banner374
19 Mayıs 2012 Cumartesi 16:44
ELEŞTİRME SIRASI AKADEMİSYENLERDE!
. Öğretmen eleştirme modası tam gaz sürüyor. Başka konularda söyleyecek söz bulmakta zorlanan birçok kişi öğretmenlere 'şekil vermeye' çalışıyor. Her sorunun sorumlusu öğretmenmiş gibi her kesimden eleştiriler gelmeye devam ediyor. Bu da öğrenci ve veli karşısında öğretmeni epeyce zor durumda bırakıyor.

Öğretmenler de şimdi akademisyenleri mi eleştirsin? Ellerinde bir lazer oyuncakla, "hazırlanan" bir sunuyu evcilik oynar gibi loş odalarda "şu şudur, bu budur" diye "aktaran" akademisyenler çok mu başarılılar? 

İşte Zaman gazetesindeki yazı:

Öğrenciler, değerler eğitimi veren ancak söylediklerini yaşamayan öğretmenlere karşılık olarak anlatılan o erdeme cephe alıyor. Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden Prof. Dr. Recep Kaymakcan, eğitimcilere düşen en önemli görevin değerleri anlatmak yerine yaşamak ve kendilerini bu alanda yetiştirmek olduğunu söylüyor.

Maddi ve manevî değerleri bilmeyen, özümsemeyen ve yaşamayan bir eğitimci, öğrenciye bunları anlatmada etkili olamıyor. Değerler eğitimi konusunda çalışmaları bulunan Sakarya Üniversitesi (SAÜ) İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Recep Kaymakcan, "Öğretmene düşen en önemli görev, öğrencinin özümsemesini istediği değerleri kendi hayatında, özellikle de eğitim-öğretim süreçlerine yön veren tutumlarında yaşamasıdır. Erdem konusunda vaaz veren ancak kendisi yaşamayan öğretmenlere karşı öğrenciler, anlatılan erdeme karşı pozisyon alıyor." diyor.

Recep Kaymakcan, eğitimin sosyal ve kültürel amacının, yeni yetişen nesle, geleneksel ve çağının değerlerini kazandırmak olduğunu ifade ediyor. Kaymakcan, son yıllarda okullarda yaşanan değerler eğitimi hareketliliğinin gerçek anlamda eğitim hayatına taşınabildiğini söylemenin zor olduğunun altını çiziyor. Kaymakcan, bir dizi etkinliklerle değerler eğitiminin sağlıklı bir şekilde verilemeyeceğini belirtiyor ve ekliyor: "Değerler eğitimi okullarda çoğunlukla öğretmenlerin kendi derslerindeki gayretleri; bazı okullarda belli değerlerin bir süreliğine pano, gösteri hazırlama, seminerler, konferanslar gibi etkinliklerle işlenmesi şeklinde yürütülüyor. Değerleri gerçek anlamda okul hayatına taşıyabilecek gerçekten etkili hizmet içi eğitimler, materyal paylaşımları, proje geliştirme çabaları henüz istenen seviyede değil. Aslında bunu sağlayabilmek için belirli birimlerde değerler eğitimi konusunda iyi yetişmiş etkili lider eğitimcilerin olması gerekmekte."

Değerler eğitiminin aynı zamanda duyguların eğitimi demek olduğunu ifade eden Kaymakcan, akademik başarıya odaklı ve merkezi sınav başarısı eksenindeki eğitim sisteminin sorgulanması gerektiğini söylüyor. Okulun görevinin aynı zamanda insani ve manevi temel değerlerin kazanıldığı ve yaşandığı bir ortam olduğunu anlatan Kaymakcan "Öğretmenler, kendini bu alanda yetiştirmeli, materyal vb. temin etmelidir. Matematik, müzik veya diğer herhangi bir derste işlediğimiz konuyla ilgili seçtiğimiz örnekler, kullandığımız materyaller o dersi birer değerler eğitimi platformuna dönüştürebilir. Öğretmenin tutumu ve derse hazırlanırken aklının bir köşesinde değerlere dair bir endişeyi de taşıması hem konu hem de değerlerin aynı anda ve etkili olarak kazanılmasını sağlayabilir." diyor.





banner182
Son Güncelleme: 19.05.2012 16:44
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol