banner374
21 Eylül 2015 Pazartesi 01:04
Kibar Feyzo mudur Ücretli Öğretmen?
 Hepinizin malumudur ki, geçen hafta iki grup aday adaylığından adaylığa adım attı. Bunlardan biri, milletvekili aday adayları idi; diğeri ise ilk atama yolu ile Anadolu’nun dört bir yanına dağılan öğretmen aday adayları idi. Bu iki gruptan, bizi ilgilendireni, adaylığa adım atan öğretmen aday adayları olmuştur. Zira; ilgi ve dikkat alanımıza giren o gruptur. Milletvekili aday adayı iken, aday olmuş, 1 Kasım günü 400 vekilden biri olabilmek için pardon vekil olabilmek için yarışacak olan tüm adaylara başarılar dileriz. Milletimiz ve vatanımız için temennimiz odur ki, vekil adayları, vekillik yarışında, içinde bulunduğumuz dönemin şartlarını da düşünerek, toplumu daha gerilim atmosferine sokmazlar. Zira; milletvekili adaylarının bu tutumları, şu anda terör olayları ile anılan illere atanmış öğretmen adaylarını zora ve sıkıntıya sokabilir. Her neyse, biz asıl konuya gelelim. Yani sadede.
Hepiniz bilmektesiniz ki, geçen hafta, ilk atama yolu ile yapılan öğretmen atamasından sonra öğretmen adayı olamamış, öğretmen aday adayı olarak, başka ilk atama dönemlerini bekleyip yoluna devam eden bir grup daha var. Onlar ise ücretli öğretmenliğe aday gruptur. Kimileri, 3 kuruşa ücretli öğretmen olarak görevlendirilmiştir; kimileri ise o kapıyı daha açamamıştır bile. Onlar ise iyiden iyiye EĞİTİM FAKÜLTESİ MEZUNU ÖĞRETMENLER olarak, MEB’in kendilerini dış kapının dış mandalı olarak değerlendirdiği ve gördüğü hissini iliklerine kadar yaşamaktadırlar. Zaten, bu hissiyat ile kimisi canına dahi kıyabilir noktaya gelebiliyor. Öğretmenlik hayali kuran, ama MEB tarafından atanmayan, mecbur ve mahkum kaldıkları için ücretli öğretmen olarak 3 kuruşa çalıştırılan ya da ücretli öğretmenlik bile çok görülen bu insanlar için ÖĞRETMENLİK, tıpkı öğretmenlere yapılacak parasal iyileştirmeler kadar AFAKİ sayılmaktadır kanaatindeyim. İşte, buna üzülmemek elde değil. MEB’İN ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİK GÖREVLENDİRMESİ VE AZ ATAMA YAPMA SAPLANTISI, GENCECİK ÖĞRETMEN ADAY ADAYLARINI, ELİM BİR ÜCRETLİ ÖĞRETMEN MAHKUMİYETİ İÇİNDE MECBURİYETİ İLİKLERİNE KADAR YAŞATIYOR. BU ELİM MAHKUMİYET İÇİNDE, ÖĞRETMEN OLABİLME SANCILARI ÇEKEN BU İNSANLARIN SESLERİ TEKTİR. TEK SES, ATAYIN BİZİ ARTIK! DİYE YALVARIRCASINA YILLARDIR HAYKIRAGELMEKTEDİR. AMA BU TEK SES, ANKARA’DAN İ-Şİ-Tİ-LE-ME-MEK-TE-DİR. ELİM BİR YARADIR, AMA O KADAR UZAKTIR Kİ, ANKARA YARALI O İNSANLARA, İŞİTİLMEDİKLERİNDEN OLSA GEREK, YARALARINI İYİ EDECEK BİR TEDAVİ KENDİLERİNE SUNULAMAMAKTADIR. SEÇİMDEN SEÇİME YARALARINA PARMAK BASILMAKTA, SEÇİM GEÇİNCE, ŞIPIDIK ÇEKİLİVERMEKTEDİR. CAN YÜCEL’İN DEYİMİ İLE EN UZAK MESAFE, BİRBİRİNİ ANLAMAYAN İKİ KAFANIN ARASINDAKİ UZAKLIKTIR. BU DA BİRAZ ÖYLE OLUYOR. HİÇ KİMSE ATANMAYAN ÖĞRETMENLERİ ANLAMIYOR. ÇÜNKÜ HERKES ONLARA ÇOK UZAKTA. HEM DE ATMOSFERDEN, AYDAN, YILDIZLARDAN BİLE UZAK MESAFEDE...

Her neyse, edebiyatı geçip devam edelim mevzuya. Bir kısım öğretmen aday adayı olan öğretmenlik mezunu arkadaşlarımız, ücretli öğretmen olarak destekleyici eğitim kurslarında da görev almak için açılan başvuru ekranı üzerinden bilgisayar ortamında başvurularını yapmışlardır. Nasıl ki, 30 saat ders okutan bir ücretli öğretmene, 30 saat ders okutan kadrolu öğretmenin aldığı ücretin yarısı kadar bile bir ücret verilmiyorsa, kurslarda da ücretli öğretmenlerin kadrolu öğretmenlere uygulanan bir ücret tarifesinden yararlandırılmayacağını, geçen yılki kurslarda görev alan ücretli öğretmenlere ödenen kurs ücretlerinden anlıyoruz. Bu yıl, DYK’larda görev alacak olan ücretli öğretmenlerin ücret tarifesinin, tıpkı kadrolu öğretmenler gibi olması, en azından yarım elma gönül almadır. Zaten, MEB öğretmenlik mezunu olan bu kişileri atamayarak, onlara ders ücretlendirmesinde adil ve eşit davranmayarak gönüllerini yıkıyor. Bu durum, onlarda ikinci sınıf oldukları fikrini ve hissini yaratıyor. O zaman kurs ücretlendirmesindeki eşitlik onlara çok görülmemeli. Bir taraftan yıkıyorsanız, diğer taraftan yapın derim. Ne sözler eder duruma geldik, görmektesiniz. İşte bu sözler bile bir mahkumiyetin, kocaman olmuş bir esaretin neticesi değil de nedir? Soruyorum sizlere...

OKUTTUKLARI 30 SAAT KARŞILIĞINDA ALDIKLARI 3 KURUŞ İLE ESARETİN BEDELİNİ ÖDEYEN ARKADAŞLARA, ONLARI ESARETE ALANLAR BİR BEDEL ÖDEMEYECEK Mİ? İŞTE, O BEDELİN ÖDENMESİ İÇİN BİR FIRSAT. O DA, İKİ SAATTİR ÜZERİNDE DURDUĞUMUZ KONUDUR. NE MİDİR? ELBETTE, ŞUDUR Kİ, KURSLARDA GÖREV ALACAK OLAN ÜCRETLİ ÖĞRETMENLERE KADROLULAR İÇİN ÖNGÖRÜLEN ÜCRET TARİFESİNİN LAMİ CİMİ OLMADAN, HIK MIK ETMEDEN, ÇALINAN MİNAREYE KILIF ARAMADAN UYGULANMASIDIR. SÜNDÜRDÜKÇE BU KONUYU, İÇİNDEN ÇIKAMAZSINIZ, SÜNGER GİBİ ÜCRETLİ ÖĞRETMENİN PARASINI EMMEYİ BIRAKIN ARTIK. ZATEN, ONLARI YILLARCA ATAMAYARAK, EMİYORSUNUZ EMEBİLDİĞİNİZ YERE KADAR...

Normal dersler için görevlendirilen ücretli öğretmenler, bana Kemal SUNAL’ın ve Şener ŞEN’in oynadığı ‘’Kibar Feyzo’’nun bir sahnesini anımsatır hep. Nedir o sahne? Hamallar, bir yerde toplanır ve iş beklerler. Bir komyonet, bekledikleri yere geldiğinde hemen yanına koşuşurlar, kendilerinin seçildiğini ve kamyonet kasasına atladıklarını hayal ederler. Yine günlerden bir gün, Kemal SUNAL da filmdeki ismi ile Kibar Feyzo, filmdeki rolü gereği öyle bir yerde iş için bekler, kamyoneti görür görmez, diğerleri gibi komyonetin yanına koşar ve ‘’BEN, BEN, BEN’’ diyerek kendisinin seçilmesi için adeta seçenin dikkatini üzerine çekmeye çalışır, ama nafile, kendisi seçilmez. Öğretmenlik mezunu arkadaşlar da, Kemal SUNAL’ın filmdeki durumunda değil midir? ‘’BEN, BEN, BEN’’ diyerek, 3 kuruşa ücretli öğretmenlik yapmak için bile sıra beklemektedirler. Bazen filmdeki Kibar Feyzo’nun durumuna düşerler, bazen de şansları yaver gider ve iş gördürmek için seçilirler. MEB, ne yazık ki, ücretli öğretmenlere tepeden tırnağa bu tarzda bir yaklaşım içindedir diyebiliriz.

Şimdilerde ise kurs derslerinde görevlendirilen ücretli öğretmenler, bana yine aynı filmin başka bir sahnesini hatırlattı. O da şöyledir;

İş gördürülen bir grup işçiye paraları ödenecektir, paralarını almak üzere işçiler sıraya girerler. Herkese 20 lira verilirken, Kemal SUNAL’a yani filmdeki rolü ile Kibar Feyzo’ya, 10 lira verilir. Bunu gören ve sorgulayan Kibar Feyzo’ya, işten çıkarılma tehdidi yapılır ve Kibar Feyzo mecburiyetten 3 kuruş için çalışmaya devam eder. DYK’larda görev yapan ücretli öğretmenlere, geçen yıl,   filmdeki bu sahnede Kibar Feyzo’ya yapılan muamele yapılmıştır. Kadrolulara 1 kurs saati için 20 TL verilirken, ücretlilere 10 TL verilmiştir (NİSAN/2015 AYI İÇİNDEKİ KURS ÜCRETİ ÖDEMELERİNDE). DYK’larda görev yapacak olan ücretli öğretmenler, bunu görmektedirler, ama sorgulayamamaktadırlar. Çünkü işten çıkarılma tehdidi ile karşılaşmamak için... Ağızlarına bir parmak bal çalınmakta ve karşılığında iş gücü gidebildiği yere kadar sömürülmektedir. Bu ise hakkaniyet, adalet ve eşitlik ölçülerine hiç uymamaktadır. Ücretli öğretmenlere yapılan bu ayrımcı muameleler ile insanlığın onuru ile oynandığı izlenimini ediniyoruz.

ÜCRETLİ ÖĞRETMENLER;

Bence bunu sorgulamalılar ARTIK...

OLMASI GEREKEN haklarını talep etmeliler ARTIK...

ZORLAMALILAR ARTIK...

EEE, SORUGULARSAM TEHDİT VE GÖZDAĞI İLE KARŞILAŞABİLİRİM DİYE DÜŞÜNÜYORSANIZ, KİBAR ÜCRETLİ ÖĞRETMEN OLMANIZA GEREK YOK O ZAMAN... ÖNCE KİBRİNİ YENSİNLER, HAKKINIZI VERSİNLER, SONRA KİBAR OLURSUNUZ...

 

 

Yahya ASLAN
banner182
Son Güncelleme: 21.09.2015 01:05
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Mağdur Öğretmenler 1 yıl önce

cok yerinde ve doğru bir makale olmuş

Avatar
Pdr 1 yıl önce

Vay arkadas yaktiniz pdr yi ucretliye bakmaya başladik bir isi de sistematik yapin bu atama bekleyenler nedir nasil istir bu nasil rahatca oturabiliyorsunuz mecliste meb te siz nasio bir insansiniz akp devrildin ! Yikilip yerle bir olacaksin sana aslaaaaaaa oy yok atamayi da yapacaksın yapma da göreyim !!!!