banner374
            Eğitimin yoğun gündemi arasında en fazla rağbeti yönetici görevlendirmeleri görmeye devam ediyor.  
            İlginin öncelikli nedeni yönetici görevlendirmelerine adaletin yansıyıp yansımayacağı. İkinci neden ise ortamdan kaynaklanan heyecan…
            Sihir dolu adalet kavramının ortaya çıkardığı heyecana sebep olan ise “Ben müdür olarak dört yıllık çalışma süremi doldurdum. Ancak hâlihazırda çalıştığım okulda sekiz yıllık çalışma süremi doldurmadım. Yönetmeliğin açık hükmü gereği değerlendirme yapacak kıdemli ve kıdemi en az olan öğretmenleri belirledik. Öğretmenler kurulundan da değerlendirme yapacak öğretmenleri seçtik. Okul aile birliği de tamam. Sonuçları ilçe mem’ e de ilettik. Prosedür şimdilik sonuçlandı. Acaba görev sürem uzayacak mı, uzamayacak mı; uzatılacak mı, uzatılmayacak mı?” hissinin doğal sonucudur.
            Ya da “Sırada ben de varım. İkinci, üçüncü aşamaya sıra gelir mi / gelmez mi? Tüh, bakanlık baş muavinlikten de vazgeçti. Hatta müdür yardımcılığım sürer mi / sürmez mi?” duygularının da dışa vurumudur.  
            Aslına bakarsanız okullarda işler tamamen bu sorunun olumlu ya da olumsuz cevaplanmasıyla doğru orantılı yürütülür hale geldi. Kimi nasılsa görevim uzamayacak / uzatılmayacak diye işleri tamamen serdi, kimi kerhen imza atar oldu, kimi de gözünü başka başka okul / kurumlara dikti.
            Bu yüzden bazı yöneticilerin haziran ortalarında Ilgar Dağlarına yağan kardan etkilendiklerini görüyoruz, bazı yöneticilerin ise dereyi görmeden paçayı sıvadıklarını…
            Gidişat henüz buralara gelmeden, AYM karar vermeden yani, yönetmelik, kılavuz yayınlanmadan önce kaleme aldığımız yazılarda üzerine basa basa yöneticilerini çalışanlar seçsin demiştik.
            Çağrımız sayın bakana kadar ulaşmış olmalı ki, sayın bakan“Demokrasimiz gelişsin hele, ona da zaman gelecek.” biçiminde demeçler verdi.
            Sevindik.
            Sevindik ama aşağıda bazı maddelerinin ayrıntısına gireceğimiz yönetmelik ile kılavuzun önümüze gelmesiyle hayal kırıklığına da uğradık.
            Gerçi yönetmelik ile kılavuzdan kimi kulağı delik çevrelerin önceden elde ettiği bilgi kırıntıları sayesinde haberimiz olmuştu ama olsun biz yönetmelik yayımlanır yayımlanmaz metnin “KATILIM” boyutuna baktık.  
            Seçimde öğrencinin, velinin, hele hele 180 gün yan yana birlikte çalıştığımız dört öğretmenin değerlendirme yapacağını görünce de sevindik. Detaylara girince sevincimiz kursağımızda kalmadı değil.
            Hayal kırıklığı oldu, çünkü yılın 180 iş günü bire bir, yan yana çalıştığımız öğretmenin yapacağı değerlendirmenin Ek: 1 içindeki ağırlığı örneğin ilkokullarda yüz üzerinden yirmi, velinin yapacağı değerlendirmenin oranı ise yüz üzerinden on beş olmak üzere toplam yüzde otuz beş. Oysa bu paydaşların değerlendirmedeki ağırlıklarının mesela yüzde elli olması gerekmez miydi?
            Neyse, şimdi bu somut durumu varın siz anlamlandırın.
            Söz buradan açılmışken değerlendirme yapacak öğretmenlerin seçimi için öğretmenler kurulunda meydana gelen kamplaşmalara, müdüre olumlu bakacaklara karşı atılan çiziklere ya da müdüre olumlu bakacaklara verilen desteklere vurgu yapmak yerinde olacaktır. Yine cinsiyet ayrımcılığının devreye girmesine, hemşericiliğin prim yapmasına, hele hele sendikalılığın belirleyici olmasına da değinmek önemli olsa gerek.
            Yukarıda kısaca dile getirdiğimiz hususların kimi okullarda çok boyutlandığını duyuyoruz, okuyoruz, gözlemliyoruz.
            Tanık olduğumuz bu yaşantılara rağmen sakın, “Seçimin böyle olumsuz sonuçlarının olacağı belliydi, biz demedik mi, kavga daha da büyür, seçimden vazgeçelim.” gibi sığ bir duyguya kapılmayalım.
            12. cumhurbaşkanını halkımızın seçmeye hazırlandığı şu günlerde çalışanın liderini seçmesi en anlamlı olanıdır, en uygun olanıdır.  
            Sözün burasında “Haydi, hayırlısı bakalım” diyerek bir başka açmaza göz atalım mı?
            Yönetici görevlendirme yönetmeliğine göre görevi uzatılacak müdürlerle ilgili değerlendirmeyi ilçe milli eğitim müdürlükleri yapacak demiştik.
            Hem de Ek: 1’ e göre değerlendirmede ağırlıkları örneğin ilkokullarda yüz üzerinden altmış beş olacak şekilde.
            O zaman bir somut örnek.
            A okulunda çalışan B kişisinin müdürlükte dört yılı doldu, ancak A okulundaki müdürlüğü henüz sekiz yıl değil. B kişi müdürlüğünün uzatılması için değerlendirmeye girecek. Diyelim ki A okulu için B kişisi yine örneğin ilkokulda otuz beş puan aldı. Puanlamanın ikinci aşamasında ilçe milli eğitim müdürü ve şube müdürleri ise otuz puan takdir ettiler. Puanlamayı henüz görevlendirilen ilçe müdürleri ile şube müdürleri yaptı ve toplamda altmış beş puan oluştu.
            Yetmiş beş puan barajını aşamayan B kişinin görevi uzatılmadı. Üstelik bu uzatmama eylemi okulda asayiş meselesi yokken, inceleme / soruşturma yokken, akademik başarı ortadayken, sosyal / kültürel /sportif çalışmalar en azından fena değilken yapılmışsa...
            Yine ilgili kişi bu puanlamayı okulla ilgili bir değerlendirmesi yokken yapmışsa. Yani ilçe milli eğitim müdürü okulu dahi ziyaret etmemişken gerçekleştirmişse.
            Ve puanlama ya başarılı ya da başarısız demek olan 0 ile 1 üzerinden yapılmışsa…
            Ne olacak?
            Geçmişte çift hükümlü sicil raporlarında yaşandığı gibi görevlendirme sonuçlarına takdir edilen puanlar yargıya gidecek mi? Giderse netice nereye varır? Yürütme durur mu / durmaz mı? İptal gelir mi/ gelmez mi? Tazminat davaları açılır mı / açılmaz mı? Açılırsa ne olur, açılmazsa ne olur?   
            “Devlette devamlılık esastır, söylediğiniz ölçekteki müdürlerin görevi uzayacak, hak da, hakkaniyet de bunu gerektirir.
” denildiğini duyar gibiyim.
            Örneğimizin kahramanı da akla, mantığa, adalete her şeyden önce vicdana ve hakka uygun değerlendirme yap(a)mayacak kişiydi zaten.
            Neyse konuyu burada noktalayıp başka bir hususa geçelim.
            Malum kılavuz da yayınlandı.
            Kılavuzda yer alan takvime göre görevlendirmelerin ilk aşaması yeni eğitim öğretim yılının başlayacağı 18-29 Ağustosta sonuçlanacak.
            Niye takvim bu kadar uzun çözebilmiş değilim ama mevcut müdürlerin bir kısmı görevlendirmeyi uzatan geçici maddeye rağmen görevden alınabilir. Çünkü dört yılını dolduran müdürler şu anda fiilen öğretmendir. Görevlendirme çalıştıkları için görevden alınmaları da çok basittir. Nitekim şu günlerde ortalıkta bununla ilgili haberler de dolaşmaktadır.
            Bir başka gerekçe AYM’ nin esastan inceleme kararının olası sonuçları bekleniyor olabilir.
            Yeni görevlendirilen ilçe müdürlerine fırsat tanınmak istenmiş de olabilir.
            Gerekçe her neyse bilmiyorum ama takvimin uzun olduğu önemli bir vakıa. Bu gerçek vakıadan bakınca sıcak yaz ayları boyunca okullarda mutlaka yapılması işlerin manasına uygun yürümeyeceği de bir başka vakıa.  
            Sonuçta bir görevlendirme yapılacak. Kişiler işin başına geçecek. Geçecek ama akıp giden kayıp zaman ne olacak?
            Okulun, çocuğun, öğretmenin, eğitim sistemimizin, toplumumuzun gördüğü ziyan ne olacak. Çünkü eğitimde anın önemi vardır ve an çok büyüktür.
            Yönetmelik ve kılavuzda değinilecek çok mevzu var. Yönetmelik ve kılavuz örneğin Norm Kadro Yönetmeliği gibi başka normlarla birlikte ele alınmalı aslında. Konuya bu perspektiften bakınca yönetici görevlendirme yönetmeliğinin de kılavuzunun da revizyona ihtiyacı olduğu açık.
            Umarız bir revize çalışması yapılır. Umarız bu revize çalışması mağduriyetler yaşanmadan bir an önce yapılır.
            Çünkü an önemlidir ve an çok büyüktür.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
eğitimci 2 yıl önce

size katılıyorum.. süreyi uzun tutmalarının nedeni işin içinden çıkamayacak olmalarıdır. şimdi onlar da aym sini bekliyorlar bir iptal gelse de paçayı yırtsak diye...

Avatar
Engin Erel 2 yıl önce

belirttiğiniz gibi bu aşamada süre çok önemli, konuyu çok iyi ele almışsınız, kaleminize sağlık.

Avatar
Enginerel 2 yıl önce

yeni değişen ilçe yöneticilerinin objektif bir değerlendirme yapacaklarına inanmak oldukça zor gözüküyor.

Avatar
emirhüseyinoglu 2 yıl önce

gerçekten bakan duymuş mudur ki?

Avatar
zeynep 2 yıl önce

Bazı okul müdürleri kurullarda demokratik seçim yapmak yerine kendileri isimleri belirliyor. Ne anladık bu işten?
4.yıl görev yapan okul müdürleri eğer göreve tekrar gelecekse başka okula müdür olarak atanması bence en iyi uygulama olur diye düşünüyorum ?

Avatar
niye 2 yıl önce

öğretmen veli öğrenci ne kadar objektif degerlendirebilir ki demokratikleşme bu mu bu olsa olsa herkesle iyi gecin papaz olma herkesin her dediğini yap izin ver bu sartlarda bu durum islemez

Avatar
cesur 2 yıl önce

seni sarı sendikacı seni. kanunu çıkaranlara tek laf edemeyen korkak seni. oyunun rengi belli saf seni.

Avatar
Müdür 2 yıl önce

atamaların tüm aşamaları 15 eylüle bitirilmelidir.