Bir öğretmen olarak en çok yorulduğum gün; nöbetçi olduğum gündür.

 

Aslında bir öğretmen her gün nöbetçidir.

 

Okuldaki herhangi bir öğrencinin olumsuz bir durumuna kayıtsız kalamazsın, sorusunu cevaplandırmak istersin.

 

Senden yardım isterse geri çeviremezsin bir insan olarak. Ama kural gereği nöbet günlerinde bambaşka bir sorumluluk çepeçevre sarar tüm benliğini.

 

Erkenden gidersin okula, geç çıkarsın okuldan. Tüm okulu a’ dan z’ ye gezersin.

 

Olumsuz bir durumu gerekli mercilere anında bildirmen gerektir, bunu bilirsin.

 

Sıkıntı üreten öğrenciler varsa bunları uyarırsın, konuşursun onlarla güzelce. Kimi anlar kimi anlamaz, o ayrı ama en azından öğrenciye yol göstermiş olursun.

 

Pencerelerden sarkanlar olduğunda da anaç bir tavırla çocukları uyarırsın.

 

Söz konusu öğrenciye onu rencide etmemeye çalışarak hafiften kızarsın.

 

Bazen tatlı sert olabilmek gerektir, bunu bilirsin. Aslında öğretmenlik bu dengeyi kurabildiğinde yerini buluyor.

 

Neyse dışarıdan sorumluysan diyelim karlı günlerde de dışarı çıkar öğrenciler kar topu oynarlarken yüzlerine ve kafalarına sert atan öğrencileri oyun dışı bırakırsın.

 

Kabansızsa, şapkasızsa bir öğrenciyi asla dışarı çıkarmaman gerektiğini bilirsin çünkü hasta olmalarına gönlün razı olmaz.

 

Yüksekçe bir alana çıkar tüm öğrencilere kuşbakışı bakarsın.

 

Olumsuz bir durumda sesini duyurabilmek için hafiften gırtlağını yırtarsın.

 

Zil çaldı mı: ‘hadi çocuğum içeriiii’ naraları atarsın. ‘ aç defterini kitabını öğretmenini bekle’ diye eklersin.

 

Gidersin öğretmenler odasına kalan bir dakikada biraz ısınır ama bir yandan da sıradaki dersin yapılacaklarını düşünür, yeni bir haber var mı diye arkadaşlara ya da müdüre sorarsın.

 

Okula ziyarete gelen varsa selam verirsin ve öğretmenler zili çalar, derse geçersin.

 

Yeni bir zil çalar ve zil çaldığında bu döngü devam eder.

 

Öğle arası da okula erken gelir BT(bilgisayar ve teknoloji ) sınıfını ve kütüphaneyi açarsın. Son zille de bir nöbeti daha bitirmenin verdiği huzurla saatini doldurmayı beklersin. Süren bitince bu günü kazasız belasız atlattığına dua ederek imzanı atar evinin yolunu tutarsın.

 

Bu sene okulda taşımalı eğitime başladık ve branş öğretmenlerimizin işi çok zor.. YİBO daki öğretmenlerin sorumluluğu da hakeza...hatta daha fazla desek doğru olur... Onlarca öğrencinin sorumluluğunu taşımak insanı yoruyor ve nöbet günlerinde özellikle çocukların ne gibi sorunlarla karşılaşacağını kestirmek çok zor bu yüzden en güzeli her türlü olasılığı düşünerek İLK YARDIM bilgilerimizi güncellemektir. Zira yaralanmalar, bayılmalar, düşmeler vb. birçok sorunla karşılaşabiliriz. Dilerim olmaz ama hayatta her şey yarı yarıyadır... Olabilirim, olabilirsin, olabilir…

 

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
nöbetçi öğretmen 3 yıl önce

ben de yarın nöbetçiyim, en az iki ders saati fazla ayakta kalacağım, akşam eve yürüyerek giderek kan dolaşımımı hızlandıracağım.

Misafir Avatar
öğretmen 3 yıl önce

bende öğretmenim bugün hem nöbet tutum hemde evde iki saattir yazılı okuyorum.bizerden başka var mı hem okulda hemde evde çalışan?

Misafir Avatar
magdur muallim 3 yıl önce

sızlanmayın öğretmenlerim bakın bakanımız da başbakanımızda ne dediler en az çalışan öğretmenlerdir dediler. onlardan dahamı iyi biliyorsunuz...:)) artık ruhuma işlemiş söylenenler asla da silinmez.

Misafir Avatar
sınıfçı 3 yıl önce

eda hanıma sonuna kadar katılıyorum eğer bulunduğunuz yerde okulun anlamını kavrayamayan bir toplum,okula neden geldiğini bilmeyen öğrenciler,bulunduğunuz yerde kan davalı olanlar ve bunları görmezden gelerek hala nöbetlerimiz verimli geçmiyor diye hayıflanan idarecilerimiz olduğu müddetçe bu nöbetler bitmezzz arkadaşlar bitmezzzz

Misafir Avatar
15 saat çalışmak olayı 3 yıl önce

derinden unutmayacağım yaradır.keşke öğretmen olmasaydım .ve bu söz olmadı olmadı

Misafir Avatar
askerde iki'şer saat nöbet! 3 yıl önce

askerliğim boyunca son haftaya silahımı teslim edene kadar, gündüz iki saat gecenin en uykulu vakitlerinde iki saat iki dolu şarjörle nöbet tuttum. ama nöbetçi öğretmenken tutuğum nöbetin yanında neymiş o nöbetler... ahhhh. sadece derin bir ahhhh...

Misafir Avatar
biyaa 3 yıl önce

tebrik ederim eda hanim duygularımıza tercüman oldunuz. yazılarınızın devamını bekliyoruz.

Misafir Avatar
osman 3 yıl önce

görev görevdir lakin herkes elini taşın altına koyacak,fedakarlık lafları bitmez ise öğretmen derdi bitmez,öğrencisi,velisi kullanır.ne zamanki halk kalitesi seviyesini bulur görev seve seve yapılır.