banner374
 ÇOKLUĞUN HANTALLIĞI VE YETÖB
 
Mükemmel olabilmenin birincil koşulu sıfır noktasının belirginleştirilmesidir. Sıfır noktasının objektifliği herkesçe malumsa yükselişin amudiliği legaldir. Ahmet Selim diyor ki; “Akıl ile kalp arasındaki sağlıklı ilişki, akl-ı selimi ve kalb-i selim'i oluşturur. Bu beraberliğe paralel olarak zevk-i selim teşekkül eder. Bu tablo bir bütünlüğün kemâl kıvamına kavuşmasıdır. Mükemmele varılamayabilir, ama yolculuk oraya doğrudur. Mümkün ve nasip olduğu kadar gerçekleşir.”
Zekanın çok boyutluluğunun tekilleştirilmesiyle yani mananın bırakılıp maddileştirilmesiyle dönüşsel buhranların kaygan zemininde yıkılabileceği vurgulanır. Batı felsefesinin materyalist nörologları mananın kuşatıcı ve kalb-i selim kısmını atladıklarından zevk-i selime bir türlü mazhar olamamışlardır. Faraza Comte ve Nietzsche gibi filozoflar buhranlar ve bunalımlar geçirerek öldüler. Zaman içerisinde panteist ve deist körlükler bizim kültürümüzü de obstrüksiyon etmeye çalışmış, kısmen de başarılı olduğu yerler olmuştur. İşin özüne inersek fikirsel bağlamın manadan kopuk yanıyla batı bu zamana kadar etkili olabilmiştir ancak bu bizim kendi mükellefiyetimizin farkındasızlığı ile olabilmiştir. Biz panteistlere, deistlere, hiççilere arenada geniş aralıklar bahşetmemiş olsaydık bugün İslam Dünyası, dünyanın gözünde temerküz noktası olacaktı.
 
Eğitim, ülke sathında genel bir mesele olduğu, hepimizin uzlaştığı ve “düzelsin artık” diye beklediğimiz bir konu. Bu konu 19. yy’dan sonra cumhuriyetimizle beraber devam edegelen sorunlar yumağına dönüştü. Anakronik bir eğitsel anlayışın fikri ve düzlemsel boyutunun her alanda hissedildiğini görüyoruz.
 
“Ne yapılabilir ki?” mecalsizliği “bu kadar yeter!” umarsızlığına dönüşüyor.
 
Ne yapılmalıdır?
 
NEO-KONSTRÜKTİVİST ANLAYIŞ: HEDEF 2071
 
Nedir bu?
 
Konstrüktivist, yapısalcılık, yapıcılık demektir. Neo-konstrüktivist ise yeni yapısalcılık demektir. Yeni yapısalcılık anlayış diye tevil edebileceğimiz bu anlayış ile sistemsel hataları ayıklayarak yeniden ve daha radikal çözümlere kavuşturabiliriz.
 
Başbakan Recep Tayip Erdoğan, Ak Parti’nin son kongresinde gençlere seslenerek “Yürüyün gençler! Biz hedef 2023 dedik, siz Malazgirt’ten sonra Anadolu’nun 1.000. kuruluş yılı olan 2071 deyin. Hedef 2071!” sözlerinden çok etkilendim.
 
Ak Parti, 11 yılda yapısal bağlamda çok radikal revizyonlar yaparak Türkiye’ye muazzam bir çağ atlattı. Türkiye’nin 2001’deki süklüm püklüm hali bugün artık yok. Aynı zamanda insanlarımızın zihinsel dünyaları da 11 sene öncesine göre çağ atladı.
 
Mamafih, bu radikal değişimler dünyanın geldiği nokta itibarıyla yeterli görünmüyor. Bu yetersizliği tabiî ki hükümete yıkmak işin kolayına kaçmak ya da elimizdeki çözümsüzlüğü dipsiz kuyuya sallamak olur. Dünyanın hiçbir yerinde halkın desteği olmadan yalnızca devlet erkanı mükemmel devlet olamamıştır. Ancak hükümet bazı yolları açmak zorundadır.
 
Yapısal değişiklikler noktasında sayın başbakanımızdan bazı yenilikler yapmasını bekliyoruz. Çünkü cumhuriyetten bu yana gelgeçli hükümetler sonrası akl-ı selim ve kalb-i selim sonucu zevk-i selimin oluşamaması siyasetin karanlık pusularında boğulmaya terkedilmiştir.
 
YÜKSEK EĞİTİM-TERBİYE-ÖĞRETİM BAŞKANLIĞI (YETÖB)
 
  1. Milli Eğitim Bakanlığı’nın siyasetten tamamen ayrıştırılması gerekir. Yani bakanlık tamamen lağvedilmelidir. Bunun yerine YÖK gibi özerk bir kurum oluşturulmalıdır.
  2. Bu özerk kurumun adı; Yüksek Eğitim-Terbiye-Öğretim Başkanlığı (YETÖB) olabilir. YETÖB’ler Türkiye’deki 7 bölgede yarı özerkleştirilmiş kurumlar haline getirilmelidir. Bunun nedeni bölgesel farklılıkları minimize ederek bölgesel özellikleri yansıtabilen tamamlayıcı bir işlev göstermesini sağlamaktır.
  3. YETÖB’ler bölgelerinin konjonktürüne bağlı olarak yapılandırılmalıdır. Uygun yerlere kampus okullar uygun olmayan yerlere parçalı okullar inşa edilmelidir.
  4. YETÖB’ler öğretmen ihtiyacını öncelikli olarak kendi bölgelerinden karşılamalı, eğer karşılayamıyorsa futboldaki transferler gibi farklı bölgelerden öğretmen transferi yapılmalı, maaş konusu da YETÖB’ler ile öğretmen arasında senelik imzalama yoluyla yapılmalıdır. Yani kendi bölgesinde görev yapan öğretmene Bölgesel YETÖB’lerin belirlediği maaş, transfer edilen öğretmene ise anlaşma yoluyla verilecek maaş ödenmelidir.
  5. Öğretmenler sözleşme ile işe başlatılmalı, sözleşmenin zamanı Bölgesel YETÖB’lere bırakılmalıdır.
  6. Her YETÖB, kendi bölgesel ihtiyacına uygun konuları, dersleri okutmalı, lüzumsuz bilgilerle zaman kaybetmemelidir.
  7. YETÖB’ler öğretmenin gelişimine olanak sağlamalı, üniversiteler ile ilkokullar arasında mekik dokuyan öğretmenler olmalıdır. Kendi gelişimini sağlayan öğretmenlerin öğrencilere yansıyacak faydaları öğrencilerin ufki gelişimlerinde pozitif olabilecektir.
  8. YETÖB’lerin idari ve akademik boyutlarında titiz bir yapılanma oluşturulmalıdır. Türkiye’de çok sayıda eğitim akademisyeni bulunmaktadır. Bu kıymetli akademisyenlerden yöntemsel ve yönetsel alanda ve akademik boylamda yararlanılmalıdır.
  9. YETÖB’ler il ve ilçelerde de yapılanmalıdır.  www.mebpersonel.com


BESTAMİ BOZKURT
EĞİTİM UZMANI

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
yeter bee 4 yıl önce

az içine ışmıştınız tam ıçın..

Avatar
aydın 4 yıl önce

genel anlamda bazı noktalara katılsamda yazınız geneline katılmamakla birlikte eğitimin özelin eline bırakılması yanlıştır eski devletimizin çöküş sebeblerinden biridir beşikulemalığı bu yazınızın sonucu bunu getirir zaten yeni devletimizdede yaygınlaşmaya başladı bu önerinizle tavan yapar

Avatar
aydın 4 yıl önce

katıldığım nokta zihinsel anlamda çağ atlanmış olabilir fakat bunu akp yapmamıştır yapılma sebebi fare için kedi kedi için köpektir

Avatar
aydın 4 yıl önce

yani sistemi her yanından çekiştirilmesine karşılık emniyet sibobu yeni doğanlardır

Avatar
aydın 4 yıl önce

yada şöyle denilebilir aç sürülerinin yeni manevrallarına ancak halkın zihninin biraz daha berraklaştırılmasıyla karşılık verilebilir ancak kendini koruyabilecek kadar berraklık

Avatar
ömer faruk 4 yıl önce

insanlar 2023 ü bekleyemezken 2071 nereden çikti. bu insanlarin ümitlerini kirar. yarin öbürgün 22250 uzaya yerleşeceğimiz çağ deseler şaşmayin. traji komik duruma düşmeyelim boşuna oyalanmayalim. bu gündene tezi yok dünya ve ahiret hayatimizi mamur edelim. birkalim böyle tul_i emelleri.

Avatar
aç tavuk 4 yıl önce

aç tavuk kendini darı ambarında görür

Avatar
eski bir öğrenciniz 4 yıl önce

hocam ellerinize sağlık. dücane cindoğlu hocanın üslubu kokuyor makaleniz. heyecan duyarak okuyorum. kaleminize sağlık