banner374
10 Eylül 2012 Pazartesi 10:47
Dinçer: İlkokul öğrencileri için oyun esaslı öğrenme yöntemini getirdik
 
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, hayata geçirilen kademeli eğitim sistemi uygulamasıyla bir taraftan toplumun eğitim düzeyini yükseltmeyi ve ortalama eğitim süresini yukarı çekmeyi, bir taraftan da bireylerin kendilerini geliştirmelerine imkan verecek bir okul iklimini oluşturarak eğitimin kalitesini yükseltmeyi amaçladıklarını söyledi.

 

2012-2013 eğitim-öğretim yılı uyum programının başlaması dolayısıyla Mamak'taki Kazım Orbay İlkokulu'nda tören düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan törende konuşan Bakan Dinçer, bu yıl, geçmiş yıllardan farklı olarak yenilenen bir sistemle eğitim-öğretim yılına başlandığını, bu nedenle kendilerinin de en az çocuklar ve veliler kadar heyecanlı olduklarını belirtti.

 

Dinçer, ''Çocuklarımız için okula başladıkları ilk gün, hayatlarında yeni bir dönüm noktasıdır ve unutulmayacak güzel anılar arasında yer alır. İnanıyor ve umut ediyoruz ki, yenilenerek ilk adımlarını attığımız bu eğitim öğretim yılını da, ilerleyen yıllarda eğitimde önemli bir dönüm noktası olarak anacağız'' dedi.

 

Çocuklara, ''Okullarınızın bahçeleri ve sınıflarınız, oyun oynadığınız evlerden ve çocuk bahçelerinden çok daha büyük ve çok daha çeşitli oyunlar oynayacağınız yerler olacak. Ve belki de sizi çok mutlu edecek en güzel değişiklik, oyun arkadaşlarınızın sayısının artması olacak. Okulunuzda yaşınıza uygun programlarla oynayarak, eğlenerek eğitim göreceksiniz'' diye seslenen Bakan Dinçer, çocukluk çağının en güzel ve en yaratıcı uğraşlarının hayal kurmak ve oyun oynamak olduğunu belirtti.

 

Çocukların okula başladıklarında hayallerinden ve oyunlarından kopmamalarını istediklerini ve buna yönelik düzenlemeler yaptıklarını aktaran Dinçer, oyunların ve oyun materyallerinin eğitici-öğretici rolüne dikkati çekti.

 

Konuşmasında velilere de seslenen Dinçer, çocukların iyi bir şekilde yetişmesi, sağlık ve mutlulukla gelişimlerini sürdürmeleri için hep birlikte çaba göstereceklerini söyledi. Dinçer, okul-öğrenci-veli işbirliği ile uygulamada yaşanabilecek kimi aksaklıkların aşılacağına inandığını belirterek, şunları kaydetti:

 

''Bu eğitim-öğretim yılında hayata geçirdiğimiz kademeli eğitim sistemi uygulamasıyla ilgili şunu söylemek istiyorum; bu yeni düzenleme ile bir taraftan toplumun eğitim düzeyini yükseltmeyi ve ortalama eğitim süresini yukarı çekmeyi, bir taraftan da bireylerin kendilerini geliştirmelerine imkan verecek bir okul iklimini oluşturarak eğitimin kalitesini yükseltmeyi amaçladık.

 

Bu kapsamda bugünümüzü dünden farklı kılan en temel değişiklik, eğitim sistemimizin çocuklarımızın ilgi, yetenek ve beklentilerine uygun, esnek ve demokratik bir yapıya kavuşturulmuş olmasıdır. Bunun anlamı, çocuklarımızın belli bir kalıba dökülmeyip, kendi ilgi ve yeteneklerine uygun bir şekilde gelişimini sürdürmesi ve içindeki potansiyeli geliştirecek imkanların sunulmasıdır.

 

İkinci temel değişiklik; öğrenciye bilgi ve beceri kazandırmaya daha çok önem veren müfredatın uygulanmaya başlamasıdır. Bir başka ifadeyle, çocuklarımıza okulu, okumayı, öğrenmeyi ve merak etmeyi sevdiren bir öğretim programını, ilkokul öğrencileri için oyun esaslı öğrenme yöntemini getirdik. Ortaokul ve lise müfredatına ise seçmeli dersler koyduk. Bütün bunları yaparken de aslında yeni bir şey keşfetmedik. Dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde uzun yıllardır bu sistemin uygulandığını ve son derece olumlu sonuçlar verdiğini biliyoruz.''

 

-''Dersliklerimiz için gerekli düzenlemeleri yaptık''-

 

Dünya genelindeki uygulamalara bakıldığında ortalama eğitim süresinin 12 yıl ve daha üzerinde, Türkiye'de ise yetişkin nüfusun ortalama eğitim süresinin 6 yıl olduğunu belirten Dinçer, gelişmiş ülkelerle Türkiye arasında eğitim süresi açısından da yarı yarıya bir fark bulunduğunu aktardı.

 

Okula başlama yaşında da benzer bir durumun söz konusu olduğunu ifade eden Dinçer, ''Dünyadaki gelişmiş ülkelerin ilkokula başlama yaşını dikkate alarak, biz de gerekli düzenlemeleri yaptık. Yönetici ve öğretmenlerimize bu hususta gerekli bilgilendirme ve yönlendirme çalışmalarını yaptık. Dersliklerimiz için gerekli düzenlemeleri tamamladık. Müfredatımız ve eğitim materyallerimiz yenilendi. Kısaca çocuklarımızın sağlıklı ve mutlu bir şekilde okula uyumları için bütün ayrıntıları gözden geçirdik'' diye konuştu.

 

Türkiye'nin bilgi toplumuna dönüşmüş, her alanda AB standartlarını yakalamış ve küresel ölçekte rekabet gücü yüksek, güçlü bir ülke olması hedefleniyorsa bu hedefe ulaşmak için gerekli adımların süratle atılması gerektiğine işaret eden Dinçer, son on yılda eğitimin tüm basamaklarında çok önemli mesafeler kat edildiğini söyledi.

 

-''Bazen gerçekten de, bir şey değişince her şey değişir''-

 

Okul öncesi eğitimin çocukların gelişiminde, dolayısıyla ülkenin geleceğinde çok büyük bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Dinçer, Bakanlığın bu hususta yaptığı çalışmaların süreceğini bildirdi.

 

Türkiye'nin dünyadaki değişime ve eğitimdeki yeni yaklaşımlara uygun bir yapılanmanın öncü adımlarını attığını kaydeden Dinçer, ''Hiç kuşkusuz hepimizin ortak çabası ve işbirliğiyle ülkemizde de bundan sonra eğitim alanında çok daha iyi sonuçlar ve önemli kazanımlar elde edeceğiz. Çocuklarımızın bundan sonra çok daha büyük bir şevkle okula devam edeceklerine, oyun yoluyla çok temel bilgi ve becerileri edineceklerine, hatta okulu ikinci evleri gibi göreceklerine hep birlikte tanıklık edeceğiz. Bazen gerçekten de, bir şey değişince her şey değişir'' diye konuştu.

 

Bir çocuğun yolunu bulmasında, içindeki potansiyeli ortaya çıkarmasında, doğru tutum ve davranışlar geliştirmesinde öğretmenlerin rolünün paha biçilmez önemde olduğunu da belirten Dinçer, bu yüzden öğretmenlik mesleğini her boyutuyla bugün olduğundan çok daha iyi noktalara taşımak ve mesleğin sorunlarına kalıcı çözümler üretmek üzere yoğun ve samimi bir çabanın içinde olduklarını aktardı.

 

Öğretmenlerin de öğrencilerini yetiştirirken yoğun bir çaba içinde olduğunu ve çok büyük emekler sarf ettiğini ifade eden Dinçer, el ele, gönül gönüle vererek hep birlikte çalışacaklarını ve ülkeyi çok daha ileri noktalara taşıyacaklarını kaydetti.

 

-''Oyun esaslı müfredata geçildi''-

 

Dinçer, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

''Bu yıl hepinizin bildiği gibi ilkokul birinci sınıflarımızın müfredatı yeni bir yaklaşımla ele alındı ve okul temelli akademik bilgi yerine oyun esaslı müfredata geçildi. Bu müfredatın çocuklarımıza arzu ettiğimiz bilgi ve beceriyi kazandırmasında sizlere çok büyük görevler düşüyor. Yeni sistemde bir öğrencinin bir an önce okumayı sökmesi, bir an önce yazmaya başlaması bir kazanım olarak değerlendirilmemektedir. Nisan ayından önce okuma-yazmaya geçilmemesini öngören yeni sistemde, bunun yerine bir çocuğun hayatı boyunca kullanacağı bilgi ve becerilerin temellerinin atılmasına önem verilmektedir. Bunu da çocuklarımızın keyif alacakları sınıf içi oyunlar, boyama-çizme etkinlikleri, kesme-yapıştırma çalışmaları, müzikli oyunlar, kitap okuma saatleri gibi çeşitli etkinliklerle gerçekleştireceğiz.

 

Öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz, velilerimiz ve eğitim camiası olarak hepimizin ortak arzusu çocuklarımızın en iyi şekilde yetişmelerini ve ülkeye faydalı bireyler olmasını sağlamak.

 

Bu büyük çabanın asıl yükü omuzlarında olan öğretmenlerimiz başta olmak üzere; çocuklarımızın yetişmesinde maddi manevi desteği olan herkese yürekten teşekkür ediyorum. Bugünlere sizlerin desteğiyle geldik, yarınlara da yine hep birlikte inançla, umutla yürüyeceğiz.''

 

Bu arada Dinçer, konuşmasına başlamadan önce sırayla yanına gelen üç öğrenciye, İstiklal Marşı'nın tamamını ezbere bildiklerini belirtmeleri üzerine, kürsüden İstiklal Marşı'nın ilk bölümünü okuttu.

 

Konuşmasının ardından Bakan Dinçer, çaldığı zille ilkokul birinci sınıf ve okul öncesi eğitim için 2012-2013 eğitim-öğretim yılı uyum programını başlattı. Daha sonra sınıflara girerek öğrencilere çeşitli hediyeler veren Bakan Dinçer, velilerle de sohbet etti.

 

Birinci sınıfları ziyareti sırasında gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Bakan Dinçer, dershanelerin kaldırılmasına yönelik soru üzerine, ''Çalışmalar tamamlandığı zaman sizlerle ayrıntısını paylaşırım. Şu anda o konuda çok somut söz söyleme durumunda değilim'' dedi.

 

Bir gazetecinin yeni uygulamayla okul öncesi eğitim alan ile almayan öğrencilerin bir arada okuyacağını velilerin de bu konuda bazı çekincelerinin olduğunu ileri sürmesi üzerine Dinçer, ''Onlar çok fazla hassasiyetten kaynaklanan konular. Biz bu tip konuların sorun olmayacağını düşünüyoruz. Ona uygun bir müfredat uygulayacağız'' diye konuştu.

 

-Diğer konuşmacılar -

 

İl Milli Eğitim Müdürü Kamil Aydoğan ise il genelinde toplam 950 bin öğrenci ve 52 bin öğretmenin 27 bin derslikte 2012-2013 eğitim-öğretim yılına başlayacağını söyledi. 10 milyona yakın kitabın sıralara konulduğunu ifade eden Aydoğan, uyum eğitim kapsamında ise 100 bine yakın çocuğun okula başladığını belirtti. İl genelindeki 686 okulda uyum programının başladığını dile getiren Aydoğan, ''Ankara'da eğitime yeni kademeli eğitimden dolayı yeni bir yük gelmemiştir'' dedi.

 

Ankara Valisi Alaaddin Yüksel de dünyada her şeyin değiştiğini, tüm eğitim kavramlarının ''çatılarının uçtuğunu'' belirtti. Toplumların yeni bilimsel paradigmalara yöneldiğini anlatan Yüksel, yapılacak yatırımlarla kentte sınıf mevcutlarını 30'un altına düşürmeyi hedeflediklerini de kaydetti.

 

Öğrenciler ve veliler adına da konuşma yapılan törenin ardından öğrenciler sınıflarına girdi. Bazı öğrencilerin ailelerinden ayrılmak istemedikleri de gözlendi.

 


 

Muhabir: Sarp Özer/Seval Güler
banner182
Son Güncelleme: 10.09.2012 10:47
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
ÖĞRETMEN 4 yıl önce

sayın bakan hiç merak etme çocuklar 24 saat oynayarak,biz öğretmenlerde takla atarak müfredatı tamamlarız.bu şekilde belki aya çıkarız.hiç öğretmenlerin sıkıntılarına ilaç oldunuzmu?ancak bu durumda takla atılır!!