banner374
17 Şubat 2014 Pazartesi 15:43
Stajyer öğretmenler için sınav getirilmesi meşru değildir

 Tarihsel olarak problemli olan bürokrasimizin kayırmacılıktan kurtulup şeffaf, öngörülebilir, eşitlik ve genellik ilkesine uygun bir yapıya büründürülmesinin mücadelesi verilirken işin tekrar başa döndürülmesi ve sistemin kayırmacılığa daha fazla açılması anlamına gelecek bu düzenlemenin içeriğinde, Taşra Teşkilatının neredeyse tüm yöneticilerinin doğrudan etkilendiği, Stajyer Öğretmenlerin keyfiliğe mahkûm edildiği, yüz binlerce insanın atama beklediği bir süreçte dershane öğretmenlerinin sisteme sınavsız girişlerinin sağlanması gibi adaletten ve hakkaniyetten uzak düzenlemeler bulunmaktadır. Eğitim sisteminin pek çok bileşeninin karşı durmasına karşın yapılacak bu düzenlemeler belirtildiği gibi yeni sorun alanları, mağduriyetler, hak kayıpları ve kayırmacılığın kol gezdiği bir yandaşlık sistemine doğru evirileceği bugünden görülmektedir. Dolayısıyla bile bile yanlış yapmanın, sistemi kaotik bir maceraya sürüklemenin anlamı olmadığı gibi bundan toplum başta olmak üzere eğitim sistemi ve tüm bileşenleri zarar görecektir. Taslakta yer alan;

 

Stajyer öğretmenler için sınav getirilmesi meşru değildir.

 

Taslağın 5. maddesinde aday öğretmenlerin en az bir yıl fiilen çalışması, adaylık döneminde herhangi bir disiplin cezası almamış olması ve performans değerlendirmesine göre başarılı olmak şartlarını sağlamak kaydıyla, yapılacak yazılı ve/veya sözlü sınava girmeye hak kazanacağının belirtilmektedir. Sınavda başarılı olanların öğretmen olarak atanacağı öngörülmüştür. Sınavda başarılı olamayanların bir başka il veya ilçede görevlendirileceği, bu kişilere bir yıl içinde tekrar sınava girme hakkı tanınacağı ve sınava girmeye hak kazanamayanlar ile üst üste iki defa sınavda başarılı olamayanlar aday öğretmenlerin unvanlarını kaybederek memuriyetle ilişiklerin kesileceği ifade edilmektedir.

Mevcut işleyişin ne tür sıkıntılar doğurduğuna ilişkin bir değerlendirmenin yapılmadığı dikkate alındığında düzenlemenin keyfi olduğu görülmektedir. Sınavı merkez alan bir yapılanmanın zaten mevcut olduğu dikkate alındığında söz konusu uygulamanın anlamlı, derin bir bakış açısına yaslanmadığı da görülmektedir.

 

Eğitim yöneticilerinin valiler tarafından atanması kayırmacılığa davetiyedir 

 

Bilindiği üzere daha önce 652 sayılı KHK ile yapılan değişiklikle, okul ve kurum müdürleri, yazılı ve/veya sözlü olarak yapılarak okul veya kurum müdürlüğü sınavında başarılı olmak kaydıyla, hizmet süreleri, "performans" ve "yeterlikleri" dikkate alınarak il milli eğitim müdürünün teklifi üzerine "vali tarafından" atanması öngörülmüştür.

Yeni taslakta Okul ve Kurum Müdürü, Müdür Başyardımcısı ve Yardımcısı olarak görev yapan eğitim yöneticilerinin görev süresi dört yıl ve daha fazla olanların görevi, 2013-2014 eğitim öğretim yılının bitimi itibariyle başka bir işleme gerek kalmaksızın sona erdirilmektedir. Benzer 81 ilin milli eğitim müdürlerinin görevleri ‘kanun yürürlüğe girdiği tarihte` sona erecektir denilmektedir. Okul müdürü ve müdür yardımcısı atama yetkisinin doğrudan valiliklere bağlanması özü itibariyle MEB teşkilatında kapsamlı bir kayırmacılığın başlaması anlamına gelmektedir. Türkiye'nin en büyük teşkilatının bu kadar müdahaleye açılması başlı başına sıkıntılıdır. Valiler kendi sorumluluk alanlarında acaba hangi kurumun yöneticilerini atamaktadırlar ki bunu MEB'de yapacaklardır ve hangi kriterlere göre yapacaklardır.

 

Dershanelerde çalışan öğretmenlerin sözlü sınav ile öğretmenliğe alınması yeni sıkıntılar doğuracaktır.

 

Dershanelerin kapatılmasına dönük girişilen ısrarlı çabanın pedagojik bir temelinin olmadığı bilinmektedir. Siyasal bir takım mülahazalarla devasa boyuta ulaşmış Dershane sektörünü fiili olarak kapatmanın imkanının olmadığı dikkate alındığında yeni dönüşüm hamlesinin pek çok sorunla beraber sistemi iyice kilitleyeceği görülmektedir. Diğer taraftan bu sektörde belirli süredir çalışan öğretmenlerin kamuya sözlü sınav üzerinden alınması başlı başına kamuoyu vicdanını yaralayacak niteliktedir. Yüz binlerce öğretmenin kadroya geçmek için sınav bariyeri önünde bekletildiği bir yapı içerisinde yapılacak düzenleme ile sözlü sınav üzerinden dershane öğretmenlerini kamuya almak hem eşitlik ilkesine hem de ahlak ve hakkaniyete uygun değildir.

 

Talim Terbiye Kurulu'nun dönüştürülmesi, Dershanelerin okullara dönüştürülmesi, Denetim birimlerinin tek merkezde toplanması, Özür grubu atamalarının yılda iki kez yapılacak olması,  Yükseköğretim ve Yurtdışı Eğitim Genel Müdürlüğü ile Ölçme Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü‘nün kurulacak olması gibi pek çok düzenlemenin yer aldığı bu torba yasası kötülerin arasına yerleştirilmiş bir kaç iyi düzenleme ile meşrulaştırılmaya çalışılmıştır.

 

Milli Eğitim Sistemimizin yapısal sorun alanları olan Zorunlu Eğitim, Tevhid-i Tedrisat Yasası, Anadilde Eğitim, Zorunlu Din Eğitimi gibi konuların hiç konuşulmadığı MEB'de sistemin zaten aksayan akışını bozacak yeni düzenlemelere girişmenin kabul edilmesi mümkün değildir. "Milli  Eğitim  Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" eğitim sisteminin, çalışanlarının ve toplumun ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak hak ve adalet ölçülerini çiğneyen bir yapıdadır. Eğitimdeki mevki ve makamları siyasi iktidarların müdahale alanlarına çevirerek sistemin iç işleyişini ve barışını bozacak bu düzenlemelerden vazgeçilmesi akıl ve sağduyunun icabıdır.

 

 

 

Abdulbaki DEGER

Özgür Eğitim-Sen Genel Sekreteri

banner182
Son Güncelleme: 17.02.2014 15:44
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
mağdur 3 yıl önce

arkadaş bu meb le neden bukadar uğraşıyolar. 15 yıl önce meb bundan daha iyiydi önceye dönsünler sorun çözülsün

Avatar
adalet bu mu? 3 yıl önce

Ne de güzel stajyerlik yap üstüne birde sınava tabi tut ne kadar ince eleyip sık dokuyorlar maşallah, peki şu anda halihazirda kadroda olanlarin üstünlüğü nedir madem eğitim seviyesi yükselecek, denetim olacak kaliteli öğretmen yetiştireceksin kadrolulara da yap,saçmalıkdan ibaret bir düzenleme

Avatar
el insaf 3 yıl önce

adalet mi bu? o kadar yıl oku üniversiteyi kazan sonra oku bitir.ondan sonra kpss
ye calis kazan . sonra mülakat olsun.adamlar isterse meslek hayatını bitirsin
iinsanız el insaf

Avatar
biz de yedik? 3 yıl önce

akp bu yıl seçim için alacağı öğretmenleri seçimden sonra nasıl postalayacagini
sşimdiden hesaplamış .madem sınava tabi tutacaksin kpss ne diye var? ??

Avatar
adalet 3 yıl önce

öğretmenler bu haksızlığa boyun eğmez.herkesi saf sanmayın

Avatar
ne denirki 3 yıl önce

illa beddua ettireceksiniz

Avatar
Aday öğretmen 3 yıl önce

aday öğretmenlikle ilgili madde derhal geri çekilmelidir!

Avatar
eğitim fakültesi öğrencisi 3 yıl önce

adalet... bu mu