banner374
 1990’lı yılların sonlarına kadar eğitim ve öğretim işi usta-çırak ilişkisi içinde yürüyen bir yapıya sahipti. Hızla gelişen teknoloji, internetin hayatımıza girmesi bu yapıyı derinden sarstı. Özellikle en büyük öğretmenimiz olan Google’ın hayatımıza girmesiyle bu usta-çırak ilişkisi son buldu. Artık ülkenin en yüksek dağını öğretmenimize sormamıza gerek kalmamıştı. Basit bir tıklamayla tüm bu bilgilere ve daha fazlasına ulaşabiliyorduk. Dolayısıyla eğitimcilerin ne kadar bildikleri değil, öğrenmeyi nasıl öğrettikleri önemli hale gelmişti. Yani öğrenme sürecine katkıları önemliydi. Günümüzde de bu durum aynen geçerliliğini korumakta.

Peki bizde ilk atama kriterleri ne?

Bize sürekli anlık değerlendirmeler kaçınmamız söyleniyor. Çocuğun bütünsel gelişimini izleyin. Anı değil süreci değerlendirin. Ben de bunların tümüne katılıyorum. Peki bakanlık öğretmen seçerken ne yapıyor?  Bize öğrettiği değerlere önem veriyor mu?

*Öğretmen adaylarının üniversite gelişimlerini izliyor.

*Onların hangi alanlarda yeterli olduklarını keşfediyor.

* Detaylı bir süreç takibinden sonra öğrenmeyi en iyi öğretebilecek olan en yeterli öğretmen adayını öğretmen yapıyor mu?

Tabi ki hayır peki ya gerçekte ne oluyor?

Sizin önünüze meşhur optik formları koyuyor,  alın bunları cevaplayın diyor ve o optiği en iyi dolduranı öğretmen yapıyor… Hem de tüm bunları birkaç saat içinde yapıp bitiriyor. Tüm yeterliliğinizi o kısıtlı zamanda ölçüp karar veriyor.

Şimdi böyle bir sürecin ardından MEB, atadığı öğretmenlerinden, kendilerinin sadece kitaplarda okudukları ama gerçek hayatta asla tanık olmadıkları bir değerlendirme sürecini gerçekleştirmesini istiyor. Sizce de tuhaf değil mi? 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
çaresizlik 3 yıl önce

bizim makine bölümüne 24 kontenjan verildi ben de 25. yim. tercih yapabileceğim yan bölüm olan raylı sistemler öğretmenliğine 1 kontenjan verildi.fakat her iki bölümden tercih yapamıyorum bir bölümü seçmem lazım. karışık tercih yapılıyor olursa kesin atanıyorum fakat bu şekilde hangi bölümü seçersem seçeyim riske atmış olucam.benim atanamama durumunda ortaya adaletsiz bir atama ortaya çıkmış olacak ve mağdur olmuş olacağım.benim bölüm gibi diğer bölümlerinde böyle bir mağduriyetle karşılaşmaması için tercihler başlamadan önce bu sorunun çözülmesi için lütfen bu konuda haber yapmanızı rica ediyorum.saygılarımla.

Avatar
metal @çaresizlik 3 yıl önce

çarsezilik benim arkadasım 81.67 ile mts ile uğraştığı için tercih yapmayacak icini ferah tut son kisi sen olcaksın raylı sistemleri yazma.makina kalıp yaz ki atanasın