banner374
    Günlerdir eğitim camiası MEB'in yeni yasasını konuşuyor.Bu yasada eğitim camiasının birçoğunu ilgilendiren kısımlar mevcut.Bu yasa ile yapılan değişiklikleri başlıklar halinde özetlersek şöyle sıralayabiliriz

  1-Dershanelerle ilgili değişiklikler
  2-Dershane Öğretmenlerinin durumlarıyla ilgili değişiklikler
  3-Aday öğretmenlerle ilgili değişiklikler
  4-Eğitim Denetmenleriyle ilgili değişiklikler
  5-Yöneticilerle ilgili değişiklikler

     Tüm bu başlıklarda yapılan değişiklikler paydaşları memnun etti mi acaba? Bence memnun etmedi hatta çoğunu bir hayli rahatsız etti.Yapılan deşikliklerle, ilgili kişilerin özlük haklarından biraz daha çalındı.

      Bu yasayla yapılan değişikliklerden birisi olan Aday öğretnmenlerle ilgili başlıkta yapılan değişiklik şöyle; aday öğretmenliğe atananlar en az bir yıl fiilen çalışmak, adaylık döneminde herhangi bir disiplin cezası almamış olmak ve performans değerlendirmesine göre başarılı olmak şartlarını sağlamaları kaydıyla sınava girmeye hak kazanacaklardır. Yazılı ve/veya sözlü olarak yapılması öngörülen bu sınavlarda başarılı olan adaylar öğretmen olarak atanırken, başarılı olamayanlar bir başka il emrinde görevlendirilecek ve kendilerine bir yıl içinde tekrar bu sınava girme imkanı tanınacaktır. Sınava girmeye hak kazanamayanlar ile üst üste iki defa sınavda başarılı olamayanların ise memuriyetle ilişiği kesilecek.

     İşte bu yapılan değişiklikle Milli Eğitim Bakanının ifadesiyle MEB mevzuatına yeni bir kelime daha girmiş olacak,bu kelime Aday öğretmen adayı yani KPSS'ye gireceklere biz bu güne kadar öğretmen adayı diyorduk artık bu ifadeyi kullanmayacaz.Çünkü KPSS'yle atanmış aday öğretmenler tekrar mülakata alınıp mülakat sonucunda başarılı olunursa öğretmen olunacağı getirilmiştir.Bu değişikliğin gerekçesini TV programlarında   Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi AVCI şöyle açıklıyor;bu zaten 657 sayılı devlet memurları kanununda vardı biz bunu sadece işlevsel hale getirmiş olduk.Ancak sayın Bakanımıza hatırlatmak isterim ki MEB mevzuatına göre Aday öğretmenin derse tek başına girmesi,okulda nöbet tutması mümkün olmamasına rağmen bunların tam aksi oluyor.Eğer uygulamalar mevzuata uyumlu hale getirilmeye çalışılıyorsa aday öğretmenlerle ilgili yukarıda bahsettiğim durumlar neden dikkate alınmadı?

       Türkiye'de her sınavın sonuna bir mülakat koymak son zamanlarda alışkanlık haline geldi.Bu alışkanlıkdan KPSS de nasibini alacak anlaşılan.Türkiye'de mülakatlar hakkıyla yapılmamasına rağmen bu yolu tercih etmek anlaşılır gözükmüyor.Bütün insanların kafasında mülakat eşittir torpil olmasına rağmen bu tür uygulamalardan vazgeçilmiyor.İnsanların kafasında bu algı bulundukça mülakatla ilgili şüphe daima  devam edecektir.

       MEB'in eğitim camiasını rahatlatacağı ve strese sokmayacağı uygulamaları bekliyoruz.Bakanın ifadesiyle Öğretmen aday adayları zaten KPSS'yle yeterince strese girip yıpranıyorlar,bu insanları bir de öğretmenliklerinin ilk yıllarında yıpratmanın bir anlamı yoktur.Bunun için KPSS ,Öğretmen adayları için yeterli ölçüt demeliyiz.   Saygılarımla.. 


             İbrahim ERDOĞAN

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Ogretmen 3 yıl önce

bunlar hic dusunmezler mi 24 25 yasina kadar okumus. mezun olmus. 1 2 sene ogretmen olmak icin ugrasmis. sonra kazanmis atanmis. tut ki mulakatta birsey oldu basarisiz bulundu. ikincide de ariza cikardilar. meslekten attin bu kisi ne yapacak bu yastan sonra. nerede is bulacak. kpss yuzunden intihar edenler var. bu durumda atilan ogretmenler bunalima girer . sonu allah korusun diger intihar edenler gibi olabilir. eger yeterli bulunmadiysa hizmet ici egitim ver. yetistir ne ise yariyorlar ki.