Çocuğun insanî vasıflara sahip olarak yetişmesinde, ahlâki değerlerin önemli bir rolü vardır. Ahlâkî değerler, çocuğun olumlu davranışlar kazanmasına öncülük ettiği gibi, toplum içinde kabul görmesinin de sınırlarını belirler. Çocuğun ahlâki eğitiminden birinci derecede sorumlu olan ebeveynleridir. Ebeveynler, oluşmaya başladığı 3-4 yaşından itibaren çocuğun davranış gelişimini yakından takip etmeli ve çocuğun ahlaki kavramları anlamaya başladığı 7-8 yaşından itibaren de ahlâki değerleri ona kazandırmaya başlamalıdır. Çocukluk döneminden itibaren alınan ahlâki telkinler, derin bir tesir bıraktığı için, bu dönemin çok iyi değerlendirilmesi gerekir. Ebeveynin çocuğuna zamanında vermediği veya eksik bıraktığı ahlâki eğitim ne okulda ne de toplumda hakkıyla telafi edilemeyeceği unutulmamalıdır. Zira gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklenince diğerleri de öyle devam etmektedir.
        Günümüz dünyasında, akademik başarı kadar, çağdaş hayatın vazgeçilmezi hâline gelen, dürüstlük, saygılı olma, ahlaki değerlere uyma, rahat iletişim kurma, insan ilişkilerine özen gösterme, nezaket kurallarına uyma, inisiyatif kullanma, iş disiplini, temizlik, düzen vb. kavramlar da ön plana çıkmaktadır. Birey bir bütün olarak ele alınmakta, insanı insan yapan özelliklerin geliştirilmesine çaba harcanmaktadır. Değerleri kazanmada okul öncesi eğitimin önemi çok fazladır. Çocuklarımızın sosyal becerilerini geliştirmek için ev ortamı ve ev ortamı dışında kullanabileceğimiz çeşitli yöntemler ve etkinlikler vardır. Ev içinde değerlerin aile bireyleri tarafından oyunların içinde aktarılması, çocukların değerleri dolaylı yoldan edinmesinde oldukça önemlidir. Yine çocuklarla birlikte tarihî mekânların ve büyük zatların yaşadığı yerlerin ziyareti geleneksel de­ğerlerin çocuğa öğretilebileceği ev ortamı dışında gerçekleştirilebilecek etkinliklerdir. Küçük yaşta öğrenilen değerlerin alışkanlık hâline gelmesi ve pekişmesi okulda aldığı eğitimle devam etmelidir. Bunun için okulda başta öğretmenler olmak üzere tüm personele de görevler düşmektedir

        Okullardaki değerler eğitiminin amaçlarından biri, öğrencilerde sağlıklı, tutarlı ve dengeli bir kişilik oluşturmaktır. Diğer bir amacı ise her öğrenciyi hem ilgi ve yetenekleri doğrultusunda yetiştirerek hayata ve üst öğrenime hazırlamak, hem de iyi insan, iyi vatandaş olmalarını sağlamak için gerekli bilgi, beceri, tutum, davranış ve alışkanlıklar kazandırıp, onları kendi ahlak anlayışına uygun olarak yetiştirmektir. Bu birinci amaç, yani, öğrencilerde sağlıklı, tutarlı ve dengeli bir kişilik oluşturmak, esasen eğitimin en temel amacıdır. Zira o olmadan, belirlenmiş diğer amaçlara ulaşılsa bile çok fazla bir anlam ifade etmez. Günümüz olayları, birçok veli ve eğitimciyi, akademik başarının tek başına yeterli olmadığını; öğrencinin bilgi anlamında dolu olmasının onu hayatta başarılı kılmaya yetmeyeceğini; sosyal hayatta başarılı olabileceği özellikleri, hayata dair tercihlerinde sağlıklı kararlar verebilecek bilinci, kendini rahat ifade edebilecek özgüveni, ne pahasına olursa olsun haktan ve doğrudan ayrılmayacak dürüstlüğü kazandırmanın dünyada ona verilebilecek en önemli değer olduğunu; bu güzel hasletlerin değerinin hiçbir şeyle ölçülmesinin mümkün olmadığını düşünmeye ve bu konuda çalışma­lar yapmaya itmiştir.

            Son yıllarda toplumumuzun büyük bir değer kaybına uğradığı ve ahlaki çöküntü yaşadığı uzmanlar tarafından sık sık dile getirilmektedir. Son günlerdeki çoçuk istismarları,çoçuk cinayetleri ve aile içi cinayetler bu çöküntüye en iyi örnektir.Gerçekten de asırlar boyu insanlarımızı bir arada tutan, hayatımıza anlam ve amaç katan pek çok değer kaybolmaya yüz tutmuştur. Değerlerdeki bu aşınmanın sık sık dile getirilen göstergelerinden bazıları şunlardır:

  1. Aile mahremiyeti ve kutsallığı zedelenmiş, namus ve iffet anlayışı güç kaybetmiştir.
  2. Yaygın bir bencillik ve kişisel çıkar diğer amaçların önüne geçmiştir.
  3. Maddiyatın artan önemine paralel olarak, bu amaca ulaşmada her yol mubah olarak görülmeye başlanmıştır
  4. Toplumun temel kurumlarına olan güven azalmıştır.

  Tüm bu sorunların giderilmesinin ailede ve okullarda gerçek manada ahlak ve değerler eğitimi verilmesine bağlı olduğu hepimizce malum.Bütün çoçukların ahlaklı,vatanına milletine bağlı yetiştirilmesi umuduyla...
                          
                                                                                                                                          İbrahim ERDOĞAN

                                                                                                                                                                                                            

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.