banner374
11 Mart 2012 Pazar 19:02
Sedat Laçiner Yazdı Atanamayan öğretmenler
 Devlet adım adım ana istihdam alanı olmaktan çıkıyor. Eskisi gibi “hamili kart yakinimdir” denilerek işe yerleştirmeler KPSS ve benzeri sınavlar sayesinde olabildiğince azaldı. Ancak devlet eğitim ve güvenlik başta olmak üzere bazı alanlarda hala en büyük işveren konumunda. Her yıl on binlerce yeni öğretmen alınıyor. Son 10 yılda 316 bin 687 öğretmen ataması yapılmış, 157 bin öğretmen ise emekliye ayrılmış. Milli Eğitim BakanıÖmer Dinçer’e göre öğretmen açığı en az 126 bin.

Bu yıl da devlet on binlerce yeni öğretmen ataması yapacak, önümüzdeki yıl da, ondan sonraki yıl da. Ne var ki öğretmenlerin atanamama sorunları yine devam edecek. MEB isterse bu yıl 200 bin öğretmen atamasını birden gerçekleştirsin, eleştirilerden yine de kurtulamayacak. Çünkü sadece geçen yıl KPSS’ye giren öğretmen adaylarının sayısı 230 bini aştı. İş için Milli Eğitim Bakanı’nın gözünün içine bakan adayların sayısının 500 binden fazla olduğu söyleniyor. Hatta bazılarına göre bu sayı 1 milyonu buluyor. Pek çok öğretmen adayı ise öğretmenlikten umudunu keseli çok oluyor.

Kısacası sadece MEB’in atamalarıyla iş bekleyen öğretmen adaylarını eritmek imkânsız. ŞimdilerdeBakan Dinçer ve ekibi hummalı bir çalışma içinde. Çözümlerden biri Eğitim Fakültelerinin mezun sayısını azaltmak, böylece yeni aday baskısını kesmek. Bir diğer çözüm ise Eğitim Fakülteleri dışından gelen adayların sınavlara girmesine mani olmak, böylece sadece öğretmenlik eğitimi almış olanları istihdam etmek. Çünkü adayların çok büyük bir kısmı kendi alanlarında iş bulamayıp sonradan öğretmenlik formasyonu alan Fizik, Kimya, Fransızca vb. bölümlerden mezun olanlardan oluşuyor.

Önce üniversiteler

Aslına bakarsanız ne yaparsanız yapın sorunun özü istihdam sorunudur. Bu yöntemlerle MEB üzerindeki baskıyı belki azaltabilirsiniz, ancak aynı sayıda işsiz mezun bu kez başka alanlarda hükümet üzerinde baskı oluşturmaya devam edecektir. Oysa ki bizde Fen-Edebiyat (FEF) mezunları öğretmenliği tek çare görürken, ABD’de benzeri bölüm mezunları birçok farklı alanda çok rahat iş bulabiliyorlar. Benzeri bir durum Eğitim Fakülteleri için de geçerli. Demek ki sorunun özünde mezunlar ile istihdam arasındaki arz talep dengesizliğinden çok, gerçek hayat ile uyumlu nitelikli üniversite eğitimi sorunu var. Başka bir deyişle ister FEF, isterse Eğitim Fakültesi mezunu olsun, bizim çocuklarımız yeterince iyi bir eğitim alamıyorlar. Örneğin yabancı dilleri çok zayıf. Eğer FEF veya Eğitim mezunları yeterli İngilizce’ye sahip olabilselerdi sadece Türkiye değil, tüm dünya onlar için istihdam sahası haline gelebilirdi.

Aynı şekilde üniversitelerdeki nitelikli eğitim sorunu çözülebilse bu mezunlar öğretmenlik dışında başka alanlarda da iş bulabilirler. Alınan eğitim sadece KPSS sınavını geçmeye veya sadece örneğin Sosyal Bilgiler Öğretmenliği yapmaya yetiyorsa o mezunları sadece devlet istihdam eder, başka da kimsenin işine ne yazık ki yaramazlar. Oysa ki üniversite eğitimi mesleki eğitimden farklıdır. Üniversite eğitiminde analitik düşünme ve diğer temel bilimsel değerler öğrenciye verilir. Öğrenci dar bir mesleğin içine hapsolup kalmaz. İşte bu başarılabilirse, hem mezunlar devlet kapısında yıllarca beklemekten kurtulurlar, hem de ekonomi hasretle beklediği üretken, yaratıcı ve girişimci beyinlere sahip olur. Çünkü bir tarafta milyonlarca insan iş beklerken, diğer tarafta iş dünyası da nitelikli insan bulamamaktan şikâyet ediyor.

Ömer Dinçer Milli Eğitim dünyasına hızlı girdi ve atanamayan öğretmenler sorunu da listesinde 4+4+4 gibi, Fatih Projesi gibi en ön sıralarda yer alıyor. Ancak belki de tüm bu sorunların kaynağı üniversitelerde. Bu nedenle sorunlar listesinin başına üniversitelerdeki nitelik sorunu da eklemekte fayda var. Çünkü ilkokullar Fatih Projesi’yle iPad gibi gelişmiş ürün ve yazılımları kullanmaya başlarken, onların öğretmenlerini yetiştiren pek çok fakülte hala bilgisayar açığını kapatmakla uğraşıyor. Hatta öğretmenleri yetiştiren akademisyenler bile benzeri sorunlar içinde eğitim vermeye çalışıyor.

Star
banner182
Son Güncelleme: 11.03.2012 19:02
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
hülyaa 5 yıl önce

55 bin söz verildii vee hala 28 binn öğretmenn mağdurr..nedenn bir verilenn söz dee tutulmuyor yaaaaaaa....sınavdann önceee buu atamaa yapılmalıdırrrr

Avatar
türkçecilerrrr 5 yıl önce

ağustosta geçenn haziranndaa hepp mağduurr braanşlardann irii türkçeee..yüksekk puanllarlaaa bekliyoruzzzz ve atanmmakkk istyoruzz sınavdann önce...28 binn hakkimizdiirrr vee sinavdann önceeee atamalarr yaplmalidir