banner374

Psikoloji öğretmenim Ercan Bey’ in tespitleri dikkat çekici. Mesela kızlar neden konuşkan olurlar anlattı. Diyor ki; çocukken kız çocukları erkek çocuklarına göre daha fazla konuşmak zorunda bırakılıyor, bu yüzden de kızlar büyüdükçe bu alışkanlıkları pekişiyor ve konuşkan oluyorlar. Nasıl mı? Çok basit. Erkek çocuk değerli görülüyor aile tarafından ve elini uzatarak suyu gösteriyor annesi hemen koşuyor su getiriyor, yüzünü ekşiterek televizyona bakıyor erkek çocuk; annesi hemen istediği kanalı açıyor. Böyle böyle erkekler çok konuşmak zorunda kalmadan kendini ifade etmeyi öğreniyor. Kızlar ise kendini ifade edebilmek için sürekli konuşuyorlar, istedikleri şeyleri uzun uzun anlatmaları gerekiyor diyor Ercan öğretmenim ve ekliyor; anlaşılmayan insan çok konuşur.

Kızların konuşkan olma sebebinin bilimselliğe dokunduğu noktaları tartışmak gerekir. Ama anlaşılmayan insanın çok konuştuğuna inancım tam. Çünkü doğamız gereği bir sosyal çevreye ait olmak, onaylanmak istiyoruz; bizi destekleyenler olsun istiyoruz. Yalnız kalamıyoruz. İstiyoruz ki bizim gibi düşünen insanların da var olduğunu bilelim. Hatta bilmek bile yetmiyor bazen. Haykırmak istiyoruz doğaya, bak benim gibi düşünen çok insan var diye. Anlaşılmak istiyoruz… Çünkü ancak bizi anlayan insanlar bizi onaylar. Anlattıkça anlatıyoruz, düşüncelerimizin peşi sıra gelmeleri için, önce bizi anlamalılar.

Anlaşılmayan insan sadece çok konuşmaz. Bazen de yazar. Tanımadığı insanlara seslenir. Süsler de süsler kelimelerle düşüncelerini. Kurduğu hayallerini yazar mesela. Hiç görmediği bir şehirde, hiç yaşamadığı bir iklimi. Oturur mesela masaya isyanlarını yazar, uzun uzun anlatır suyun önemini, dikkatli kullanmamız gerektiğini. Sokakta gördüğü evsizlere üzülür, gelir üzüntüsünü anlatır. Bir diğerinin derdi kadına şiddettir mesela, yaşadıklarını, gördüklerini, içinde kızgın nehirle akan bütün isyanını yazar.

En çok aşk hakkında amatör yazıların olması tesadüf müdür sanki? Hepimizin karaladığı bir şeyler vardır aşk hakkında. Çok sevmişizdir, duygularımız aklımızı avuçları arasına almıştır ama en çok da anlaşılmadığımızı düşündüğümüz için sarılırız kaleme ve kağıda.

Ben takip ettiğimde mantığımın izlerini, yazdıklarımız farklı olsa da bir çoğumuzun anlaşılmadığı için yazdığını düşünmeye başlıyorum. Ercan hocama saygılar, sözlerine katılıyorum; anlaşılmayan insan çok konuşur ve ekliyorum; bazen de yazar.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol