banner374
21 Mayıs 2015 Perşembe 18:28
Seçim vaatleri... Ofsayt'ı kaldıracağız
 Gazeteci yazar Cuma Kılıç, blog sayfasından yayımladığı yazıda, seçim vaatlerini ele aldı Cuma Kılıç

Ofsayt'ı Kaldıracağız, Kale Direklerinin Arasını Genişleteceğiz

"Hafıza-i beşer nisyan ile malüldür" diye bir güzel sözümüz vardır. 7 Haziran seçimlerinin yaklaştığı şu günlerde yapılan hesapsız ölçüsüz vaatleri dinledikçe bu sözü bir kez daha hatırlamak ve hatırlatmak vazife haline gelmiştir.

Vaat yarışına seçim tarihimizden onlarca örnek göstermek mümkündür. İşte bazıları;

Ofsayttı kaldırıp, kale direkleri arasındaki mesafeyi artırma (B. Tibuk),
Kim ne veriyorsa ben beş fazlasını vereceğim (S. Demirel)
Apo'yu idam edeceğiz (D. Bahçeli)
Mazot 1 YTL (C. Uzan),
Her mahallede 100 Trilyoner, Her çiftçiye bir traktör (T.Çiller)
Her hanıma 500 YTL maaş, 15.000 YTL doğum ikramiyesi (H. Baş)
Köykent projesi ile köyden kalkınmayı başlatma (B. Ecevit),
Hatırlanırsa 6 Kasım 1983 seçimleri sonucunda ANAP tek başına iktidara gelmiş ve Turgut Özal yeni hükümeti kurmuştu (ANAP %45, HP %30).

1987 yılında yapılan referandum ile siyasi yasaklar kalktı, Turgut Özal 9 Kasım 1989'da Kenan Evren'den boşalan cumhurbaşkanlığına, SHP ve DYP'nin muhalefetine rağmen seçildi. Tekrar seçime giden Türkiye, Rahmetli ÖZAL'ın icraatları sayesinde, her alandaki altyapısını (askeri, siyasi, ekonomik) güçlendirmiş adeta ülke bir dönüşüm programından geçmişti.

Ülke tam ayakları üzerine sağlam basmaya başlamıştı ki yine vaatler sultanı Süleyman DEMİREL sahneye çıkmış, iki anahtardan (güya araba ve ev olmak üzere) tutunda yeşil karta, hatta bir seferliğine ödünç oy istemeye kadar olayı götürmüş ve başarılı da olmuştur (DYP:178, ANAP:115, SHP:88, RP:62, DSP:7).

Seçimden sonra vaatler unutulmuş, bırakın ev, araba anahtarını almayı insanlar maaşlarını zamanında alamaz hale gelmiştir. Ülkede 1991 yılından sonra yaprak kımıldamamış ve 1999 yılında eski günlerini arar hale gelmiştir. 2000 Yılların başında yüksek faizle sadece uluslararası arenada itibarımızı artırmak için kapı kapı dolaşılarak borç aranır hale getirilmiştir. Bu bunalım AK Parti iktidarına kadar artarak devam etmiştir.

Şimdi yine bir seçim arifesindeyiz. Vaatlere şöyle bir bakın:

Asgari ücret 1.500 TL'den 5.000 TL'ye kadar arttırılıyor.
Emeklilere yılda iki kez ikramiye veriliyor,
Emekli aylığındaki %15 vergi kaldırılıyor,
1000 TL nin altında emekli maaşı bırakılmıyor,
4/B ve 4/C uygulamasına son veriliyor, Taşeronluk sistemi kaldırılıyor,
Çiftçiye mazot 1,5 TL'ye veriliyor,
350 bin öğretmen atanıyor,
200 bin yeni derslik yapılıyor,
Borçluların borç faizlerinin %80'i siliniyor...
Hani zengin adamın şımarık evladı kendisi alın teri dökmeden babasının kazandığı parayı har vurup harman savurur ondan sonrada meteliğe kurşun atar ya bu günlerde uçsuz, bucaksız, ölçüsüz bu vaatlerde bulunanlara bunları hatırlatmak lazım ki bir daha meydanlara çıkıp mesnetsiz üfürmenin halk arasında pirim yapmayacağını anlamalarına yardımcı olmuş oluruz. Birde onlara sormak gerekir hadi bu halk seni bilmem kaç seçimdir iktidar yapmıyor, seçimlerde kazandığın belediyelerde bu üfürdüğün vaatlere yönelik neler yaptın sen önce onları bir anlat, anlat ki orada yaptığın şeyler bütün ülkede yapacağını söylediğin şeylere teminat olsun.

Vaatlerin bir de maliyet yönü var. Bu maliyet hangi kaynakla karşılanacak. Hatta söz konusu olan Türkiye'deki siyasetçilerin vaatleri ise doğru olan soru "bu kadar vaadi karşılayabilecek bir bütçe mümkün müdür?"

Bakın basit bir hesapla bazı vaatlerin maliyeti çıkaralım:

Asgari ücretle çalışan personel sayısı 5 milyon, asgari ücret brüt 1.273,50 TL. Vergisiz 1.500TL maaş demek, kişi başı 700 TL zam demektir. 5 milyon X 700 X 12 ay= 42 milyar,

En düşük SSK emekli maaşı 1.071 TL, 9 milyon emekli var, bu durumda; 1.071 X 2 X 9 milyon= 19.5 milyar,

Taşeron işçinin kadroya alınmasının maliyeti Maliye Bakanına göre 30 milyar,

Mazot indirimi, hesabı zor bir alan, ülkemizde 4 milyon çiftçi, 20 milyon hektar tarım arazisi var. Dekar başına 30 litre mazottan 200 milyon dekarlık bir arazi için yapılacak mazot desteğinin maliyeti 15.5 milyar,

350 bin öğretmen atamasının maliyeti, 9/1 bir sınıf öğretmeni ekdersi ile birlikte brüt 3.577 TL ücret almaktadır. Bu durumda 350 bin öğretmenin yıllık maliyet 15 milyarı aşmaktadır.

200 bin dersliğin maliyeti ise 8 derslikli bir ilköğretim okulu ortalama olarak 3.500.000'e, 8 derslikli bir lise ise 4.000.000 TL'ye yapılabilmektedir. Bu rakamlardan hareket edilecek olursa 200 bin derslik 87.5 milyar ile 100 milyar TL'lik maliyet gerektirmektedir.

Faiz silinmesi, emekli maaşlarındaki iyileştirmeler ve diğer vaatler bir yana bırakılırsa toplam maliyet şimdiden 222 milyarı aşmıştır.

2015 bütçesinde Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi 62 milyar, Çalışma Bakanlığı 30 milyar, Milli Savunma Bakanlığı 22 Milyar, Aile Bakanlığı 18 milyar, Gıda, tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 14 milyar, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu 9 milyar TL'dir. Bu bakanlıkların toplam bütçesi 155 milyar civarındadır.

Yani bu vaatlerin gerçekleşmesi için tüm hastaneleri, okulları, tarımı ve hayvancılığı, savunma sanayini bir kenara bıraksak, kapılarına kilit vursak dahi bu maliyeti karşılamamaktadır.

Hesap uzmanlarına duyurulur...


banner182
Son Güncelleme: 21.05.2015 18:29
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
seçim vaatleri 2 yıl önce

seçim vaatlerinde muhalefet partileri ütopik olanı değil olması gerekeni söylüyor o yüzden bunu tiye alanlar bilsinler ki saltanatları ebedi değildir