banner374
06 Kasım 2012 Salı 14:50
Atama bekleyen öğretmenler dikkat!
Fen edebiyatlarda ikinci öğretimler kapatılacak. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından öğretmen yetiştirmeyle ilgili yürütülen "Ulusal Öğretmen Strateji Belgesi Taslağı" tamamlandı.


Fen edebiyatlarda ikinci öğretimler kapatılacak. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından öğretmen yetiştirmeyle ilgili yürütülen "Ulusal Öğretmen Strateji Belgesi Taslağı" tamamlandı.
 
Taslağa son şekli verilerek yaklaşık 1 ay önce Başbakanlık'a sunuldu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın onaylaması durumunda taslak Bakanlar Kurulu'nda görüşülecek.
 
TASLAĞA GÖRE SUNULANLAR
Taslağa göre artık branş öğretmenlerini fen ve edebiyat fakülteleri yetiştirecek, eğitim fakülteleri ise okul öncesi ve sınıf öğretmenliği bölümleriyle devam edecek. Bu arada Fen edebiyat mezunları pedagojik formasyonu eğitim fakültelerinden almaya devam edecekler.
 
 
Önceden bilim adamı yetiştiren Fen-Edebiyat fakültelerinde yine eskiden de bulunan fizik, biyoloji, matematik, edebiyat, felsefe gibi bölümler olacak.
 
Ancak öğretmen olmak isteyenler de artık bu bölümlere girmek zorunda kalacak. Çünkü Eğitim fakültelerinde bu bölümler olmayacak.
 
ÖĞRETMENLER BAŞARI PUANLARINA GÖRE YÜKSELEBİLECEK
Ulusal Öğretmen Stratejisi'ne göre, öğretmenlere sınav yolu gözüktü. Yeni sisteme göre öğretmenler,performanslarının yanı sıra, sınavdan aldıkları puana göre yükselebilecek.
 
Yeni sisteme göre öğretmenlerin tümü, aynı basamaktan mesleğe başlayacaklar ve basamak atlamak için sınava girecekler. Performansları ve akademik başarılarının yanı sıra sınavdan aldıkları puana göre görevde yükselecekler.
 
PERFORMANSA GÖRE SATATÜSÜ DÜŞECEK
Başarı oranına göre öğretmenlerin ücretleri, sorumlulukları, statüleri, kariyerleri ve hakları artmış olacak. Statüsü yükseltilmiş öğretmenler, belli bir zaman aralığıyla sınava tabi tutulacak ve bulunduğu statüyü koruması için bu sınavdan geçerli not alması gerekecek. Aksi halde öğretmenin bulunduğu statü,performansına ve sınav notuna göre bir alt konuma düşürülecek. Statüsü yükseltilmiş öğretmene, mesleği ile ilgili bazı konularda öncelik hakkı tanınacak. Bakanlık, bu sistemle hem öğretmeni geliştirmeyi, hem de eğitimdeki kaliteyi artırmayı hedefliyor.
 
KADEMELİ MAAŞ
Öğretmenler kariyerinde ilerledikçe eğitimin merkezinde yer alacak. Başöğretmen olduğu takdirde maaşı artacak, haftalık çalışma süresinin yarısında öğrencilere eğitim verirken diğer yarısında ise yeni öğretmen olanlara hizmet içi eğitimle tecrübelerini aktaracak. AB ülkelerinde öğretmenler, üç yılda bir sınava tabi tutuluyor. Sınavlarda başarısız olan öğretmen bir yıl kütüphanelerde görevlendiriliyor. Bir yıl sonra yapılan sınavda başarılı olursa öğretmenlik görevi devam ediyo
banner182
Son Güncelleme: 06.11.2012 14:50
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
.... 4 yıl önce

fen edebiyatlar ögretmenmi yetiştiriyo egitim fakültelerindeki ikinci ögretimleri kapatsana

Avatar
atama 4 yıl önce

Bizler şubat ayında atama bekleyen öğretmenler olarak ücretli öğretmenliğe , haksız alan değişikliğine , yetersiz öğretmen atamalarına ve öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılmasına tepkimizi ortaya koymak için toplandık.bizler meb bakanın dediği gibi eminönün de yem bekleyen güvercinler değil , öğretmen olabilmek için senelerce emek sarfeden , alınteri döken ve bu mesleği hakkıyla yerine getirebilmek için çabalayan onurlu gençleriz.bakanın öğretmenlik mesleğini aşağılıyan o konuşmasında dağdaki şahinlere benzettiği , başka alanlarda iş arayan ve çalışan arkadaşlarımız ise bunu kendi rızaları ile severek deil mecbur kaldıkları için başka alanlara yönelmiştirler.çünkü kpss den 80 87 ve hatta 90 almalarına rağmen o çok güvendiğimiz devlet atamamış onlarda geçinebilmek için ya öğretmenlik dışında başka işlerde çalışmak zorunda kalmışlar ya da desanelerde güya hocalık adı altında sömürülmüş ve pek çok hakları olmaksızın kölelik yapmak zorunda kalmıştırlar.
Ülkemizin şuan içinde bulunduğu en büyük eğitim sorunlarının başında “ ücretli öğretmenlik “ denen uygulama gelmektedir.peki kimdir ücretli öğretmen?? Devletin öğretmen atamak yerine daha az maaşla çalıştırdığı, kadrolu meslektaşlarıyla aynı işi yaptığı halde aynı haklara sahip olamayan girdiği ders başına ücret alan kişidir. 4 yıl öğretmenlik eğitimi almış kişilerin yaptığı gibi öğretmenlik mesleğiyle alakası olmayan 2 yıllık ve 4 yıllık üniversite mezunu herkesin yapabileceği, okula devam zorunluluğu olmayan yani istediği zaman çalışmayı bırakabilen veya bırakmaya mecbur bırakılan öğretmendir" bu sistemde hem aileler hem öğrenciler hem de senelerdir atama bekleyen öğretmenler madur olmaktadır.Bu işten tek çıkar sağlayan ise ücretli öğretmene normal öğretmen maaşının yarısını ödeyen Maliye bakanlığıdır.Bu sistemde derslere öğretmen adı altında hiçbir formasyon eğitimi almayan veteriner mühendis işletmeci ve daha pek çok farklı meslek gurubundan mezun kişiler girmektedir.Sürekli olarak eğitimin kalitesinin artırılmasından söz eden hükümet bu sistemle nasıl bir kalite yakalamayı planlamaktadır ? değerli halkımız sizlerden isteğimiz bu ücretli öğretmenliğe pirim vermemenizdir.meb şikayet hattı alo 147 yi arayarak , ücretli öğretmen değil kadrolu öğretmen istediğinizi söleyerek sizlerde bize en önemlisi kendi çocuklarınızın geleceğine sahip çıkın !! Bir gecede kimseye danışılmadan hatta meb bakanının dahi haberi olmadan çıkarılan yeni 444 sistemi ise ülkemizin eğitim sorunlarını sanıldığının aksine azalmak yerine daha da arttırmaktan öteye gitmemiştir.
Başbakan daha dün 10 yılda 358 bin atama yaptıklarını ve öğretmen sıkıntısını çözdüklerini söyleyerek kamuoyunu yanıltmaya yönelik açıklamalarda bulunmaktadır.Oysaki hiçbir sorunun çözüldüğü yoktur aksine yeni 444 sistemi ile türk eğitim sisteminin başına bir çorap daha örülmüştür.Şuan bizler 4 yıllık öğretmenlik eğitimi aldığımız hatta ülkemizde öğretmen açığı olduğu halde atanamayan gençleriz.oysaki meb in şuanda başında bulunan bakanı bundan önceki bakanları ise eğitimle hiçbir alakaları olmadığı halde bu ülkenin eğitim sisteminin başına geçirilmiştirler.kendisi bir işletmeci olan sayın meb bakanının ve bundan önceki bakanların eğitim sisteminden anlamadıkları ücretli öğretmenlik uygulaması başta olmak üzere her yıl sık sık değişikliğe gittikleri sınav sistemlerinden de anlaşılmaktadır.
Ülkemizn de kurucu üyeleri arasında olduğu OECD de türkiyenin eğitim sistemine dair yayınladığı raporunda tam da bahsettiimiz konu ile alakalı açıklamalarda bulunmuştur.kuruluşun raporuna göre Türkiye üye ülkeler içinde kalifiye öğretmen açığı en fazla olan ülkedir.önmeli derslerde 10 okulun 8 de açık olduğu belirtilmesi bizim haklılığımızı bir kez daha ortaya koymuştur.
Hemen hemen har konuşmasında 3 çocuk vurgusu yapan başbakanın bu 3 çocuk için öncelikle bir aile gerektiğini bilmemesi imkansızdır.Peki bir aile nasıl kurulur , başbakanın bundan haberi var mıdır ? atanamayan öretmen nasıl aile kurup nasıl çocuk sahibi olacaktır? Her boku bilip her boka karışan başbakan artık buna da bir el atsa iyi olur.ayrıca o 3 çocuk olduktan sonra onların geleceği nasıl kurulacak o da ayrı bir konudur.
Başta meb bakanı olmak üzere peşinden pek çok bakanın en sonda başbakanın dile getirdiği “ bu ülkede mezun olan her öğretmeni devlet işe almak zorunda değil “ beyanı ise sadece atama bekleyen öğretmenleri değil bütün üniversite mezunlarını tehdit eden bir beyandır.şuan atama yapmak için bin dereden su getiren hükümetin ileride diğer meslek gurupları içinde aynı açıklamayı yapmayacağının hiçbir garantisi yoktur.şöyleki yarın sevgili hemşireler mühendisler doktorlar hukukçular devletin artık size ihtiyacı yoktur.sizi de almak zorunda değiliz demesi , çok genç nufusa sahip olan ve her yıl milyonlarca gencini ünilerden mezun eden ülkemiz de hiç de uzak değildir.Madem bu ülkede devletin öğretmene ihtiyacı yoktur o zaman neden 81 ilde üniversite açılmış ve binlerce gencin umutlarıyla oynanmıştır?her fırsatta hak ve hukuktan bahseden başbakanın bizim sesimizi duyması için açlık grevi mi yapmamız lazımdır.
Bizler ne dilenciyiz ne güvenciniz sadece öğretmeniz ve atanmak istiyoruz.bunun içinde tüm engelleme ve hakaretlere rağmen mücedelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.

Avatar
giyim öğretmeni 4 yıl önce

meslek lisesi memleket meselesi yalanıyla uyutup imam hatiplilerin baz alınıp onlara pozitif ayrımcılık yapılmasına yeter, bu ülkede bizler de varız.. 4. yılıma girdim hala atama umuduyla yanıp tutuşuyorum.. 13 yıldır mesleki ve teknik eğitime kan kusturduğunuz yeter.. bizler de atanmak yuva kurmak geleceğimize güvenle bakmak istiyoruz. 2012 eylül atamasında 40 binde 34 kişi ayrıldı bize allah aşkına hak hukuk adalet bunun neresinde... çığlıklarımızı duyun artık 13 yıllık gecikmiş adaleti istiyoruz bizler de 3 er 4 er haneli atama kontejanlarıyla atanıp bu zulümden kurtulmak istiyoruz..sesimizi duyun duyurun...mesleki ve teknik eğitime gereken önem artık verilmeli....