MEB tarafından lise son sınıfın “test çözme/üniversiteye hazırlık yılı” olacağına ilişkin haberler çıktı.

Bireysel olarak/öğretmen olarak/ileride belki bir veli olarak/bir birey olarak buna inanasım gelmedi.

Ama çıktı.

2019’da eğitim alanında köklü ama nitelikli olmaya dönük beklentilerle girecekken bu haberin “bilimsel dayanağını” bile merak etmeyecek kadar soğudum umutlarımdan, beklentilerimden..

Öncelikli benim için kimin Mars’a ne gönderdiği, Elon Musk’ın neler yaptığı ya da PISA’da kaçıncı olacağımız önemli değil. Zira bu saydıklarım çok da hayati şeyler değil.

PISA her şeyi ölçen bir sınav olmadığına göre çok da değer atfetmeye gerek yok.

Ancak sorun şu:

PISA bile değer atfedilecek değerde değilse 2019’a üç beş kala 5 şıklı, sığ, ruhsuz, bezdiren, ülkedeki zihinleri sömüren testlere bu değer neden atfediliyor?

Öncelik testin beyin gelişime bir katkısı yok.

Sıfır bile değil.

Eksi değer üretiyor.

Dünyada yazılmış binlerce psikoloji kitabının özetini geçeyim size:

İnsan beyni çok boyutludur. Karmaşıktır. Henüz keşfedilmeyen yığınla yeri ve özelliği var. Ancak açık olan şu ki bu beyaz et parçasına ne kadar farklı girdi, zengin içerik, kullanılma pratiği, zihinsel işlem ve benzeri şeyle uğraştırılırsa o kadar büyür, gelişir, üretir, barışçıl olur, doğaya yönelir, estetik üretir vs..

Bizimse yaptığımız tek şey: A-B-C-D-E!

Artık halk ağzından konuşayım: Artık yeter!

Eğitim bilimi bu kadar katmanlı, boyutlu ve nitelikli yol alırken biz neden dönüp dolaşıp şu testlere dönüyoruz?

Test dünyanın en nitelikli, kapsamlı, verimli ve bilmem neci aracı/yöntemi mi?

Tek açık uçlu soru bile onlarca farklı birleşeni birleştirip çıkarsamalı, çözümlemeli sonuçlar doğurtup bireyi düşünmeye yöneltiyorken testlerdeki bu ısrar neden?

Ben kendimce bir yanıt buldum sanırım:

Her öğrenciye yeteneğini, ilgisini, eğilimini, sevdisini, başarılı olacağı bir alanı yaratamadığımız için sanırım hepsine aynı şeyi sunduk:

Test!

Aç karna: TEST

Tok karna: TEST

Sabah: TEST

Akşam: TEST

Hocam, benim müziğe ilgi duyuyorum: Olur mu hiç? Müzik karın mı doyurur? Al sana TEST.

Hocam, benim spora ilgim var: Saha yok, al TEST.

Vs vs..

Neredeyse 50 yıldır yaşamımıza giren testi neden bu kadar kutsadık?

Bu testleri çok iyi yapanlar ülkenin gelişimine nasıl katkı yapacak? (Kastım bireysel başarı değil. Tıp ya da yüksek puanlı bir mühendisliğe gitmek değil. Zira artık bu alanlar çok klasikleşti ve robotlar da az başarılı değil).

Eğitim fakültelerinde ölçme dersi neden verilir?

Hep test yapacaksak fakültedeki bilgi ve uygulamalar artık safsata olmaz mı?

Artık kırtasiye gidip bir test diyorsunuz o size envai çeşit testi seriyor.

Korkunç bir düzeydeyiz.

Evet, insan beyni korkunç düzeyde iyi bir makinedir. Canlı bir makine. Üstün başarılı elde edebilecek bir makine. Ama kullandırtabilirseniz.

Kullandırtamazsan ne olur?

  • Araçta emniyet kemeri kullanmaz.
  • Kedi köpek patisi keser.
  • Öğretmen sınıftayken ayağını masanın üzerine atar ve saygısızlık yapar.
  • Okul çıkısı müdürü bıçaklayıp öldürür.
  • Dağdan geçerken doğaya üstün hizmetler veren canlıyı avlar.
  • Hırsızlık yapar.
  • 40 sorudan oluşan matematik testinden 5 net  bile yapamaz.
  • Kendi anadilini anlayıp yorumlayamaz.
  • Şehirlerini ucubeye çevirir.
  • Doğayı yok eder.
  • Vs vs vs

Sınava girenler zaten binlerce soru çözmüyor mu?

Sabah ezanından yatsı namazına kadar soru çözmüyor mu?

Çözüyor!

Şunu far ettiniz mi?

Ben ettireyim:

Geçmişe doğru gittikçe öğrenciler daha az soru çözüyordu.

Ve geçmişe doğru gittikçe öğrenciler üniversite sınavlarında daha yüksek net ortalamaları yapıyordu.

Test konunun anlaşılıp anlaşılmadığını ortaya çıkarmak için yapılması gereken en ucuz, en işlevsiz yöntemdir.

Ama bizde artık bir haz kaynağı oldu. Evet haz kaynağı. Artık ilkokul öğrencileri bile tez çözdüğünde mutlu oluyor. Aileler daha da mutlu oluyor. Eğitimciler de.

Test artık bizde az kullanılması gereken bir araç olmaktan çıkıp amaç, yöntem, yuva, para kazanma alanı oldu.

İLLA LİSE SONDA BİR DEĞİŞİKLİK YAPILIK ÖĞRENCİLER ÜNİVERSİTEYE HAZIRLIK MI YAPILACAK?

O zaman şu yapılabilir:

-Öğrencilerin kendini kişilik olarak tanımaları için etkinlikler yapılsın.

- Öğrencilerin yeteneklerini geliştirecek alanlar açılsın ki üniversitede bunları üzerine daha da ekleme yapsın.

-Üniversiteden üst düzeyde yararlanmak öğrencilere fikir açıcı beyin fırtınaları yaptırılsın.

-Öğrenciler üniversitede ilk dönemlerinde aile ve tanıdığı çevreden kopacağı için yaşayacağı duygusal yoksunluğa alışık boşluğa düşmemesi için psikolojik eğitimler verilsin.

-Öğrencinin üniversitede bilimsel düşünüş, yaratıcı süreç, barışçıl toplum üretimi vb. için gelişimsel etkinlikler yapılsın.

-Öğrencinin puanına ya da toplumsal yönlendirmeye göre değil de ileride kişiliğine uygun mesleği seçmesi için kendine gidebileceği en uygun bölüme gidebilmesi için ona nitelikli rehberlik edilsin.

-Ona üniversitede verimli ders çalışma yöntemleri üzerine bilimsel eğitim verilsin ki vize final gecelerinde sabahlamasın.

-Şehirler, şehirlerin iş ve sosyal imkânları tanıtılsın. Tanıtılsın ki öğrenci otogarda indiğinde düş kırıklığı yaşamasın.

-Lisedeki üç yılın yorgunluğunu giderecek sosyal, sanatsal ve sportif etkinlikler yapılsın ki öğrenci üniversiteye bedensel ve fikirsel enkaz olarak gitmesin.

-Öğrencinin üniversitede ekonomik bağımlılığını azaltmak için kendine uygun iş olanakları üzerine eğitim verilsin. Böylelikle daha öğrenciyken kendi yaşamını idame ettirebilme sorumluluğu ve bilincini alsın.

Vs. vs.

--

Üstelik test içerikleri hep aynıyken bu ısrar neden?

Veteriner seçimi: Türkçe, matematik, tarih, coğrafya, fen…

Tıpçı seçimi: Türkçe, matematik, tarih, coğrafya, fen…

Hukukçu seçimi: Türkçe, matematik, tarih, coğrafya, fen…

Öğretmen seçimi: Türkçe, matematik, tarih, coğrafya, fen…

Botanikçi seçimi: Türkçe, matematik, tarih, coğrafya, fen…

Genetikçi seçimi: Türkçe, matematik, tarih, coğrafya, fen…

İlkokulda: Türkçe, matematik, tarih, coğrafya, fen…

Ortaokulda: Türkçe, matematik, tarih, coğrafya, fen…

Lisede: Türkçe, matematik, tarih, coğrafya, fen…

Üniversitede: Türkçe, matematik, tarih, coğrafya, fen…

Üniversite sonrası: Türkçe, matematik, tarih, coğrafya, fen…

İyide bu bireylerin beyinlerde hiç mi farklılaşma olmaz mı ki biz hep aynı soruları soruyoruz?

Testlerin net oranı yükselince ne olacak?

Hiçbir şey!

Çünkü yaptığımız sınavlar görecelidir.

Yani öğrenciler matematiği iyi yapınca ülkenin su sorunu çözülmeyecek ya da hava kirliliği.

Çünkü sizin zaten gereğinden fazla mühendisiniz var.

Bu bir sıralama sınavı, baraj sınavı değil.

Su 100 derecede kaynar ama 100 puan alan her öğrenci nitelikli birey olmaz.

Nitelikli olmayı siz yaratacaksınız ve bunu testlerle sağlayamazsınız.

Şu ana kadar yazdıklarım mevcut durumun değinimi, şayet sistem değişirse olacaklar değil.

Olacak olan daha da kötüdür.

Yazıyı, çok az test çözmüş bir insanın yaşamıyla bitirelim ve dileyelim böyle bir çalışma hayata geçmez ve daha nitelikli süreçlerle daha sürdürülebilir bir sürece gireriz.

(Instagram: eydinmeral)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.