile gerek duymaz. “Anlamadım” diyen öğrenciye de “Bunun nesini anlamadın, aptal mısın sen!” diye karşılık verir.

Kendini fikir enjektörü sanan öğretmen

Derste kendi fikirlerini ara ara öğrencilere aşılayan öğretmen. Siyasi görüşlerini, inançlarını ve benimsediği ilkeleri öğrencilerine enjekte etmeye ve onların da kendisi gibi düşünmeleri için beyinlerini yıkamaya çalışır.

Kindar öğretmen

Öğrencinin çocuk ve genç olarak hata yapabileceğini, önemli olanın hatasını düzeltmek olduğunu bilmeyen ve öğrenciye daha önceki hatalarından dolayı kin tutan, öğrenciyi de okuldan mezun oluncaya kadar bununla yargılayan öğretmen.

Mıy mıy öğretmen

Çok yavaş hareket eder, tekdüze ve alçak ses tonuyla konuşur. Derste kimse onu duyamaz. Soruları kendi sorar, kendi cevaplar. Sınıfta çok az hareket eder. Derste meditasyon yapar gibidir; uykusu olmayan öğrenciyi bile uyutur.

Sınavda zor soru sorduğunda maaşına zam geleceğini düşünen öğretmen

Sınav kolay olacak deyip bulabildiği en zor soruları sorar, performans puanı verirken cebinden para çıkacağını zanneder. Dönem başında “Bizde notlar bol” der ama dönem sonunda tam e-okulun kapanacağı zaman notları düşürür.

Ödevi işkence aracı olarak kullanan öğretmen

Öğrencilerin sadece kendi dersinden ödev yaptığını zanneder. Ödevleri yazılı haftalarına ve dönem sonundaki sıkışık zamana denk getirmeye gayret eder. Ağır ve zor ödev vermeyi marifet bilir. Proje ödevi gibi performans ödevi verir. Öğrencilerin zaman ve emek harcayarak yaptıkları ödevleri dönem puanına katmaz ve puanı yazılı sınavlara göre verir.

01 Mayıs 2016 / İstanbul

Muhammet YILMAZ

Öğretmen/Eğitimci-Yazar


banner182
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Muallim 8 ay önce

Aynı şeyleri dönüp dönüp yazmışlar. Verilen cevaplarda bu yazı da Sürekli aynı şeyleri tekrardan ibaret ve çok sıkıcı...

Avatar
40 8 ay önce

bide öğretmen bile olmadığı halde bir dönem yada bir yıl boyunca öğretmenlik yapan ücretli egoist yetkileri sınırsız sanan öğretmen tipi var

Avatar
Mustafa 8 ay önce

Bir de ucretli ogretmen bransi genelde sosyoloji ve felsefe ama matematik ogretmeni