banner374

   Bakan Ömer Dinçer’in,  kararlarıyla milli eğitime yön verdiği ve toplumu etkilediği gerekçesiyle, yönetim anlayışının incelenmesi son derece önem taşımaktadır. Çünkü Dinçer’in yönetim anlayışı, milyonlarca öğrenci, veli, öğretmen ve okul yöneticilerini etkilemektedir. Yine, Bakan’ın yönetim anlayışının incelenmesi, bundan sonraki eğitim uygulamalarına kaynaklık edebilir. Bu nedenle, izleyen satırlarda, Bakan Dinçer’in yönetim anlayışı,  Mc.Gregor’un “X” ve “Y” kuramı çerçevesinde, yaptığı uygulamalarla birlikte ele alınıp bir senteze gidilmektedir.

         Mc Gregor, insanın doğasına ilişkin iki görüş ileri sürmektedir. Birincisi “X” kuramı, olarak adlandırılmaktadır. Mc.Gregor’un geleneksel yönetim ve denetim anlayışının ( X kuramı) temel sayıltıları şunlardır:

1- Normal olarak insanlar işi sevmez ve elinden geldiği kadar işten kaçar.

2- İnsanın bu, “işi sevmeme özelliği” nedeniyle, insanların çoğu örgütsel amaçların elde edilmesinde yeterli çabayı göstermeleri için zorlanmalı, denetlenmeli, yönetilmeli ve ceza ile korkutulmalıdır.

3- Normal bir insan yönetilmeyi yeğler. Sorumluktan kaçmak ister.mebpersonel.com

 “Y” Kuramının temel sayıltıları ise şunlardır:

1- Dışarıdan denetim ve ceza ile korkutma, örgütsel amaçlara yöneltecek tek yol değildir. İnsanlar, bağlanmış olduğu amaçlara hizmet ederken, kendi kendini denetim yollarını kullanırlar.

2- Uygun koşullar altında sıradan bir kişi, sorumluluğu sade kabul etmeyi değil, fakat aramayı öğrenir.                                                                                                                                      


 3-Örgütsel sorunların çözümünde göreli olarak yüksek derecede, imge, ustalık ve yaratıcılık vardır.

      Bütün bunlardan çıkan sonuç, “X” kuramı, yetki kullanma ile yönetme ve denetlemedir. “Y” kuramının temeli ise iş görenlerin, kendilerini örgütün hedeflerine adama yoluyla, özel amaçlarını daha fazla gerçekleştirebilecekleri bir ortam yaratılması gerektiğidir.           

       Öğretmen açısından bakıldığında, “Y” kuramına göre yönetilmek en uygun yöntemdir. Çünkü “Y” kuramında da belirtildiği gibi öğretmenler kendi kendilerini yönetecek ve denetleyecek eğitim düzeyine sahiptirler. Yine, eğitimsel sorunların çözümüne katkı sağlayacak eğitim düzeyine sahiptirler. Diğer taraftan, sorumluluk almayı kabul edecek kadar formasyona sahiptirler.

     Bütün bunlarla birlikte Bakan’ın,  bu iki kuramdan hangisine daha yakın olduğu merak konusudur.

            Dinçer’in uygulamalarına bakıldığında, bu kuramlardan, “X” kuramına daha yakın olduğu görülmektedir. Örneğin, Alo! 147 telefon hattı devreye sokularak, öğrencilere şikâyet hakkının tanınması, aslında mesleğinin uzmanı olan öğretmenleri denetim altında tutmak anlamına gelmektedir. Yine, 4+4+4 eğitim yasası ile ilgili olarak, hiç bir aşamada öğretmenlerin görüşleri alınmayarak, “X” kuramında belirtildiği gibi, onların doğrudan yönetilmesi ve denetlenmesine dolaylı olarak vurgu yapılmaktadır.

Diğer taraftan, gerçek olmadığı halde, Bakan tarafından, öğretmenlerin az çalışıp, çok maaş aldıkları şeklinde lanse edilmesi, dolaylı olarak “X” kuramının temel sayıltılarına gönderme yapılmaktadır. Benzer şekilde, özür grubunda bekleyen öğretmenlerin sorunlarına çözüm getirmeme eğilimi, onların, okulun amaçlarının gerçekleştirilmesi doğrultusunda bireysel amaçların önemini kabul etmemek anlamına gelmektedir.

          Sonuç olarak, Bakan Dinçer,  1900’lerin bir yönetim anlayışını benimsemektedir. Bu anlayış da “X” kuramının temel sayıltılarında gizlidir. 

Eğitimci/Yazar Hasan Güneş  hgunes0202@gmail.com 

www.mebpersonel.com

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
.. 4 yıl önce

bu hükümet memurları dövüp halka şirin gözükmek üzerine siyaset yapmaktadır.çünkü halkın oyu daha çok. basiretsiz insanlar

Avatar
YNS 4 yıl önce

ne anlar iktisatçi eğitimden. her şeyi yüzüne gözüne bulaştirdi durum ortada.a
tamalar, özür grubu öğretmensiz siniflar.

Avatar
fd 4 yıl önce

yazıklar olsun bzi böyle surundürenlere sistem yok hiç bir şey yok...

Avatar
mert 4 yıl önce

eşin branşını branşını zorla değiştir...atamaları bu vakte kadar beklet..eline yüzüne bulaştır..şimdi kiralık ev bulma derdine , çocuğumuza okul arama derdine düşür bizleri...ömer bey sayesinde aile huzurumuz kalmadi vallahi...

Avatar
veli kul 4 yıl önce

aşağılık kompleksine kapılmış ve insan düşmanı olarak kendini bileğlemiş bir bakan duruyor karşımızda, ama artık bir canavar yarattı, elime geçen ilk fırsatta milleti ezeceğim, başta öğrencilerden başlayacağım, üniversitede hocayım girdiğim dersteki öğrencilerin çoğunluğunu bırakarak herkesin beni aramasını ve geçirmem için ricada bulunmasını bekleyeceğim ve egomu tatmin edeceğim, şuan bakanın psikolojisini daha iyi anlıyorum

Avatar
branş 4 yıl önce

biyoloji öğretmeni olarak atanan fen teknolojiye geçer ama sınıf öğretmeni olarak atanan biyoloji öğretmeni fen teknolojiye geçemez kafaya bak . akla bak. nasilsaniz öyle yönetilirsiniz

Avatar
Vatan Vatansever 4 yıl önce

Yürekten katılıyorum.Çok doğru ve bilimsel saptamalar.Özellikle de sınıf öğretmenlerini hedef alması ve itibarını düşürmeye çalışması nedeniyle şuna eminim ki şartı tutan tüm sınıf öğretmenleri kendi yan alanlarına branşa geçmek için başvuruda bulunmuştur.

Avatar
arkaine 4 yıl önce

sistemin boyle olması gereklidir,hatta bu denetlemeler su anda cok az durumda...nedenine gelirsek,pisa raporunda sonda ikinci olan,sınavlardan on binlerce kisiye sıfır cektiren,veli ve ogrenciyi kac yıldan beri dershane kapılarına mecbur eden,egitim ve es ozrunu daha iyi yerlere kacmak icin kullanan,forum sitelerinde brans ve sınıf ogretmeni sıfatıyla birbirlerine hakaret eden ogretmenlerimizi cok daha fazla denetlememiz ve rekabet sistemine sokmamız gerekmektedir,artık sınıfın kapısını kapadım iceride istedigimi yaparım devri bitmelidir...