banner374
23 Şubat 2013 Cumartesi 08:53
Yönetmelik Artık MEB’den YD’li...
 MEB 2013 Yılı Sınav Uygulama Planını kamuoyuyla paylaştı. Söz konusu sınav uygulama planı incelendiğinde, yöneticilik seçme sınavlarının bu yıl içerisinde yapılacağı beklentisini taşıyan eğitim camiası büyük bir  hayal kırıklığı ile karşı karşıya kalmıştır.

Malumunuzdur ki, MEB 2 yılda bir yöneticilik seçme sınavlarını, çeşitli merkez illerde gerçekleştiriyordu. Bu yılki sınav uygulama planında, yöneticilik seçme sınavlarına yer verilmemiş olması, eğitim camiasında birçok şüphenin  ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu şüphe, birçok kişiyi tedirginliğe ve endişeye sürükleyecektir. Unutulmamalıdır ki, Türkiye’de yazılı sınava dayandırılmadan yapılacak olan yöneticilik atamaları, liyakatın yerini iltimasın almasına neden olacaktır. İltimas ise beraberinde kadrolaşmayı getirecektir. Kadrolaşma ile birilikte, eğitim camiasında oluşacak güven boşluğunu ise kapatmak bakanlık için neredeyse imkansızlaşacaktır. Şunu belirtmeliyim ki, belki de kadrolaşma yüzünden birçok öğretmen ve yönetici sevdikleri mesleklerinden ayrılmak zorunda kalabilir. Bu noktaya gelinmeden, bakanlık 2 yılda bir gerçekleştirerek olağanlaştırdığı  yöneticilik seçme sınavlarının, bu yıl ne zaman yapılacağını kamuoyuyla paylaşmalıdır. Zira; kamuoyu derin şüphelere sürüklenebilir. Özellikle eğitim camiasında çok konuşulan ve sınava dayalı yönetici tayinlerinin sürüncemede kalmasına  dahi neden olan yönetici atama ve yer değiştirme yönetmeliğinin değişmesine yönelik üzerinde yapılan  çalışmaların bir an önce tamamlanması şarttır. Bu yönetmelikteki değişikliklerin, eğitim camiası tarafından çok olumlu karşılanmayacağı fikrindeyim. Aslında, biraz da bu fikir derin şüphelerin müsebbibi.

Ayrıca,  sınava dayalı yönetici ataması, birçok ilin gündem dışı maddesi gibi görünmektedir. Sendikalar, hem genel merkez hem de şube düzeyinde valiliklere, sınava dayalı yönetici başvurularının mart ayına kadar alınmasını talep etmektedirler. İllerin, söz konusu konuya dair sendikal yazılara ilişkin fütursuzca bir tavır sergilemesi,  yöneticilik  sınavına girmiş ve başarılı olmuş birçok yönetici adayının mahkemeler nezdinde hak arama yoluna girişmesine etken olacaktır kanısındayım. Zira; sendikaların ilgili yönetici adaylarına, sendikal telkinleri de bu yönlüdür. 

Hem yöneticilik seçme sınavlarının bu yıl ne zaman yapılacağı hem de bazı illerin sınava dayalı yönetici atamalarını ne zaman yapacağı belirsizliğini korumaktadır. Bu iş ve işlemler, olağan iş ve işlemler olmasına rağmen, bunlar için dahi sendikal bir girişimde bulunulması hatta bunların mahkemelere taşınacak duruma gelmesi, bakanlığın lakayt ve başıboş bir çalışma şekline sahip olduğunun önemli göstergeleri değil midir sizce? Bakanlık, üzülerek belirtmeliyim ki,  yalvar yakar iş yaptırılan bir kurum olmuştur. 

Sonuç olarak, bakanlığın eğitim camiasının önündeki, bahsolunan konulara ilişkin pusu ve buğuyu kaldırması boynunun borcudur artık. Sürüncemeye bırakılan iş ve işlemlerin kafa karışıklığını ve şüpheyi beraberinde getirdiği gözden kaçırılmamalıdır. Yoksa; MEB camiayı derinden sarsar ve dengeleri alt üst eder. Bu durum ise eğitim-öğretimin canına okur. 

Yönetmelikler şöyle biter: ‘Bakan yürütür.’ 

Ama, MEB yönetmelikleri artık yürütülemiyor. Mahkemeler, YD kararı verdiği için değil. Yeni yönetmelik çıkacağı için. Anlayacağınız MEB'den YD'li...


Tavsiye: Yönetmeliğin sonuna şöyle bir ibare konmalıdır artık: ‘Yeni yönetmelik için çalışmalar başlayınca bakan durdurur. ’ Böyle olursa, en azından hukuki denir. Tartışılmaz... 

Saygılarımla...    




Yahya ASLAN
banner182
Son Güncelleme: 23.02.2013 08:53
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol