banner374
22 Nisan 2012 Pazar 15:09
Atama bekleyen öğretmenler Diyanet'ten destek isteyecekti

Adana müftülük binasının açılış törenlerine katılan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Göremez'e dilekçe vermek isteyen öğretmenler engellendi


Atama bekleyen yüzbinlerce öğretmenin görev alma çabası sürüyor. Türkiye'nin dörtbir yanında her üst düzey yöneticiye ulaşarak sorunlarınaın çözümünü isteyen öğretmenler dün de Adana'da müftülük binası açılış törenindeydi. Törene katılmak için Adana'ya gelen Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez'e ulaşmaya çalıştı.


Adana bürokrasinin yoğun olarak katıldığı törende törende Görmez'in korumaları, öğretmenlerin isteğini içeren mektubun ulaştırmasını engelledi.  Milli Eğitim Bakanlığı'nın verdiği sözü sesli olarak hatırlatarak tören alanından ayrılmak zorunda kaldı. Adanalı yöneticilerin bu duruma seyirci kalması hem öğretmenlerin hem de vatandaşların tepkisine neden oldu.

VEREBİLSELERDİ MEKTUPTA "DEVLETİMİZ SÖZÜNÜ TUTSUN" YAZIYORDU
Adanalı yöneticilerin duyarsız kaldığı sıradan bir talep olayını, korumaların zorlamaya varan uygulamayla uzaklaştırmaya çalışması tartışıladursun, öğretmen adayları, ellerindeki mektupla sadece atama çabalarına destek isteyeceklerdi. İşte o mektubun detayları:


Bize verilen “DEVLET SÖZÜ”nün tutulması için sizi son kez rahatsız ettiğimizi söylemek istiyoruz. Oldukça yoğun çalıştığınızın farkındayız ancak bize son kez bir 5 dakikanızı ayırarak “öğretmenlik mesleğine karşı duyduğunuz saygı adına” BU YAZIYI SONUNA KADAR OKUMANIZI istirham ediyoruz.

Biz “Ataması Yapılmayan Öğretmenler” için bir sona gelindi artık!

Bunca zamandır gündemde tutulmaya çalışılmamıza rağmen ne yazık ki hâlâ “net ve tam olarak” bizim sorunumuz bilinmiyor ve bütün öğretmenlik mezunlarının hemen atamasının yapılmasını istediğimiz sanılıyor. Ne yazık ki Millî Eğitim Bakanımız Sayın Ömer Dinçer her seferinde “Ben 300 bin öğretmenin hepsini atayamam ki” deyip BİZİM SÖYLEMEK İSTEDİĞİMİZİ YANLIŞ YANSITMAKTADIR.

Oysa ki durum bu değildir!

Peki, biz ne istiyoruz?

Bize verilen “DEVLET SÖZÜ”nün tutulmasını!

Bu söz nedir peki?

55.000 ÖĞRETMEN ATAMASI SÖZÜ hem Sayın Nimet Çubukçu (Baş) hem de Sayın Hüseyin Çelik tarafından verilmesine rağmen şimdiye kadar bu sözün ancak yarısı tutulmuş, ancak 27 bin öğretmen alınmıştır.

Kalan 28 BİN ÖĞRETMEN ALIMININ son tarihi ise “teknik olarak” EN GEÇ HAZİRAN AYIDIR, AĞUSTOS DEĞİL. Ağustos alımları zaten rutindir ve yapılacaktır ama bu “DEVLET SÖZÜ”nün yerine getirilebilmesi ANCAK VE ANCAK YENİ SINAVDAN ÖNCE MÜMKÜNDÜR.

EN GEÇ HAZİRAN AYINA KADAR VERİLEN SÖZDEN GERİYE KALAN 28.000 ATAMANIN YAPILMASINI İSTİYORUZ!

HAZİRAN ATAMASI VE AĞUSTOS ATAMASI, BİRBİRİ İLE ALAKALI OLMAYAN, DÜNYALAR KADAR FARKLI KONULARDIR!

Durumu size tam olarak anlatmalıyız ki her şeye vakıf olun. Bunun için de tekrar ediyoruz, LÜTFEN 5 DAKİKANIZI BİZE AYIRIN VE MESAJIMIZI SONUNA KADAR OKUYUN. Bize hak vereceğinize gönülden inanıyoruz.

2010 yılının Kasım ayında eski Millî Eğitim Bakanımız Nimet Çubukçu (Baş) resmî olarak şu açıklamayı yaptı: “Biz 2011 yılında 55.000 öğretmen alacağız ve bu alımların tamamını da tek seferde, ağustos ayında yapacağız.”

Bu atamaların tek seferde yapması bütün öğretmenler için çok büyük önem taşıyordu. Çünkü sene içinde bölük pörçük alımlar olduğu zaman sözleşmeli öğretmenlik de o dönemde devam ettiği için yüksek puanlı sözleşmeliler kadroya geçiyor, yani öğretmenlerde sadece statü değişikliği oluyor ve “yeni alımlar ancak yarı yarıya” yapılıyordu. Ayrıca yıl içinde sürekli öğretmen değişimi olduğu için öğrenciler de bundan zarar görüyordu.

Sayın eski bakanımız Nimet Çubukçu’nun tek atama haberi her kesim tarafından büyük destek gördü. Zaten çıkartılan bir kanun ile ara dönem atamaları da iptal edildi.

HER ŞEY BİR YANA, 55.000 ÖĞRETMEN ALIMIN OLACAĞI HABERİ OLAĞANÜSTÜ BİR ŞEYDİ; ÇÜNKÜ CUMHURİYET TARİHİ BOYUNCA BU DENLİ YÜKSEK SAYIDA TOPLU BİR ALIM HİÇBİR ZAMAN YAPILMAMIŞTI.

55.000 atama sözü, bütün ataması yapılmayan öğretmenleri müthiş derecede umutlandırdı. Yok pahasına dershanelerde çalışan (dershanelerde aylık 500-600 liraya bile öğretmen çalıştırıldığını biliyor musunuz?) ve daha iyi şartlarda kendi mesleğini yapmak isteyen bir sürü öğretmen görevlerinden istifa ederek KPSS için hazırlanmaya başladı. Ve tabii ki onlardan katbekat fazla olan işsiz öğretmenler de. O yaşa gelmelerine rağmen hâlâ annelerinden babalarından aldıkları harçlıkları bile kısarak son bir ümitle KPSS için kurslara yazıldılar. Bu sınav, ciddi derecede zor bir sınavdır ve yüksek not alıp atanabilmek için adeta bir çalışma kampına kapanmanız gerekir.
Ama hepsi de ümitliydi; çünkü DEVLET, SÖZ VERMİŞTİ: TEK SEFERDE 55.000 öğretmen alacaktı ağustos ayında. Temmuz ayında sınav yapılacak ve bu sınava göre de bir ay sonra öğretmen alınacaktı. Herkes 2011 Temmuz’undaki sınava harıl harıl çalışıyordu.
Bu sözü sağlamlaştıran ikinci bir kişi daha çıktı ortaya. Hasan Ali Yücel’den sonra görev süresi itibarıyla ikinci uzun dönem MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI YAPMIŞ OLAN SAYIN HÜSEYİN ÇELİK de bunu doğruladı. Israrla söylüyordu: Alımlar sadece ağustos ayında yapılacaktır ve 55.000 rakamı çok büyük bir rakamdır. Asla seçim bahanesiyle alımlar öne çekilmeyecektir! EĞER BU YAPILIRSA SEÇİM YATIRIMI OLUR. ATAMASI YAPILMAYAN ARKADAŞLARIMIZ BİZE GÜVENEBİLİRLER!

Ama olan oldu... Kopya olayı bahane edilerek tam SEÇİM AREFESİNDE bir öğretmen alımı furyası başladı. Düşünün, 9 Temmuz 2011 tarihinde bir KPSS var ve herkes her şeyi bir kenara bırakmış ve 1 yıl boyunca bu sınava çalışmış. Sonuçlar açıklandıktan sonra da Ağustos ayında 55.000 atama yapılacak zannediyor. Çünkü DEVLET SÖZ VERMİŞ. Ama sınavdan bir ay önce, 1 Haziran 2011’de tam 30.000 öğretmen alımı yapılıyor. Bu da yetmiyor, 9 Temmuz’daki sınavdan 3 gün önce, yani 6 Temmuz’da 6.000 öğretmen daha alınıyor. Bizimle, tüm gücüyle sınava çalışanlarla alay edilir gibi.
Evet, işini gücünü bırakıp canla başla sınava hazırlanan onca öğretmen de bunun bir “Ağustos kırpması ataması” olduğunu bilmiyor.
Ve her şey sözün tutulmasının beklendiği 2011 Ağustos ayında patlak veriyor. Deniliyor ki bakan tarafından: biz sadece 11.000 alım yapacağız! Evet, yanlış duymadınız, 55.000 yerine sadece 11.000.

Meğer, eski bakanımız Nimet Çubukçu, SEÇİM NEDENİYLE BİZİM KADROLARIMIZI YENİ SINAVDAN BİR AY ÖNCE VE YENİ SINAVDAN 3 GÜN ÖNCE KULLANMIŞ. Bize de 11.000 kadro kalmış. Meğer 2011 için asıl ayrılan kadro 55.000 değil, 40.000 imiş. Ayrıca sözleşmeliler kadroya geçtiği için 30.000’e ek bir de 6.000 yapılan alım da sözleşmelilerden boşalan yerlere yapıldığı için (bu bile tam doldurulmadı gerçi) devletin cebinden fazla bir masraf çıkmıyor tabii ki.
Biz, alım 55.000 olacağı için, bunun bir DEVLET SÖZÜ OLDUĞU için çok umutlanmıştık. Sonuçta bu kadar büyük bir alım olduğu için puanlar da düşecekti. Ancak 55.000 yerine 11.000 alım olunca da doğal olarak puanlar fırladı. Bizim bütün çalışma ve emeklerimiz de boşa gitti, DEVLETE GÜVENDİĞİMİZ İÇİN.
Ama biz mağduriyetimizi dile getirmek için örgütlendik. Bize yapılan bu büyük haksızlık üzerine hem reelde, hem de sanalda bir sürü eyleme imza attık ve sesimizi duyurduk. Dedik ki: SÖZÜNÜZÜ TUTUN, GERİYE KALAN 44.000 ÖĞRETMEN ATAMASINI DA YAPIN! Oysa yeni bakanımız Sayın Ömer Dinçer olayı çok farklı bir şekilde değerlendirdi ve “Ben 300 bin öğretmenin hepsini atayamam ki!” dedi ve hâlâ da bunu söylemekte. OLAYI TAMAMEN ÇARPITMAKTA. Verilen söz için ise özür diledi ve bir özürle işin kapanacağını zannediyor ne yazık ki!

Mevcut koşullar altında tek seferde bütün öğretmenlerin atamasının yapılamayacağını biz de biliyoruz. Elbette ki birkaç yıl içinde bir eritilerek atama vs., kontenjanların düşürülmesi gibi çözümler bulunabilir. Bunun için de önerilerimiz ve girişimlerimiz oldu. Olmaya da devam edecek. Ancak biz şu anda en çok bize verilen söz olan, bir DEVLET SÖZÜ OLAN 55.000 için, BUNDAN GERİYE KALAN SAYI İÇİN, 28.000 İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ.
Yaptığımız yoğun baskı sayesinde bakanımız Ömer Dinçer şubat ayında sadece 17.000 atama yaparak BİZE BİR SUSPAYI VERDİ. Kalan 44.000 yerine sadece 17.000. Üstelik bu verilen 17.000 atama da sadece 4-5 branşa ağırlık verilerek yapılmıştır. Bütün branşlardan (eşit olmasa da) oldukça yoğun şekilde bir ihtiyaç varken sadece belirli branşlara odaklanılmıştır. Bunun sonucunda da 1000 kadro boşa gitmiştir ve onlarca branşta hâlâ puanlar anormal derecede yüksektir. Dolayısıyla yapılan asıl atama sayısı da 16.000’dir.

KISACASI, 55.000 DEVLET SÖZÜNÜN ANCAK YARISI TUTULMUŞTUR. DİĞER YARISI İÇİN İSE ANCAK EN SON BU HAZİRAN AYINA KADAR ZAMAN VARDIR, AĞUSTOSTA DEĞİL. Çünkü 7 Temmuz 2012’de yeni bir KPSS yapılacak ve bizim canla başla uğraştığımız puanlarımızın üstüne yeni puanlar ve yeni kişiler ekleneceği için bizim atanma ümidimiz yine yok edilecektir. Verilen DEVLET SÖZÜ de bu şekilde tarihe gömülecektir.

Tekrar bir öğretmen alımının ağustos ayında yapılacağı dile getirilmektedir ki her yılın “ağustos ayı ataması zaten rutindir.” Bu yeni bir şey değildir. TEMMUZ AYINDA sınav yapılır, bu sınavda alınan puanlara göre de AĞUSTOS AYINDA atama yapılır. Oysa bizim için verilen DEVLET SÖZÜNÜN SON TUTULMA TARİHİ DOĞAL OLARAK YENİ SINAVDAN ÖNCE, “EN GEÇ” HAZİRAN AYIDIR!

HAZİRAN ATAMASI İLE AĞUSTOS ATAMASI ARASINDAKİ DEV FARK İŞTE BUDUR! 55.000 SÖZÜNÜN SON GEÇERLİLİK TARİHİ HAZİRAN AYIDIR!

Düşünün, biz 2011 Ağustos’unda atanmayı beklerken bu zamana kadar gelinmiş ve ANCAK SÖZÜN YARISI (O DA ZORLAMAMIZ VE EYLEMLERİMİZ SAYESİNDE) TUTULMUŞTUR. Geriye kalan 28.000 için ise tekrarlıyoruz ki en geç tarih bu haziran ayıdır.

ANCAK ŞUNU DA SÖYLEMEYİ KESİNLİKLE UNUTMUYORUZ. Tıpkı bizim mağdur edildiğimiz gibi bu yıl KPSS’ye çalışan arkadaşlarımız da mağdur edilmesin ve haziran ayında yapılacak atama AĞUSTOS AYINDA YAPILACAK ATAMA SAYISINDAN KIRPILMASIN. Çünkü bize yapılan şey buydu. Ağustos kadroları, yani bize söz verilen kadrolar yeni sınavdan bir ay önce, 2011 Haziran’ında ve sınavdan 3 gün önce 6 Temmuz’da bitirilmişti. Bize de kala kala 11.000 kalmıştı.

Bizim başımıza gelen bu kötü olayın onların da başına gelmesini istemiyoruz. O yüzden Haziran 28.000 atamasının BİR EK BÜTÇE İLE YAPILMASINI istiyoruz. Ağustos ayında da rutin alım elbette ki olacak ve bu sayı da şu anki dev öğretmen açığı göz ardı edilmeyerek CİDDİ BİR SAYIDA OLMALIDIR. Bunu da söylemeyi ihmal etmiyoruz.
Dediğimiz gibi, haziran ataması ile ağustos ataması birbirinden oldukça farklı atamalardır. Ağustos ataması rutin bir atamadır ancak haziran ataması DEVLET SÖZÜ OLAN 55.000’DEN GERİYE KALAN 28.000’İN YAPILMASI GEREKEN SON TARİHTİR! BUNU ISRARLA “VURGULUYORUZ!”

Üstelik bu 28.000 atamanın da ADALETLİ BİR BRANŞ DAĞILIMI İLE YAPILMASINI İSTİYORUZ. Bazı branşlarda 25-30 ile, bazılarında 50-60 ile atama yapılırken bazılarında 80-85-90 alan arkadaşlarımız hala atanamamaktadır. Dolayısıyla ADİL BİR BRANŞ DAĞILIMI YAPILMASI DA ÇOK AMA ÇOK ÖNEMLİ BİR KONUDUR!

Bunu sayın bakanımız Ömer Dinçer çok iyi bilse de maalesef pek çok siyasi, duruma vakıf olmadığı için bilmemektedir.

Lütfen bizim için mücadele edin ve SESİMİZİ HÜKÜMETİMİZE, MİLLÎ EĞİTİM BAKANIMIZ SAYIN ÖMER DİNÇER’E VE TÜM AK PARTİ’YE DUYURUN!

LÜTFEN BİZE YARDIM EDİN VE SESİMİZ OLUN!

Ayrıca eğtim sistemimizi çökerten dev bir sorun olan ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİĞİN de kaldırılması gerekmektedir.

ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİK, DEVLETİN KADROLU ÖĞRETMEN ATAMASI YAPMAMAK İÇİN BULDUĞU BİR UCUZA ÇALIŞTIRMA YÖNTEMİDİR. Hem ucuza, hem de güvencesiz olarak! Burada da yapılan şey şudur: MEB, bir kadrolu öğretmene ödeyeceği maaşın sadece üçte birini ücretli, yani ders ücreti karşılığında çalışan öğretmenlere öder ve kadrolu bir atama yapıldığı zaman da ÜCRETLİ ÖĞRETMENİN İŞİNE DERHAL SON VERİLİR.

Bir ücretli öğretmen ancak 500-700 civarı bir para alabilmektedir, girdiği ders sayısına bağlı olarak. Üstelik mevsimlik işçi vazifesi görmektedir. Her an da gitti gidecek gözüyle bakılmaktadır. Okullarda da üvey evlat gözüyle görülmektedir. Müdürler, kadrolu öğretmenler, hatta yeri gelince öğrenciler tarafından bile!

Şu anda MEB’in resmî sayısına göre Türkiye’de 60.000 ücretli öğretmen çalışmaktadır. Yani 60.000 köle demeliyiz daha doğrusu.

Geçen sene, seçim nedeniyle sözleşmeli öğretmenliği tamamen kaldıran bir hükümetin (ki 70.000 sözleşmeli çalışıyordu) en geç bu yaza kadar ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİĞİ DE TOPYEKÜN KALDIRMASINI İSTİYORUZ. Bunun yerine kadrolu ve güvenceli atama istiyoruz. Bu sayede hem bize verilen “Devlet Sözü” olan 55.000’den geriye kalan 28.000 tutulmuş olur, hem de ağustos ayında ciddi bir alım için devletin cebinden fazla para çıkmamış olur. Çünkü hâlihazırda bu rakamın üçte birlik kısmı zaten ücretli öğretmenlere ödeniyor.

Bizim mağduriyetimizin giderilmesi için EN GEÇ HAZİRAN AYINDA, YANİ DEVLET SÖZÜNÜN SON TUTULMA TARİHİ OLAN HAZİRAN AYINDA 28.000 ATAMA YAPILMALIDIR + BU ATAMA AĞUSTOS AYINDAN KIRPILMAMALIDIR VE ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİK TOPYEKÜN KALDIRILMALIDIR!

“Bu mailleri ataması yapılmayan öğretmen arkadaşlarımızdan sürekli alacaksınız.”

Ta ki EN GEÇ HAZİRAN AYINDA 28.000 ÖĞRETMEN ALIMI İÇİN en erken bir zamanda resmî bir açıklama gelinceye kadar. Bu ay, bu açıklamanın gelmesini can-ı gönülden ümit ediyoruz. O zaman size attığımız mesajlar da son bulacak. Bundan emin olabilirsiniz.

Sizi rahatsız ettiğimizin farkındayız ama inanın biz sizden katbekat daha rahatsız bir durumdayız ve SON ÇAREMİZ BUDUR! Lütfen bunun için bizi bağışlayın. Herhangi bir siyasi görüş değiliz. Bunu özellikle bilmenizi isteriz. Sadece verildiği sözlerin tutulmasını isteyen, hakkımızı arayan insanlarız.

Verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür diliyor ve teşekkür ediyoruz.

Ve inanıyoruz ki Sayın Başbakanımız, verilen “DEVLET SÖZÜ”nü tutacak kadar dirayetli ve sözünün eri bir insandır. Ayrıca Adalet ve Kalkınma Partisi de ismi gibi adaleti tesis eden, verdiği sözde duran, bizim için, halkı için çalışan bir partidir. Buna inanıyor ve sizden bunun kanıtını istiyoruz!

Her gün hepimiz, dualar ediyoruz bu sözün tutulması için. Lütfen artık sesimizi net olarak duyun, duyurun ve bize yardımcı olun!
VERİLEN “DEVLET SÖZÜ”NÜN TUTULMASINI BEKLEYEN ATAMASI YAPILMAYAN ÖĞRETMENLER

Kaynak: 
http://www.skyturk.net/

banner182
Son Güncelleme: 22.04.2012 15:09
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
atama 5 yıl önce

bu bir haktır ve aslında arkadaşlarımız diyanet işleri başkanına bu dilekçeyi vermediki amaçları dinimizce verilen sözün arkasında durmanın gerekliliği ve yapamayacağın sözü vermemektir.28000 atama yapılmalıdır