banner374
MÜDÜR ODASINI SINIF YAPTI ÖDÜL OLARAK GÖREVDEN ALINDI

Şu müdürlük meselesinde öyle hazin sonuçlar ortaya çıktı ki hangisini yazacağıma karar veremiyorum. Ancak birisini yazmazsam kul hakkına girerim diye düşünüyorum. Kul hakkının hesabını vermek zor olduğuna göre…

Yeni okuluna rotasyon sonucu gelmişti. Daha hoş geldiniz faslını ya da çiçek böcek saçmalıklarını beklemeden kendisini paçalarını sıvamış vaziyette gördük. O zamana kadar “okulumuzun imkânları” diye olmaz denilen boya işlerini olur kılmış ve bizzat takip ediyordu. “Okulların açılmasına yetişir mi hocam” sorularını duymazdan geliyor ve yoluna yürüyordu. YETİŞTİ.

“Koskoca okulda iki projeksiyon mu olur” diye söylerken işitiyorduk kendisini. “Olmaz tabii hocam” diyenlerin çözüm üretmediklerini görüyor ve “bu sene sınıfların yarısı projeksiyona kavuşacak” diye söz veriyordu. Bir yolunu bulursa hibe yoluyla bulamazsa kendi cebinden projeksiyon cihazları aldı okula. Evet, kendi cebinden. Hülasa okulumuz projeksiyonlara KAVUŞTU.

“Derslik sistemine geçmeliyiz” dediğinde “Hani sınıf hocam” diyenlere derslik sisteminin faydalarını izah etti günlerce. Okulumuz sadece iki ay içinde derslik sistemine GEÇTİ .

“Sınıfımızın perdesi olsa ne güzel olur” demiştim bir keresinde. Ertesi gün tüm sınıflara perde takıldığını görünce hayretimi gizleyememiştim. “Allah Allah! Eskinden olsa iki yılda yaptıramazdık bunları” cümlelerinin yankısı öğretmenler odasında hala duruyordur.

“Böyle öğretmenler odası mı olur, el yıkayacak lavabomuz bile yok, şuraya bir lavabo ve mutfak dolabı yapsak” dediğimde “Hocam, sen git, görüş, gelip yapsınlar, gerisini hallederiz” demişti. Gerisini, ilerisini yani hepsini HALLETTİ.

“Okul bahçemiz geniş lakin iki çam ağacı ile olmuyor” diyordu. Baktık, belediyenin ağaç sökme makinaları on beş yaşlı çamları okul bahçesine dikiyorlar.

Kışları güney cephedekiler yanıyor kuzeydekiler donuyordu. Hele bir de duvar köşeleri nem çekiyordu ki görmek istemezsiniz. Mantolama yaptırdı, sorun morun KALMADI.

Yıkık dökük bahçe duvarlarının üstü okul kapısı gibi çalışıyordu. Duvarlar yükseltildi. “Bir de tel örgü çektirsek tamam” diyordu. Okula en son gittiğimde o işte TAMAM OLMUŞTU.

Derslik ihtiyacı oldu bir zamanlar. Ne yapsak ne etsek diye düşünürken müdür bey çözümü bulmuştu. Kendi odasını boşalttı ve sınıfa çevirdi. Kendisi mi? Memur odasını ortak kullanmaya başladılar. Deri koltuklu makam odalarından hiç hazzetmez zaten.

“Öğretmenlik vicdan meselesidir” derdi hep toplantıda. Allah var, kendisi vicdanıyla hareket ederdi. O yüzden vicdanlarda mahkûm olmadı hiçbir zaman. Ama değerlendirme sonucu “güya” mahkûm edildi.

Sebebi neydi acaba barajı geçememesinin? Sendikasızdı. Başka? Parti ile yakın ilişkisi yoktu?

Bu mu adalet?

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
taktir 2 yıl önce

bizim halk eğitim müdürü her çeşit kurs açtı .seminer yarışma başarı ödülleri.ve takdir edildi.......görevden alındı

Avatar
Şükrü gürün 2 yıl önce

her yerde aynı şey şükrücüüm

Avatar
Mtan 2 yıl önce

teşekkürler hocam müdürümüzden çok az bahsetmişsin ama olsun

Avatar
adalet adına 2 yıl önce

hesabını veremeyecekler. firavun da kendini yenilmez sanmıştı ama. allah onlara mühlet verir...... allah insanı sadece fakirlikle hastalıkla imtihan etmez, makam zenginlik para evlat bollukla da sınar. bu daha zordur. onlar kaybettiler. onu bile fark edemeyecek kadar zafer sarhoşular. o kadar çok ah aldılar ki. zannediyorlar ki aldıkları dualar onları kurtaracak. ama kul hakkı öyle kolay silinmez sicilinden. ne kadar iyilik yapsan da o haklar durur günah terazinde. sonra allah insanı beklemediği yerde yakalayıverir. imtihan bitmiştir.