banner396
09 Mart 2018 Cuma 15:45
‘15 YILDA KPSS'YE GİREN HER 100 ÖĞRETMENDEN SADECE 17'Sİ ATANABİLDİ'

Türkiye'nin yıllardır en çok tartışılan konularından biri de atanamayan öğretmen sorunu. MEB'in verilerine göre resmi öğretmen açığı 109 bin 238. Ancak, 2017 Öğretmen Strateji Belgesi'ne göre, KPSS'ye başvuran ve atanamayan üniversite mezunu sayısı 2016 itibariyle 438 bin 134 kişi. YÖK verilerine göre, 2016 yılında eğitim fakültelerinde okuyanların sayısı 228 bin 279. Fen fakülteleri, edebiyat fakülteleri, fen edebiyat fakülteleri, insan ve toplum bilimleri fakülteleri ve ilahiyat fakültelerinde okuyan öğrenciler de dâhil edildiğinde öğretmen olmayı ümit eden 653 bin 899 lisans öğrencisi olduğu görülüyor.

Öğretmenlik alanlarına kaynak teşkil eden diğer programlar ve pedagojik formasyon kurslarına devam eden mezun öğrenciler de dikkate alındığında öğretmen olarak atanmayı amaçlayanların sayısı bir milyonu aşıyor. Öğretmen Strateji Belgesi'nde de bu durum, “Kontenjanların öğretmen ihtiyacıyla uyumlu olacak şekilde belirlenmesi konusunda düzenlemelerin yapılması gerektiğini açıkça göstermektedir” şeklinde değerlendiriliyor. Bu arada YÖK verilerine göre son 15 yılda eğitim fakültelerinin sayısı 63'ten 92'ye, öğrenci sayısı ise yaklaşık olarak 141 binden 228 bine çıkmış bulunuyor.

‘FAKÜLTELER KAPATILABİLİR YA DA KONTENJANLAR KISITLANIR'

Öğretmen ihtiyacı 100 bin civarındayken, atamayı bekleyen yüzbinlerce öğretmenin olması ciddi bir sorun olarak duruyor. Peki durumda çözüm ne olmalı? MEF Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Erkut, eğitim fakültelerinin çağın gereklerine karşılık vermediğini belirterek, bir kısmının kapatılması gerektiğini söyledi. Sadece atanamayan değil, görevli öğretmenlerin de yeterlilik sınavından geçirilmesi gerektiğini anlatan Erkut, teknoloji okur yazarlığı ve İngilizce bilmeyen öğretmenlerin yeniden fakültelere dönmesi gerektiğini kaydetti. Devletin önümüzdeki 20-30 yıl için talep tahmini yapabilecek durumda olduğunun altını çizen Erkut, “Önümüzdeki 20 yılın talep tahmini yapılır. Sonuca göre eğitim fakültelerinin bir kısmı kapatılır ya da bir kısmının kontenjanları kısıtlanır. Mezunların da öğretmenliğe hazırlık sınavından geçirilmesi gerekiyor. Böylece arzın kısılması kaliteyi de artırır. Ayrıca öğretmenlerin kendilerini geliştirecek bir sistem geliştirmemiz gerekiyor. Sonuçta Türkiye'deki en önemli mesleği hiç kalite kontrol yapmadan götürüyoruz” dedi.

‘MEB YÖK'LE SAHİCİ VE SAMİMİ BİR PLANLAMA YAPMALI'

TBMM Eğitim Komisyonu Üyesi Dr. Ceyhun İrgil, MEB'in atanamayan öğretmen konusunu bir sorun olarak görmediğini belirterek, “Kadrolu öğretmenlikten tamamen sözleşmeli öğretmenliğe geçtiğini söyleyen, adil ve eşit bir atama yerine şaibeli bir atama modelini benimseyerek güven kaybeden MEB atanmayan öğretmen sorunsalını katmerlendiriyor. Bugün MEB atanmayan öğretmenler sorunsalının çözümüne gerçekten odaklanmak istiyorsa; YÖK'le oturup sahici ve samimi bir planlama yapmalıdır. Eğitim fakültelerinin sayıları, kontenjanları yeniden ele alınmalı; fen edebiyat, ilahiyat, insan ve toplum bilimleri fakültelerinden de öğretmen alımına bir ölçüt getirilmeli. Hatta bu konuda Meclis çatısı altında bir komisyon kurulup MEB'e bir rapor da sunulabilir” dedi.

‘15 YILDA KPSS'YE GİREN HER 100 ÖĞRETMENDEN SADECE 17'Sİ ATANABİLDİ'

Eğitim-Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan “Son 15 yıl içinde atanan öğretmen sayısının toplam öğretmen sayısına oranı yüzde 64. Aynı süre içinde KPSS'ye giren her 100 öğretmenden sadece 17'sinin ataması yapıldı, geriye kalan 83 işsiz öğretmen ya tekrar sınava girmek ya da başka alanlarda çalışmak zorunda bırakıldı. Nitelikli bir eğitimin gerçekleştirilebilmesi için öğretmenlerin yetiştirilme ve atanmaları sürecinin planlı şekilde işlemesi gerekiyor. 438 bin ataması yapılmayan öğretmenin, mesleğini icra edilebilmek için KPSS barajlarını, doğrudan ‘torpili' çağrıştıran mülakat sınavlarını, aday öğretmenlik sınavını ve daha birçok engeli geçmeye çalışması ülkemiz açısından utanç verici bir durum” diye konuştu.

SÖZCÜ

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.