banner374
           Toplumda her mesleğin kendisine göre elde etmiş olduğu bir statüsü vardır. Öğretmenliğin de toplumda bir statüsü vardır. Bu statü amalarla doludur. Öğretmenin toplumdaki statüsüyle ilgili gözlemlerim öğretmene hak ettiği değerin verilmediğinden yanadır. Yani öğretmene verilen değer çok yetersizdir. Toplumun öğretmene verdiği değeri  yanılgılarla, amalarla dolu şu boyutlarda ele almayı uygun gördüm:

         “ Öğretmenlik okumaya bağlıdır ama yine de öğretmenliği herkes yapabilir .”Toplumun en büyük yanılgılarının başında bu anlayış gelir. Bu anlayışa da sebep yetkililerin herkesi öğretmen yapmasından kaynaklanmıştır. Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadarki geçen sürede sınıf öğretmenliği branşına 430 civarında kaynaktan öğretmen ataması yapılmıştır. Sonuçlara bakılırsa herkesin öğretmenliği yapabileceği anlayışı yüzünden eğitimde istenen realite yakalanamamıştır. Hal böyle olunca öğretmenlik değersizleştirilmiştir.

         “ Öğretmenlik yorucu gibi görünüyor ama aslında rahat meslektir. “İşin içinde olmayan kapıdan içeri girmeyip sadece pencereden bakanlar için öğretmenlik yarım günden haftada 30 saatten ibarettir, anlayışı hâkimdir. Kimse öğretmenin ders öncesi hazırlığını planını, programını, yazılı kâğıdını hesaba katmaz. Herkes öğretmenin 2 aylık tatilini 3-4 aya çıkartır. Ne yazık ki yanlış bilme ve köhne düşünceler öğretmenliğin değerini azaltmıştır.

        “Öğretmenlik kutsal meslektir ama öğretmenliğin geliri düşüktür.”Madem kutsalsa kutsallık neden maneviyatla değil de maddiyatla ölçülüyor?  İnsanlık materyalist bir anlayışa bürünmeye başladığından beridir ki maneviyata, kişiliğe değil de paraya kürke değer verilir hale gelinmiştir. Materyalist anlayış da toplumu maneviyattan kopartmaya maddeye yönelmeye sevk etmiştir. Değil öğretmene kim olursa olsun insana kürkü için değil kişiliği için değer verilmelidir.

        “Kamuda vatandaş hiçbir personele hesap soramaz ama öğretmene aslan kesilir.” İnsanımız herhangi bir kurumda aşağılanırcasına muamele görünce sesini çıkartmaz ama öğretmen ders için araç gereç ödev isteyince birden aslan kesilir. Öğretmene şiddet uygular. Alo 147 ye şikâyet eder.”Çocuğum eve geldi morali bozuktu x öğretmeni şikâyet etmek istiyorum” der insanımız. Soruyorum o insana kamudaki başka personelin hatası olduğu halde hatasını şikâyet ediyor musun? Tabi ki hayır kim uğraşacak der ama öğretmen hep gözüne batar.

            Her ne kadar biz yazılarımıza dile getirsek de toplumdaki bu yanlış algılar mutlaka devam edecektir. Toplum öğretmenliğin bir uzmanlık mesleği olduğuna, öğretmenliği herkesin yapamayacağına, öğretmenin maaşına değil de mesleki ve genel kişiliğine bakılması gerektiğine , öğretmeni bir düşman bellemeyip yavrularımızın  geleceğini şekillendiren onları topluma kazandıran kişiler olduğuna kanaat getirdiğinde , sadece öğretmenden haksız yere hesap sormayı bırakıp herkes karşısında hakkını savunan bir toplum vaziyetini aldığında işte o toplum yenilmeye değil, yenmeye, geri kalmışlığa değil ilerlemeye, söz dinlemeye değil söz dinlettirmeye, çözülmeye dağılmaya değil birliğe beraberliğe emin adımlarla koşan bir toplum olacaktır.Bunların mimarı da hiç şüphesiz öğretmendir. Eğer toplum bunları istiyorsa toplum öğretmene hak ettiği değeri vermelidir.

           Öğretmen ülkenin kalemli neferidir. Unutulmamalıdır ki kalem kılıçtan keskindir. O kalemleri de ülkenin ve insanlığın refahı için kullanacak olanlar hiç şüphesiz eğitim neferlerimizdir. Eğitim neferlerimizin kalemlerinin keskinliği, toplumumuzun neferlerimize vereceği değerle artacak, maddiyattan ziyade maneviyatla şahlanacaktır. Toplumun bazı düşüncelerinin yanlışlığını açıklamaya çalıştıktıktan  sonra topluma şunu sormak istiyorum “öğretmene hiç değer yok mu?”

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
yusuf 3 yıl önce

asıl sizlere yuhhhhhh

Avatar
çağrı 3 yıl önce

meb personel hem nalına hem mıhına vuruyosun ..

Avatar
ıtıbarımızı gerı verın 3 yıl önce

öğrencıler öğrencı vasfından cıkmıştır ne zaman devlet bu duruma bu yaraya el atacak istanbuıl esenlerı gelin de görün

Avatar
hacer 3 yıl önce

hocam yök 3 ayda formasyon vererek öğretmen yetiştirecek neyin uzmanlığı (!)

Avatar
mehmet 3 yıl önce

sendikalar çok önemli bu algılarda. sendika başkanları milletvekilliğine oynamazsa gerçek işlerini özveriyle yaparsa o zaman bu algılar değişir ve hükumetten de istediklerini alabilir.

Avatar
isimsiz. 3 yıl önce

yazık, okullarımız ne hale gelecek.

Avatar
mim.mustafa 3 yıl önce

öğretmenler öğretmen okullarından yetişmediği ve sadece maişet derdi için öğretmen olunduğu sürece öğretmenin değeri olmaz. çevrenize bi bakın 5 senelik bir öğretmenle 70-80 li yıllarda öğretmenlik yapmış şimdi emekli olan öğretmenlerin duruşları nasıl? bizim mustafa hoca 30 sene önce emekli olmuş.ama takim elbisesiz kiravatsiz yan cebinde mendilsi gezmez. blucinli öğretmenlik olmaz.önce mesleğine ve topluma saygili olmali öğretmen toplum onu saysin. yoksa kanunla kitapla lafla yürümez bu iş.

Avatar
Öğretmen. 2 yıl önce

yazınızdan dolayı sizi kutluyorum. çok doğru yazmışsınız. ama bir şeyi unutmuşsunuz. bu mesleği değersiz kılan sadece diğer insanlar değil. öğretmenler de bir birinin kuyusunun kazımak için mesleği değersizleştiriyorlar.