banner374
 ÖĞRETMENLER MAAŞLARINI HAK EDİYOR MU?

            Kanımıza nereden işlemişse işlemiş, görünenle yetinmeyi hatta yetinmeyi de bir kenara bırakıp görünene tapmayı adet edinmişiz. Bu yanılsama hayatımızın her alanına da sirayet etmiş vaziyette. Orduda, protokolde, bürokraside… Her alanda görüntüye boğulup, görüntünün ardındakini görmez oluyoruz. Konumuz, öğretmenlik mesleğinin icrasının, toplum nazarındaki algılanış biçimi.

 

            İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’ne göre bir eğitim-öğretim yılı 180 gündür. Gregoryen takvimi 365 gün olduğuna göre öğretmenler yılın yarısını tatilde geçiriyor gibi. Ayrıca yılın sadece yarısında çalışmasının da ötesinde, bir öğretmenin günde ortalama 6 derse girdiğini varsaydığımızda, bir günlük mesaisi 4 saat etmekte. En azından halkımızın, öğretmenlerin çalışma şartlarını bu şekilde gördüğüne hepimize şahit oluyoruz.

 

            Öğretmenliğin icrası görüldüğü kadar kolay değildir. Şunu açıkça söyleyebiliriz ki; hiçbir öğretmen; yönetmeliklerin, okul idarelerinin yüklediği işlerin tamamını yapamamaktadır; fakat bu, öğretmenin kusuru değildir. Zira gün 24 saattir ve öğretmenlere yüklenen tüm işlerin kusursuz ve tam olarak yapılabilmesi için bir günün en az 50 saat olması gerekir.

 

            Bu yazıyı yazarken, “Öğretmenlerin iş yükü çok fazla, aldığımız maaş bu işlerin karşılığı değildir.” gibi bir sığlık yapmayacağım. Tek derdim, halktaki yanlış algıyı buraya yansıtmak. Belki farklı meslek grubundan arkadaşlar bu yazıyı okuyor ve için için itiraz ediyorlardır. Onun için, biraz da bu bahsettiğim “iş yükü” meselesini detaylandırmak istiyorum. Bir öğretmenin kabaca yapması gereken işler; sene başında yıllık plan yapmak, zümre toplantısı düzenleyip tutanak tutmak, sosyal kulübünün planını hazırlamak, sosyal kulübündeki toplum hizmeti çalışma planını yapmak, toplum hizmeti için farklı kurum ve sivil toplum örgütleriyle irtibat kurmak, sınıf rehberlik planını oluşturmak ve uygulamak, derslere hazırlanmak –ki bazen 4 saat alabilmekte-, yazılı hazırlamak, yazılı okumak, kazanım değerlendirme raporlarını tutmak, her ay kulüp raporu vermek, her ay rehberlik raporu vermek, uhdesine verilen belirli gün ve haftalar için hazırlık yapıp sunmak, teneffüste nöbet tutmak, komisyonlarda görev almak… Ben yazarken sıkıldım, muhtemelen okurken de siz sıkıldınız. Öğretmen olmayan okurlar için şunu da belirteyim ki; öğretmene yüklenen işlerin sadece bir kısmını aldım buraya. Yani öğretmen, 4 saat ders anlatıp sonra gün boyu serbest kalan bir iş icra etmiyor.

 

            Şunu da belirtmem gerekiyor. “Sadece öğretmenler bu kadar ağır bir iş yüküne maruz bırakılıyor.” diye bir iddiam yok. Benim burada karşısında durmaya çalıştığım şey, yukarıda da belirttiğim gibi, öğretmen algındaki yanlışlıktır.

 

            Yukarıda belirttim; yönetmelik ve okul idarelerinin yüklediği işlerin tamamını yapan öğretmen yok gibidir. Çünkü bir insanın gücünün ve enerjisinin çok üzerinde işleri yüklenmektedir öğretmenlere. Bu yüzden de öğretmenlerin verimleri düşmektedir. Bunu görmemek garip, görememek ayıptır. Eğitim sistemimizin sürekli aksamasının temel nedenlerinden biri de öğretmenlerin, esas işlerini yapmasına bu tür ağır yüklerle ket vurulmasıdır.

 

            OECD eğitim düzeyi sıralamasında ülkemiz sondan ikinci sırada kendisine yer buluyor. Bu sonuç ortadayken MEB’in, eğitim kalitesini düzeltmeye yönelik bir çabasını göremiyoruz. Çok bariz ki; öğretmenlerimiz de öğrencilerimiz de çok ağır yüklerin altında ezilirken bir yandan da faydasız işlerle muhatap olmak zorunda bırakılmaktalar. Bu da enerji ve zaman kaybı israfı demek olsa da skolastik eğitim anlayışımız, bu “çağdaş” ve “teknolojik” kisvelerine bürünmüş kesatlığını sürdürmektedir. Her yönden ilerlediği, geliştiği söylenen ülkemizin, eğitim açısından neden bir basamak bile yukarı çıkamadığını, yani OECD sıralamasında sondan ikinci değil de sondan üçüncü basamağa bile bir türlü çıkamadığını anlayabilmek gerçekten güç.


Emre Gürbüz / www.mebpersonel.com Kaynak Gösteriniz

 

                                                                                                         

                                                                                                  

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
6 DERSLİK YANCI ÖĞRETMENLERİN MAAŞINI HAK ETMİYOR 4 yıl önce

devlet boşuna para veriyor

Avatar
Ahmet @6 DERSLİK YANCI ÖĞRETMENLERİN MAAŞINI HAK ETMİYOR 4 yıl önce

oğlum bak git ! çok biliyorsan sen yap da görelim.

Avatar
yorumsa 4 yıl önce

öğretmenlere olumsuz yorum yapanlar önce kpss yi kazanıp gelsinler

Avatar
terbiyesiz sen kimsin @6 DERSLİK YANCI ÖĞRETMENLERİN MAAŞINI HAK ETMİYOR 4 yıl önce

önce aynaya bir bak. bkanlık bu hakkı vermiş. yancı diye bir öğretmenlik yok. kladıki öğretmenler daha fazlasını hakediyor. öğretmen 0olmayanın bu yazıyı yazamaya yorum yapmaya hakkı olamaz.

Avatar
4 yıl önce

öğretmenler diğer gelişmiş ülkelerde acaba sadece dersi olduğu günlerde mi okulda bulunuyor, yoksa mesai saatleri boyunca her gün mü” okulda bulunuyor. öğretmen elbette her gün okulda mesai saatleri içerisinde bulunmalıdır. okuyacak, değerlendirilecek sınavı varsa okulda yapmalı eve iş götürmemelidir. hatta öğrenci devam devamsızlık, disiplin vb işleri öğretmen takip etmelidir. öğretmen gün boyunca okulda kalmalı ve asıl görevi, olan nasıl yaparım da öğrencilerime şu konuyu daha iyi anlatırım” sorusuna cevap aramalıdır. elbette sistemin diğer halkaları buna göre düzenlenmelidir. mesela nöbet süratle kaldırılmalı, öğretmen maaşlarında iyi bir artış yapılmalı, ders hazırlama, rehberlik, sosyal etkinlikler gibi konular daha fazla ücretlendirilmelidir. elinize sağlık enmrebey. iyi bir konuya değinmişsiniz.

Avatar
artsaw 4 yıl önce

devlet boşuna para veriyor diyen şahıs e okul da doldurulması gereken yerleri doldur görürsün anyayı da konyayı da...

Avatar
serhat öğretmen 4 yıl önce

öğretmenlik mesleğinnin karşılığını 2000 tl vermekle ödenmez bir doktor ayda 12000 maaş ayrıca özel hastanelerde de ek gelir vardır.hesabını siz yapın ben üç çocuk babasıyım daha maaşı bir gün cebimde tüm olarak görmedim.

Avatar
murat karacali 4 yıl önce

evli 3 çocuk babasıyım hiç evim olmaycak:(keşke çalışsan bir bayanla evlenseydim sıcak yemek kokusuna yandım:))mutluyum bu arada demek istediğim ilaki çalışanla evlenmesen mecburi işin yaş dayatma yani.hesapladım 15 yıl sonra evim olacak tabi herşeyden fazlasıyla kısarak