banner406
 ÖĞRETMENLERE YÖNELİK(ÖĞRENCİLERCE) ŞİDDETTİN NEDENLERİ VE ÖNLEME YÖNTEMLERİ

E. Öğretim Görevlisi- Bilim Uzmanı Hasan Güneş hgunes0202@gmail.com

      İstanbul Gaziosmanpaşa’da bir grup öğretmen, geçtiğimiz günlerde bazı okullarda öğretmenlere yönelik yapılan şiddet olaylarını protesto etti. Eğitim-senin aralarında bulunduğu çeşitli sendikalar üye bir grup öğretmen, Gaziosmanpaşa meydanında bulunan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde toplanıp sloganlar attı.

      Bu konuda, öğretmenlerin duyarlılığına katılmamak elde değil. Yazar da bu duyarlılığı ortak olarak, bu haftaki makalesini, öğrencilerin, öğretmenlere yönelik uyguladığı şiddetin nedenleri ve önleme yollarına ayırmak istemektedir. Bu nedenle, izleyen satırlarda öğrencilerde görülen şiddetin nedenleri ve önleme yöntemlerine ayırmak istemektedir.

       Geleneksel toplumlarda otoriteye inanma, bilinen bir gerçektir. Özellikle, eski bakanlardan Ömer Dinçer’in öğretmenlerin itibarsızlaşmasına yönelik söylem ve uygulamaları öğrenci şiddetini özendiren etkenlerden biri olarak değerlendirilebilir. Yine, öğrencilerin şiddete yönlendiren belli başlı etkenlerin olduğu literatürde görülmektedir.

     Freud insanda saldırganlığın, ölüm içgüdüleri olarak adlandırdığı biyolojik bir temele dayandığını öne sürmüştür. Bununla birlikte, Freud, saldırganlık içtepilerinin ortaya konulmasına kültür ve toplumsallaşma yoluyla engellenebileceğine inanmıştır( Morgan, 2005).

   Sosyal psikologlar, saldırganlığın edinilmiş donanımcı görüş açısından ele alınışını ele alınışını genellikle benimsemektedirler. Birçoğu taklidin, örnek almanın saldırgan davranış üzerindeki etkisine ilişkin çalışmalar yapmıştır. Araştırmalar sonucunda, örnek almanın sosyal davranış üzerindeki etkilerine ilişkin sorular uyandırmaktadır. Yapılan bir araştırmada, çocukların 10 yıllık bir süre için televizyon izleme alışkanlıkları izlendi…880’den fazla çocuk araştırıldı. Araştırmalar, her çocuğun seyretme seçimleri ile saldırganlıkları (okul arkadaşlarına oranla) hakkında bilgi topladılar. Önemli miktarda şiddet içeren proğramları tercih eden çocukların daha saldırgan oldukları görüldüğü belirtilmektedir(Atkınson ve Diğerleri,1999).   Bu tür vb. nedenlerden kaynaklanan şiddetin önlenmesi uygun rol modellerine bağlıdır.

   Saldırganlığı edinilmiş davranımcı yaklaşım içinde ele alan bir başka görüş de genellikle, engellenme – saldırganlık hipoteze göre, saldırgan hareketler engellemelere tepki olarak yapılmaktadır. Sosyo-ekonomik koşullar örnek verilebilir.Cohen.1952’den aktaran; Yörükoğlu.2004) yoksul aile çocukları, varlıklı okul arkadaşlarından kendilerini çok farklı bulduğunu; onların değer yargıları yabancı geldiğini, amaçlarının ise erişilmez göründüğünü belirtmektedir. Yoksul aile çocukları, varlıklı okul arkadaşlarından kendilerini çok farklı bulurlar, onların değer yargıları yabancı gelir, amaçları ise erişilmez görünür. Okul başarısızlığı onları orta sınıfın değer yargılarına büsbütün uzaklaştırır. Yaşıtlarıyla ancak spor alanında ve kavgada başa çıkabilirler. Kabadayılıklar, otoriteye karşı gelmek üstünlüklerini kanıtlama çabasına girebilir. Örneğin, öğretmenlerle çatışır. Yine, her türlü suçlulukta aile içi sorunlar rol oynamaktadır. Kısıtlayan disiplin otorite yanlısı baskı ve sevgisizliğin çocukta otorite yanlısı kişilik alınmasına neden olmaktadır( Gözütok: 2008).

     Saldırganlığı kısıtlanan çocuğun sinirli, disiplinsiz olduğu, kırıcılığa yöneldiği görülüyor. O nedenle, çocuğun mutlaka saldırganlık dürtüsüne uygun bir boşalım kapısı olmalıdır. En güzeli, böyle çocukları, yaşına ve ilgisine göre, spor dallarından birine, yaratıcı etkinliklere vb. yöneltilmelidir. En mantıklısı suçun ortaya çıkmasını engellemektir. Fakat bunun başarılması yoksulluk ve eğitim eksikliği gibi suça özendiren koşulların ortadan kaldırılmasını gerektirir ki, bu alanlardaki ilerleme ortadan kaldırılmasını gerektirir. Ana baba olma becerilerini geliştirmek için de girişimler gerçekleştirilebilir ve yerel örgütler, liseler ve üniversiteler bu amaç için gittikçe yoğun kurslar düzenlemelidir(Gander ve Gardener:2004).

Yararlanılan kaynaklar:                 

Atkınson, Rıta L ve Diğerleri(1996). Psikolojiye Giriş Çeviren: Yavuz Alogan).Ankara: Arkadaş Yayınları

Gözütok, F Dilek(2008). Eğitim ve Şiddet. Ankara: Gazi kitapevi.

Gander Mary j ve Harry W. Gardiner(2004).Çocuk ve Ergen Gelişimi (Yayıma Hazırlayan: Bekir Onur).Ankara: İmge Kitapevi.

Morgan, Clıfford(2005). Psikolojiye Giriş( Çeviren: Hüsnü Arıcı ve Diğerleri).Ankara:Meteksan

Yörükoğlu, Atalay(2004) Gençlik Çağı. İstanbul: Özgür Yayınları

           

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
bill 2013-04-13 11:58:13

öğrenci şiddeti cezasız kalınca artık diyoruz ki amaaannn ben mi düzeltcem.....görmezden gelme....şu ders bitsin de ......etliye sütlüye karışmama kararı aldım.....idare zaten disiplini tam uygulamıyr....zaten zorunlu eğitim..... yazık ediyoruz geleceğimize......lise zorunlu olur mu.....çocuk ben ders dinlemek istemiyorum.....

Avatar
ZROUNLU EĞİTİM 2013-04-17 14:11:53

devlet eliyle eğitimi okullarda zorunlu hale getirirseniz okulu sokağa çevirirsiniz. çocuk okumak istemiyor ne ödev yapıyor ne de ders dinliyor tamam diyorsun eyvallah diyorsun ama bu seferde arkadaşlarına saldırıyor...öğretmen olarak zaten tek fonksiyonunuz yoklama almak arbedeyi engellemek işte bu sebeple ülkemiz eğiitm alanında dünyanın en gerilerinde kalıyor...

Avatar
lütfen okuyun 2013-04-13 11:34:05

sayın başbakanım eş özrü bır mecburiyattir keyfi bişey değildir ben özel sektörde çalışan bir beyim. işimi bırakıp eşimin yanına gidersem işimden olacağım bu kez geriye döndüğümde iş bulma sıkıntısı yaşayacağım ve eşimin maaaşıyla gecınemeyecek durumdayız bir tane el kadar çocuğumuz var eşim ayrı yerde ben ayrı yerde çocuğumuz hastalanmasın üşümesin diye kayınvalidemıze bıraktık. bu psıkolojıyı sız hıc yaşamadınız. eylülde başlayan 40bın için 30 eylülü baz alın yuvalar ayrılmasın boşanma olmasın