banner374
03 Mart 2014 Pazartesi 10:23
'Türkiye millî eğitimde yepyeni bir döneme girmiştir'
 Millî Eğitim Bakanlığı'nın kanun tasarısının dün sabah TBMM'de kabul edilmesiyle, Türkiye millî eğitimde yepyeni bir döneme girmiştir. Eğitimde olgunlaşma süreci (gestation period) çok uzundur. Başka sektörlerde yaptığınız bir yatırımın neticesini çok kısa vadede alabilirsiniz. Yatırımda dönüşüm sürecinin en uzun sektörü olan tarımda, mahsulün ortaya çıkma süresi birkaç yılı geçmez. Halbuki eğitimde yapılacak değişiklikler, neticesini en erken bir nesil sonra gösterir. Bugüne kadar eğitim sistemimizde yapılan en köklü değişiklik, son kanunla, dershanelerin kaldırılması ile sınav sistemi ve buna bağlı olarak eğitimde ölçme-değerlendirme sisteminin değiştirilmesine geçilmesi olmuştur.
Daha önce de yazdığım gibi, 1988'de Millî Eğitim Bakanı iken, bu konuda ilk çalışmaları ben başlatmıştım. Ancak, o zaman şunu gördüm ki, sınav sistemini değiştirmeden ve yeni bir ölçmedeğerlendirme sistemi inşa etmeden, dershanelerin kaldırılması çok büyük bir boşluk meydana getirecek, hem fırsat eşitliği, hem de eğitim kalitesi bakımından büyük sorunlara yol açacaktı. Bu değerlendirmeler sonucunda projemi tehir etmek zorunda kalmıştım.
Ancak, çeyrek yüzyıldan beri, dershaneler sebebiyle okul içi eğitim sistemi ve öğrencinin yetiştirilmesindeki pedagojik hedefler ihmal edildi ve eğitim adeta bir yarışma arenasına döndürüldü. 

Yeni bir ölçme-değerlendirme sisteminin tesisi çok gecikmişti.
Lâkin, 2013 Aralık ayının başından itibaren, yıl sonuna kadar dershanelerin kapatılma direktifindeki ısrar, eğitim sistemi kaynaklı değil, devletteki yapılanmanın önüne geçmek için kararlaştırılmış zoraki bir talimattı. Başbakan Erdoğan, özellikle 7 Şubat 2012'deki MİT olayından sonra, devletteki yapılaşmayı önlemek için bu konuda ısrarlı olmakta haklıydı. Fakat hangi maksatla olursa olsun, dershanelerin bir ay içinde kapatılması mümkün değildi.
Bu yüzden, dershanelerin derhal kapatılması direktifine karşı çıktık ve bunun mümkün olamayacağını gerekçeleriyle yazdık. Bugüne kadar gelen en entellektüel Milli Eğitim Bakanı olan, değerli dostum Nabi Avcı da meseleyi çok iyi biliyordu.
Sonuç olarak, Bakan'ın çalışmaları ve Başbakan'ın çok kısa sürede kapatma ısrarından vazgeçmesi üzerine, eğitim sistemini kökünden değiştirecek yeni bir reformun önü açılmış oldu.
Bundan sonra mutlaka gerçekleştirilmesi gereken iki büyük merhale vardır: 
1- Eğitimde yeni bir ölçmedeğerlendirme sisteminin kurulması. 
2- Sınav sisteminin kaldırılması. 
Dershaneler ancak bu merhalelerden sonra kaldırılabilir. Bu sürecin 2015 sonuna yetiştirilebilmesi kolay olmayacaktır. Bu sürede projenin tamamlanmasına çalışılmalı, ancak bu mümkün olmazsa esnek davranılabilmelidir. 

Dün kabul edilen kanun tasarısında, dershanelerin özel okula dönüşebilmesi ve dershane öğretmenlerine sahip çıkılabilmesi bakımından, önemli hükümler getirilmiştir. Böylece dershane sahiplerinin ve öğretmenlerinin mağdur edilmemesi için azamî gayret gösterilmiştir. Esasen günümüz eğitimindeki baskın eğilim, eğitim sisteminde özel okulların sayısının arttırılması ve kalitenin yükseltilmesidir. Bu Kanun'un uygulamaya konulmasıyla eğitimde özelleşmenin hızlandığı görülecektir.
Eğitimde başlayacak yeni dönemin milletimize ve öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyorum.

Hasan Celal Güzel

Sabah
 
banner182
Son Güncelleme: 03.03.2014 10:26
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol