banner374
Okullarımızda ne müdürlerimiz vardır; daha birinci sınıftaki öğrencilerin bitişik eğik yazı öğrendiklerinden haberi olmayan, hala düz yazı yazıldığını sanan…

Okullarımızda ne müdürlerimiz vardır;  bilgisayarı monitör tuşundan açıp monitör tuşundan kapatan…

Okullarımızda ne müdürlerimiz vardır; meşgul ettiği makamın “koltuğundan” çok, okulun “hizmetliliğini”  hak eden…

Okullarımızda ne müdürlerimiz vardır; tüm idari işleri müdür yardımcısının omzuna yükleyip okulda koridorlarda volta atan…

Okullarımızda ne müdürlerimiz vardır; sizin yaptığınız işlerden dolayı size teşekkür etmesini beklerken, size fırça çeken…
Okullarımızda ne müdürlerimiz vardır; daha yönetmelikten bihaber olup, bilmediği işlerde inatla direten…

Okullarımızda ne müdürlerimiz vardır; okuldaki tek işi internette okey oynamaktan ibaret olan…

ve eminim şu an sizlerin de aklına gelen daha bir çok örnek….


Neyse, işini hakkıyla yapan müdürlerimizi, yukarıda özelliklerini saydığımız sözde müdürlerimizden ayırıp,  Üstün Dökmen’ in “KÜÇÜK ŞEYLER-2” isimli kitabındaki tespitlerine bir göz atalım:

BEBEKLER İLE MÜDÜRLER ARASINDAKİ BENZERLİKLER!

1- Her ikisine de sahip olduğunuzda başlangıçta çok sevinirsiniz, ancak ileride başınıza neler açabileceklerini düşünemezsiniz.

2- İkisi de çok sabırsızdır, isteklerinin hemen yerine getirilmesini isterler. İstekleri hemen olmazsa bağırıp çağırmaya, ortalığı birbirine katmaya başlarlar.

3- İkisinin de belleği zayıftır; birgün önce onlar için yaptığınız onca şeyin önemi yoktur.

4- Her ikisinin de arada gazını almalısınız.

5- İkisi de size teşekkür etmez.

6- Siz ikisine de çok şey verdiğinizi düşünürsünüz. Onlar size açıkça birşey vermemektedir. Siz "seviyor ama belli etmiyor" diye kendinizi rahatlatırsınız.

7- İkisi de kötü davranır, tırmalarlar, hatta fırsat verirseniz sizi ısırırlar. Siz çocuğunuza bakıp "büyüyünce geçer", amirinize bakıp "bir gün değerimi anlayacak" dersiniz. Ama o gün hiç gelmez; çocuk büyür ergen olur, yüzünüze kapıyı çarpar, amiriniz yaşlanır, yüzünüze dosyaları fırlatır.

8- Bebeğiniz de amiriniz de sizin empatik becerinizi geliştirir. Bebeğinizin ağlamasının gaz ağlaması mı, yoksa acıkma ağlaması mı olduğunu kısa sürede kavrarsınız. Amirinizin hoşnutsuzluğunun işten mi, yoksa kendinden mi kaynaklandığını kısa sürede öğrenirsiniz.

9- Her ikisinin de yüzünde tebessüm belirtisi ararsınız. Bebeğiniz yüz kaslarını hafifçe oynattığında "bana gülümsüyor!" diye bağırırsınız. Benzer şekilde amirinizin de yüzüne bakıp "bugün bana hafifçe gülümsedi galiba" dersiniz.

10- İkisinin de kelimelerinden anlam çıkarmaya çalışırsınız. Bebeğiniz "A.." dediğinde "Anne dedi", "B.." dediğinde "Baba dedi" diye heyecanlanırsınız. Müdürünüz ise "T.." dediğinde teşekkür ettiğini düşünürsünüz.

11- Bazen her ikisinden de bıktığınız düşüncesi geçer aklınızdan ama hemen suçluluk duyar, günah işlediğinizi düşünürsünüz, "Allah eksikliklerini göstermesin" dersiniz.

Evet sevgili müdürlerimiz;  okulunuzda çalışan öğretmenlerinizi, kendi egonuz için küçümseyip, onların onurlarını incitmeyiniz. Unutmayınız ki, sonuçta sizler de birer öğretmensiniz…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
zeliha 4 yıl önce

cok güzel bi yazı olmuş elınıze saglık...:)

Avatar
mebpersoneli @zeliha 4 yıl önce

yazıyı yazan arkadaşımızın belliki okul mdürleriyle pekte hoş olmayan bir geçmişi var. yazdığı yazıyı genel geçer dili kullanarak yazmasıbiraz basitlik oluşturuyor.bir okul müdürü yukarıdaki aynı ifadeleri ülkemizde canla başla görevlerini yerine getirmeye çalışan öğretmenlerimizi ve emeklerini yok sayarak genele yayıp öğretmenler ve bebeklerin ortak yönleri diye yazsa eminim yediyüzbin öğretmenin büyük çoğunluğunun vebalini almış olur.aynen okul müdürlerinin çoğunun vebalini aldığı gibi

Avatar
öğretmen34 4 yıl önce

yazıya sonuna kadar katılıyorum...

Avatar
deniz 4 yıl önce

tam aksine şimdi ki müdürler ellerinden geldiği kadar, öğretmenlerimizi nasıl hoş tutsakta görevlerini daha iyi yapsalar diye çırpınıyor. çok taraflı ve sanırım bir kırgınlık üzerine yazılmış bir yazı. bütün müdürleri eleştirmek te arkadaşın iç dengelerini gözden geçirmesi gerektiğinin bir delili

Avatar
mehtap 4 yıl önce

yazıda bütün müdürler eleştirilmiyor zaten yazıyı dikkatli okuyun: "neyse, işini ha yapan müdürlerimizi, yukarıda özelliklerini saydığımız sözde müdürlerimizden ayırıp," diye belirtilmiş. yukarıdaki yazıya ben de katılıyorum ne müdürlerimiz var gerçekten çok güzel anlatılmış, helal olsun...

Avatar
sertan 4 yıl önce

üstün dökmen ustanın süper tespitlerinden de faydalanılmış çok hoş bir yazı. yazı da bütün müdürlerin eleştirildiği görüşüne nasıl vardı diğer yorum yapan bazı arkadaşlar onu da anlamış değilim. bir sıkıntınız varsa gidin üstün dökmen ustayla görüşün bence, kendisi bu konularda uzman bir kişidir...

Avatar
izmirli 3 yıl önce

bu yazıyı yazan kesin bizim okulda çalışıyordur...word excell bilmeyen imam devşirmesi zavallı müdürüm senin krallığının da sonu gelecek.

Avatar
bir de ne müdürsüz okullar var. 3 yıl önce

bizde de müdür normu düştü: 150 öğrenci saçmalığı var ya ilkokulda..o işte..