banner374
08 Kasım 2013 Cuma 00:26
Atanamamaktan dolayı intihar etmek..!

 Bitirdiği okula karşılık 300 TL ücret almayı kabullenemeyen Antalyalı C.C.D’nin ailesinin gözü önünde kendini balkondan aşağı atması, Bursa'da 4 yıl ücretli öğretmenlik yaptıktan sonra 2007 yılında Ş.Ö'nün ve yine ücretli öğretmenlik yaparken 2009'da Trabzon'da M.A'nın canına kıyması, atanamadığından dolayı Annesinin ölüm yıldönümünde İstanbul'da geride cenazemi morgda koymayın notunu bırakan İ.S'nin intihar etmesi, İnşaat işçiliği yaparken bunalıma girip kendini asan M. K'dan sonra, 'artık yoruldum, çalışıyorum olmuyor, sizleri sıkıntıya sokacak ve onurunuzu zedeleyecek bir şey yapmadım' notunu ailesine bırakarak kravatı ile kendini asarak Y.I'nın hayatına son vermesi, Türkiye'de toplumsal bir yara olan atama bekleyen öğretmenler sorununun kanadığını göstermekteydi.

 

Atanamama sebebi ile intihar olaylarını konu edinen bir yazıyı kaleme almayı aslında hiç istememe rağmenintihar eden öğretmen adaylarının medyaya yansıdığı gibi gerçekten atanmamalarından dolayı intihar ettikleri söylemine karşılık bunun böyle olmadığını savunup karşı bir söylem geliştiren kişilere yönelik cevap olarak bu yazıyı yazıp yazmamayı çok düşündüm. İntiharın depresyon sonucu gerçekleşen bir adım olması ve bunun başlangıcının ekonomik anlamda gelecek kaygısı ile oluşma ihtimali daha gerçekçi bir sebep olarak karşımızda durduğu için atanamama durumunun bireyde oluşturduğu olumsuz ruh hali yadsınamaz.

 

Özellikle sosyal medyada atanamamaktan dolayı intihar etmeyi uygun görmeyen bir kesim olup atanamamaktan dolayı canına kıymayı eleştirenler bulunmaktadır. Burada bu görüşü paylaştığımı ifade ederek söylemeliyim ki, her ne olursa olsun bir insanın canına kıyması kabul edilemez. 'Ey iman edenler size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyin ve yalnızca O'na kulluk ediyorsanız, (yine yalnızca) Allah'a şükredin.(Bakara 127) ayeti gereği rızık verenin yaradan olduğuna inanırsak kadroyu alamamanın sebebinin arkasında hükümet politikalarının ve kadro yetersizliğinin olduğunu söylemek çok gerçekçi durmamaktadır. Tabi bu durum inanan insanlar için geçerli olduğu gibi inanmayan arkadaşlarımızın da düşüncelerine saygı duyulması, inançlarını eleştirmemenin yanında hükümete yönelik eleştirilerini kayda değer olarak görmek gerekmektedir.

 

Mühendislik, işletme, iletişim ve fen edebiyat fakültelerinden mezun olan insanların iş bulamadıklarında neden intihar etmediklerini söyleyen bir kesimi dikkate alırsak, bakış açıları kendilerince haklı olabilir ama cevap olarak söyleyebilecek tek şey;  olaya böyle yaklaşmalarının temel sebebi, eğitim fakültelerinden mezun olan bireylerin nasıl bir düzeyde sosyo- ekonomik ailelerde yetişmiş olduklarını algılayamamalarıdır.

 

İşletme, mühendislik, iletişim ve fen edebiyat fakültelerini tercih eden bireylerin ailelerinin ekonomik durumları ile eğitim fakültelerini tercih eden bireylerin ailelerin ekonomik durumları aynı seviyede olmadığı gerçeği unutulmamalıdır. Üniversitelerdeki sosyolojik araştırmalar ortaya koymaktadır ki; eğitim fakültelerini tercih eden bireylerin ebeveynlerinin asgari ücretle çalışan, işsiz olan veya devlet memurluğu yapan ailelerin çocuklarıdır.

 

Mühendislik, işletme ve iletişim fakültelerinden mezun olan bireylerin özel sektörde çalışırken aldıkları maaşın devlet sektöründe çalışırken aldıkları maaştan fazla olması, eğitim fakülteleri mezunları kadar atanmayı istememelerini göstermektedir. Ülkemizde eğitim fakültelerinde okuyan öğrencilerimizin sadece %26'sının ailelerinin ortalama gelir seviyesinin üzerinde olduklarını hatırlarsak, bu fakülteden mezun olanların atanmayı ne kadar istediklerini de anlayabiliriz. Onun için diğer fakülteler değil de neden eğitim fakülteleri öğrencileri bu bunalımı yaşıyor sorusunun cevabı ortadadır. Lakin bu açıklamalar eğitim fakültelerinin dışında diğer fakülte mezunlarımızın devlet sektöründe çalışma hakkını istemiyoruz anlamında düşünülmemelidir.

 

Dikkat edilmesi gereken bir nokta intihar eden öğretmen adaylarının haberlerinin paylaşılıp baskı kurularak atama taleplerinin dile getirilmesi yanlışlığıdır. Evet, hükümet bu durumu dikkate almalı, sosyal bir sorun olan bu problem çözüme kavuşturulmalı; fakat hiç bir öğretmen adayı meslektaşının ölümü üzerinden kendi menfaatinin propagandasını yapmamalıdır.

 

İntihar etmek her ne kadar dinimizce men edilse de o arkadaşlarımızın çektikleri ve kaygıları kendilerine, sevenlerine malum. Onlar ölümü tatmak istemediler, zevk uğruna bir maceraya atılmadılar. Sevenlerine, sevdiklerine mahcup olduklarını düşündüler. İşte bundan dolayı Rabbimden dilerim ve ümit ederim ki, onlara rahmet ede, ahirette yüzlerini güldüre.

İkram BAĞCI / Milat Gazetesi

banner182
Son Güncelleme: 08.11.2013 00:28
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
güzel yazı 3 yıl önce

elleriniz dert görmesin

Avatar
yıldız 3 yıl önce

evet atanamamak bizler üzerinde büyük bir stres kaynağı üniversiteyi çok iyi bir ortalama ile bitirdim kpssden iki yıldır 80 puan alıyorum ve bu puanı alıp hala atanamıyorum çünkü ben sınıf öğretmeniyim 27bin mezundan biri dershanede çalışamıyorum ya atanmak zorundayım ya da özel bir okulda çalışmak ama yoksa bir tanıdığın özel okul da bile çalışmak hayal oluyor bu sınava çalışırken sürekli tedavi altındayım çünkü stresten saçlarım dökülüyor atanamamak benim suçum mu?gençliğimizin en verimli çağları hayal kırıklığı ile geçiyor sonra sonuç bu...

Avatar
mağdur 3 yıl önce

Sayın editör, bu yazının yorumdan çok haber değeri taşımasını umuyorum.10 yıldır atanamıyorum.Daha doğrusu atanmıyorum çünkü fizik, kimya gibi lise branş öğretmenliklerine 10 yıldır doğru dürüst kadro açıp onları atanmaya layık bulan olmadı.bu haberdeki tespitlerinizde çok haklısınız.ben eğitim fakültesini tercih ederken çok daha iyi üniversiteleri , bölümleri – diş hekimliği, eczacılık, popüler mühendislikler gibi-tercih edememiştim çünkü babam memurdu ve beni il dışında okutamazdı .okutsaydı kardeşlerim okuyamayacaktı.bu bölümlere puanım yettiği halde okuyamamak nedir bilirmisiniz.Ama ne de olsa eğitimi kazanıp atanacaktım.Anadolu lisesinin derece yapan örencisi üniversiteyi bitirdiğinde mezun olduğu programdan sadec 5 kişlik komtenjan ayrılmıştı ondan sonra da ya hiç kontenjan ayrılmadı , ya da çok az kontenjan ayrılmaya devam edildi.Bilmem anlatabiliyormuyum.Ha birde 3 dönemdir ak partinin yılmaz savunucusuyum.Ama artuk nefsime yenik düşünüyorum. Belki bir oyum var ama binlerce ahım var böyle biline….

Avatar
BİLİŞİM 3 yıl önce

yazıktır günahtır. inanın öğretmen olmayan bir çok insan okullarda ücretli öğretmenlik yapıyor. herkes branşı dışında ücretli çalışıyor. yapmayın arkadaşlar ücretliye hayır. ücretliler biterse öğretmenler hakettiğini alacak :(

Avatar
Meslekci 3 yıl önce

bizede kontenjan verilsin

Avatar
atama istiyorum 3 yıl önce

son iki haftada 8 kilo verdim bi ayda saçlarım 40 lı yaşlardaki insaların saçları gibi beyazladı kendimi artık 60lı yaşlarda hissediyorum ve ölümü bekliyorum

Avatar
edebiyat 3 yıl önce

ikram hocam şuan tuzun kuru ne zorluklarla okuduğunu bize anlatmıştın bunları unutma allah rızık vermediği için mi atamıyorlar bizi biraz gerçekçi olun

Avatar
Alim 3 yıl önce

utanmasalar ıntıhar süsü verdi dicekler hukumetın hıc sucu yok hersey ataması yapılmayan öğretmenin. bundan bıle hukumetı temız cıkarma cabasındasınızya pes doğrusu.