banner374
29 Eylül 2016 Perşembe 21:19
Bakan Yılmaz'dan Öğretmen Atamaları ve Mülakat Açıklaması
Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, "Milli eğitimin temel kanununda öğretmenlerin göreve alınırken mülakat yapılacağı yazılı. Dolayısıyla hiç olamayan bir şey değil. Olanı biz uygulamaya koyduk. Ama 20 bin öğretmeni atayabilmek için üç katını çağırıyoruz. 60 bin öğretmene mülakat yapmak lazım. 60 bin öğretmenle mülakat yapmak zor. 40 bin alacaksan 120 bin, zor. Bu zorluğu üstlenmemek için 'kurayla atayalım' denilmiş." dedi.

YÖK'te, Milli Eğitim Bakanı Yılmaz, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç ve üniversitelerin eğitim, eğitim bilimleri fakültelerinin dekan ve dekan yardımcılarının katıldığı toplantı düzenlendi. Toplantıda, eğitim fakültelerinin durumu ve öğretmen yetiştirme konuları görüşüldü.

Bakan Yılmaz, buradaki konuşmasında, eğitimin öncelikle eğitim fakültelerinde şart olduğunu belirterek, eğitimde başarılı olmak için öğretmen yetiştirme sisteminin, öğretmen niteliğinin, çalışma koşullarının ve öğretmen motivasyonunun bütünsel bir anlayışla ele alınması gerektiğini söyledi.

Öğretmenlik mesleğinin önemine vurgu yapan Yılmaz, bir toplumda eğitimin başarısının öğretmenin başarısıyla yakından ilgili olduğunu belirtti. Öğretmen yetiştiren kurumlara alınan öğrencilerin nitelikli öğretmen adayı olarak yetiştirilmesinin önemli olduğuna değinen Yılmaz, hizmet içi eğitimin gerekliliğine dikkati çekti.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Saraç'ın konuşmasında, "Önümüzdeki dönem mutlaka taban puan uygulamasını getireceğiz" ifadesini kullandığını anımsatan Yılmaz, "Doğrusu da odur. Mutlaka getirilmesi lazım. Ama sadece o da yeterli midir? Acaba başka bir şey de yapmak gerekir mi diye de düşünmek lazım. Belki istişare yapmamız gereken unsurlardan bir tanesi de bu. Öğretmenlik özel bir meslektir. Öğretmen adaylarının da özel olarak seçilmesi lazım." diye konuştu.

- "Mesleğe kendini adayacak öğretmen adayları seçilmelidir"

Bakan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Her eğitim fakültesi kendi vizyon, misyon, amaç ve standartlarına uygun öğretmen yetiştirebilmek için kendi öğrencisini başvuranlar arasından seçerek seçim için kendi standartlarını oluşturabilmelidir. Bunu da tartışalım. Öğretmen önemli. Sadece puanına bakıp siz öğretmen atar mısınız? Bir özel okula bir gidin, öğretmeniyle mülakat yapmadan öğretmen alan tek yer var mıdır? Dünyadaki her hangi bir ülkeye gidin, öğretmen alacaklar, öğretmeni görmeden atayacaklar puanına bakıp da. Böyle bir şey olabilir mi?"

Türkiye'nin geleceğini inşa edecek öğretmenlerin seçilmesi gerektiğine dikkati çeken Yılmaz, bunun tesadüflere bırakılmayacağının altını çizdi. Yılmaz, Türkiye'nin iyi bir noktada olduğunu, daha iyi olunması için de öğretmen yetiştirmekte köklü bir reform gerektiğini kaydetti.

"En iyi öğretmen olabilmek için mesleğe kendini adayacak öğretmen adayları seçilmelidir." diyen Yılmaz, "Kaç tane tercih yapıyoruz, 18, 16, 20. 15, 16'yı yazıyor da en sonuncuya 'ola ki diğerlerini kazanamazsam o zaman da öğretmenliği yazayım, puanım tutarsa giderim burayı kazanayım' diyenlerle herhalde bizim arzuladığımız ideal öğretmenlik gerçekleşmez diye düşünüyorum. Birinci sırada öğretmenliği yazanı alabilmek lazım." dedi.

Yılmaz, "Öğretmen eğitimi programlarına girecek öğretmen adaylarını belirlemek için tek bir test puanı yetmez. Adaylarla yüz yüze görüşülmelidir. Öğretmenlik yeteneğinin göstergesi olan bilgi, beceri ve değerlerine göre seçerek de alınmalıdır." dedi.

- "Eğitim fakültesi sayısı 92"

Öğretmen yetiştirme sürecinde seçilen öğrenciye sunulacak eğitimin niteliği ve eğitimin verildiği kurumların kalitesinin önemine vurgu yapan Yılmaz, YÖK'ün verilerine göre eğitim fakültesi sayısının 92 olduğunu, öğrenci sayısının ise 210 binin üzerinde olduğunu aktardı.

Yılmaz, "Bu sayısal artış beraberinde eğitimde nitelik sorunu olmak üzere, yeni sorun alanları doğurmuş, mevcut öğretmen yetiştirme sistemiyle ilgili tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Kaliteli bir meslek eğitimi tesis edilmesi için öğretmen yetiştirmeye yönelik lisans ve lisansüstü eğitim veren kurumların fiziki ve beşeri kaynaklarının yanı sıra ihtiyaçları karşılar nitelikte yapılandırılmış öğretim programına da sahip olması gerekir." şeklinde konuştu.

Bakan Yılmaz, Türkiye için yüksek nitelikli öğretmen yetiştirme hedefinin, ancak tüm bu kurumların belli standartları yakalamasıyla sağlanabileceğini belirtti.

Kendilerine birçok şikayet geldiğini, KPSS nedeniyle eğitim fakültelerinde son yılında derslerin amacına uygun yapılamadığına yönelik eleştirilerin olduğunu belirten Yılmaz, kamuda istihdamda en büyük paya sahip olunmasına rağmen, öğretmen atamalarında mezun olanların sayısının Türkiye'nin öğretmen ihtiyacının çok üstünde olduğunu söyledi.

Bakan Yılmaz, ÖSYM verilerine göre, 2013 yılı öğretmenlik alan bilgisi testine 142 bin öğretmen adayının katıldığını, 2016'da bu sayının 311 bine yükseldiğini aktardı.

Alan bilgisi testi uygulanmayan öğretmenlik alanları da dikkate alındığında 2014'teki KPSS'ye öğretmen olarak atanabilmek amacıyla 314 bin kişinin katıldığını, 2016 itibarıyla da 349 bin olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Peki Milli Eğitim Bakanlığının ihtiyacı ne kadar? Bütün programları yaparsak 70 bin civarında. 70 bin civarında öğretmen ihtiyacımız var, ancak başvuranlar 350 bin civarında. Bu durum öğretmen ihtiyacıyla uyumlu kontenjan belirlenmesi konusunda düzenlemelerin yapılması gerektiğini açıkça göstermektedir." değerlendirmesinde bulundu.

Yılmaz, eğitim fakültelerinin kontenjanlarının ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini kaydetti.

- "Öğretmenlik meslek kanunu çıkarmak istiyoruz"

Bakanlığın öğretmenlerle ilgili faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Yılmaz, aday öğretmen yetiştirme sürecine yönelik yönerge çıkardıklarını hatırlattı. Bakan Yılmaz, şunları kaydetti:

"Öğretmen Strateji Belgesini hazırladık. Kalkınma Bakanlığına, Yüksek Planlama Kuruluna sunulması için gönderdik. Muhtemelen Kalkınma Bakanlığı diğer bakanlıkların görüşlerini alıyor. Bu görüşler alındıktan sonra bizim amacımız yüksek nitelikli, iyi yetişmiş ve mesleğe uygun bireylerin öğretmen olarak istihdamını sağlamak, öğretmenlerin kişisel ve mesleki gelişimini sürekli kılmak, öğretmenlik mesleğine yönelik algıyı iyileştirmek ve mesleğin statüsünü güçlendirmek. Öğretmenlik meslek kanunu çıkarmak istiyoruz. Birçok kanunda öğretmenliklerle ilgili düzenlemeler var, bunların hepsini bir araya getirmeyi amaçlıyoruz."

Öğretmen yetiştirmeye yönelik programların uygulama ağırlıklı olarak yeniden yapılandırılması doğrultusunda çalışmalarının bulunduğunu da dile getiren Yılmaz, öğretmen yetiştirmeye yönelik programlar için standartların geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

- "Olanı biz uygulamaya koyduk"

Bakan Yılmaz, öğretmen yetiştirmeye yönelik programlarda öğretim üyesi elemanı başına düşen öğrenci sayısını, uluslararası ölçütlere uygun hale getirmek için YÖK ile çalışmayı etkin şekilde yürütmeleri gerektiğine değindi.

Eğitim fakültelerindeki öğretim görevlilerinin ilk ve ortaöğretim kurumlarında uygulamalar, araştırma ve gözlemler yapmalarını sağlayacak bir sistemin de mutlaka oluşturulması gerektiğini ifade eden Yılmaz, alanlarına göre öğretmen ihtiyacı ve bu ihtiyaçları karşılamaya dönük istihdam oranlarını kamuoyuyla paylaşacaklarını belirtti.

Bakan Yılmaz, sözleşmeli öğretmenlik getirdiklerini hatırlatarak, ilk defa bu kapsamda 20 bin öğretmeni bugün açıkladıklarını söyledi.

Yılmaz, şu açıklamalarda bulundu:

"Milli Eğitimin temel kanununda öğretmenlerin göreve alınırken mülakat yapılacağı yazılı. Dolayısıyla hiç olmayan bir şey değil. Olanı biz uygulamaya koyduk. Ama 20 bin öğretmeni atayabilmek için üç katını çağırıyoruz. 60 bin öğretmene mülakat yapmak lazım. 60 bin öğretmenle mülakat yapmak zor. 40 bin alacaksan 120 bin, zor. Bu zorluğu üstlenmemek için kurayla atayalım denilmiş. Peki kurayla atadığınızda o öğretmenin sadece test çözdüğünü anladınız, bildiniz. Ama bir konuyu kavrayıp, özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücünü ölçebilir misiniz? Anladığını anlatabiliyor mu, bunu ölçebilir misiniz? İletişim becerileri, özgüveni ve ikna kabiliyeti var mı? Bu öğretmenler için gerekli. Öğretmen anladığını anlatabilecek mi? Beden dili nasıl? Öğrenciye nasıl davranıyor? Bunu testle bilir misiniz? Bilemezsiniz. Bilmek için bu mutlaka gerekli. Dolayısıyla bizim yaptığımız gibi mülakatla, eğitim fakülteleri öğrencilerini alırken dahi bunların bir mülakattan geçirilmesinin uygun olup olmayacağının da tartışılması bulunacak ortak akıl doğrultusunda hareket edilmesi gerekir."

- "Öğretmen akademisi kurulacak"

Öğretmen akademisi kurulacağını anımsatan Yılmaz, öğretmenlerin hizmet içi eğitimini de burada vermek istediklerini söyledi. Yılmaz, gelecek günlerde bir çalıştay düzenleyeceklerini, öğretmen akademisine son halini vereceklerini kaydetti.

Bazı eğitim fakültelerinin, pedagojik formasyonun en önemli ayağı olan öğretmenlik uygulaması dersine devam etmediği halde öğrencilerin bu dersten geçirildiği duyumlarını aldıklarını aktaran Yılmaz, öğretmenlik uygulama dersinin takibini gerçekleştirmeyen devamsız öğrencilerin bilgilerinin YÖK ile paylaşılacağını, bu durumda verilen formasyon belgesinin geçersiz sayılacağını bildirdi.

"Öğretmenlik meslek kanunu çıkarmak istiyoruz"

Bakanlığın öğretmenlerle ilgili faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Yılmaz, aday öğretmen yetiştirme sürecine yönelik yönerge çıkardıklarını hatırlattı. Bakan Yılmaz, şunları kaydetti:

"Öğretmen Strateji Belgesini hazırladık. Kalkınma Bakanlığına, Yüksek Planlama Kuruluna sunulması için gönderdik. Muhtemelen Kalkınma Bakanlığı diğer bakanlıkların görüşlerini alıyor. Bu görüşler alındıktan sonra bizim amacımız yüksek nitelikli, iyi yetişmiş ve mesleğe uygun bireylerin öğretmen olarak istihdamını sağlamak, öğretmenlerin kişisel ve mesleki gelişimini sürekli kılmak, öğretmenlik mesleğine yönelik algıyı iyileştirmek ve mesleğin statüsünü güçlendirmek. Öğretmenlik meslek kanunu çıkarmak istiyoruz. Birçok kanunda öğretmenliklerle ilgili düzenlemeler var, bunların hepsini bir araya getirmeyi amaçlıyoruz."

Öğretmen yetiştirmeye yönelik programların uygulama ağırlıklı olarak yeniden yapılandırılması doğrultusunda çalışmalarının bulunduğunu da dile getiren Yılmaz, öğretmen yetiştirmeye yönelik programlar için standartların geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
banner182
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
sınıfçı 3 ay önce

gel benım yerıme mulakata gır bakalım 82 alıp 70 almak nasıl bır duygu ?

Avatar
TDE-01 3 ay önce

türk dili ve edebiyatı mezunuyum kpss den 76 aldım.mülakata çağrılmadım.önümüzdeki yıl için çalışayım diyorum fakat 85 alıp mülakattan elenirim korkusuyla ders çalışasım da gelmiyor.bu arada yaş 38

Misafir Avatar
edebyt 3 ay önce @TDE-01

edebiyatçı arkadaşım aynen bende senin durumundayım yaş 33 kpss 78 inan bende çalışasım gelmiyor.2010 yılında küçük bir farkla atamayı kaçırdım o sınav şimdi iptal oldu ondan sonrada bir türlü yakalayamadım atanma şansını

Beğenmedim! (0)
Avatar
atanamayan 3 ay önce

Allah aski icin bu garip durumlar nedir.Butun filimler ogretmenlerin ustunde donup,deneniyor.Bu kriterler universitede kazanilmali bitince degil.Nedir bunca okumus insani sacma sinavlarla issiz gucsuz ve perisan etmek.Yillarin emegi birde bu garip sinavlarla heba ediliyor.

Avatar
polat 3 ay önce

hocam haksızlık yapıyorsunuz. mülakat sonuçlarını iptal edin lütfen

Avatar
Meçhul 3 ay önce

Bütün sene sınav çalış mülakata gir olmazsa gitti bir sene boşuna

Avatar
Yazık 3 ay önce

Allah nasıl biliyosa öyle yapsın sizi. Yazıklar olsun.

Avatar
mustafa 3 ay önce

sayin bakanim si̇z bu i̇şi̇ li̇yakat sahi̇bi̇ ki̇şi̇lere birakin.
msb bakanlığı size daha uygundu.

Avatar
Açık 70 bin mi? 3 ay önce

Şu illerin norm kadro ihtiyaç sayılarına
Allah (c.c.) aşkına bi bakın ya!!!