banner374
10 Mayıs 2012 Perşembe 23:28
Meb  Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği Taslağı Hakkındaki Görüş ve Önerilerimiz
 Milli Eğitim Bakanlığı, çeşitli ortaöğretim kurumlarına ilişkin ayrı ayrı yönetmelikleri tek metin altında birleştirmek üzere başlattığı çalışma sonrası yönetmelik taslağını sendikamıza göndermiş ve taslağa ilişkin görüş ve önerilerimizi talep etmiştir.

Genel Merkez Mevzuat Komisyonumuz, teşkilatımızdan gelen görüş ve öneriler üzerine gerekli çalışmayı yapmış ve tekliflerimiz 10.05.2012 itibarı ile Milli Eğitim Bakanlığı’na gönderilmiştir.

 
Ortaöğretim Kurumları Yönetmelik Taslağı Hakkındaki Görüş ve Önerilerimiz

 

1- “Ders süresi ve günlük çalışma saatleri” başlıklı 9. madde: Maddede yer alan, “İki ders arasındaki dinlenme süresi en az 5 dakikadır” hükmüyle öngörülen 5 dakikalık ihtiyaç ve dinlenme süresinin, öğrenci sayısı yüksek ve katlı eğitim kurumlarında öğrenim gören öğrenciler ve öğretmenler için ihtiyaçlarını karşılamada yeterli bir süre olmadığı düşüncesiyle, “İki ders arasındaki dinlenme süresi en az 10 dakikadır” şeklinde düzenlenmesinin,

Diğer taraftan, aynı maddenin ikinci cümlesinde yer alan derslerin blok veya ayrı ayrı yapılmasının “zümre öğretmenler kurulu kararı” tarafından alınmasına yönelik düzenlemesinin, zümrelerde farklı kararların alınmasına ve bunun da tartışmalara yol açacağı düşüncesiyle uygulamada birliğin sağlanması bakımından “öğretmenler kurulu kararı” olarak değiştirilmesinin,

2- “Geç Gelme” başlıklı  34. madde: Maddenin 1. fıkrasında, “Birinci ders saati dışındaki geç gelmeler devamsızlıktan sayılır” cümlesinin, devamsızlığın alışkanlık haline getirilmesinin önlenmesi bakımından “…Geç gelmeler kesintisiz 3 gün devam etmesi halinde  yarım gün devamsızlıktan sayılır….” olarak düzenlenmesinin, 

3- “Devam-Devamsızlık” başlıklı 35. madde: Maddenin 2. fıkrasında, “Bir ders yılında toplam iş gününün dörtte üçünden daha az okula devam eden öğrenciler,  notları ne olursa olsun başarısız sayılır…” hükmünün, lise öğrenimini sürdürmekte olan öğrencilere yüksek öğrenime geçişte biraz daha esneklik sağlanması bakımından,“Bir ders yılında en fazla 20 gün özürsüz, 30 gün özürlü olmak üzere toplam devamsızlık süresi 50 gündür. Bu süreleri aşan öğrenciler, notları ne olursa olsun başarısız sayılır” şeklinde düzenlenmesinin,

4-  “Sınavla öğrenci alan aynı tür okullar arasında nakil” başlıklı 36. madde: Maddenin 4. fıkrasında yer alan, “Yukarıda belirtilen okullarda kontenjan şartı nedeniyle nakli yapılamayan öğrencilerden anne veya babası ölen veya kamu görevinden dolayı anne veya babasının görev yeri değişen öğrencilerin nakilleri, durumlarını belgelendirmeleri halinde, yerleştirmeye esas taban puanı şartının korunması ve sınıflardaki azami şube öğrenci mevcudunun % 10’unu geçmeyecek şekilde anne veya babasının ikametinin veya memuriyet görevinin bulunduğu yerleşim yerinde bulunan kapsam dâhilindeki okullardan birine yapılır” hükmünün “ … mevcudunun % 10’unu geçmeyecek …”  ibaresinin önüne, eğitim ve öğretime hizmet eden tüm personelimizin çocukları bakımından,“Millî Eğitim Bakanlığına bağlı merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında görev yapan personelin çocukları hariç” ifadesi gelecek şekilde istisnai bir düzenleme yapılmasının,

5- “Sınıf tekrarı ve öğrenim hakkı” başlıklı 58. madde: Maddenin 1.fıkrasının (a) bendinde, “Öğrencilerden; doğrudan, yılsonu başarı puanıyla veya sorumlu olarak sınıf geçemeyenler ile devamsızlık nedeniyle başarısız sayılanlar sınıf tekrar ederler. Sınıf tekrarı, hazırlık sınıfı hariç, orta öğrenim süresince en fazla bir defa yapılır. Öğrenim süresi içinde ikinci defa sınıf tekrarı durumuna düşen öğrencilerin öğretim yılı sonunda okulla ilişiği kesilir” hükmü yer almaktadır. Ortaöğretimin zorunlu eğitim kapsamına alındığı göz önünde bulundurulduğunda, öğrencinin okulla ilişiği kesildikten sonra zorunlu olan bu eğitimini nerede ve nasıl tamamlayacağının belirtilmesi gerekmektedir. Bu nedenle söz konusu madde hükmünde ilişiği kesilen öğrencilerin açık öğretim lisesine devam etmelerini sağlayacak bir düzenlemenin yapılmasının ve sınıf tekrarından veya başarısızlık nedeniyle sınıf tekrarına kalan öğrencilerin istemeleri halinde açıköğretim lisesine nakillerinin yapılabileceğinin açıkça belirtilmesinin, ayrıca aynı zamanda örgün eğitime devam eden lise öğrencisinin istediği sınıf ve dönemde açık liseye naklini yaptırabileceğine yönelik hükümlere yer verilmesinin,

6- Mezuniyet puanı” başlıklı 65. madde: Maddenin birinci cümlesinde yer alan, Mezuniyet puanı, yılsonu başarı puanlarının aritmetik ortalamasıdır…” hükmünün, 12 yıllık eğitim sistemine geçiş nedeniyle ilkokuldaki bir öğrencinin ölçmenin ve puan sisteminin önemini algılaması mümkün olmayan bir dönem olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle,  ortaokul ve lise öğrenimi olmak üzere 2 ve 3 dönem puanlarının değerlendirmeye alınması doğru olacağı düşünülmekle birlikte bunun da kendi arasında 2 dönem (ortaokul) puanın %30,  3 dönem (lise) puanın ise %70’i dikkate alınarak yılsonu başarı puanın hesaplanmasının daha objektif ve adilane olacağı düşüncesiyle, Mezuniyet puanı, yılsonu başarı puanlarının ortaokul için %30’u, lise için %70’i dikkate alınarak hesaplanan puanların aritmetik ortalamasıdır…” şeklinde düzenlenmesinin,  

7- “Diploma Düzenlenmesi” başlıklı 68. madde: Maddenin 1. fıkrasında, Okuldan mezun olanlara, e-okul sistemindeki kayıtlar esas alınarak bitirdikleri okul türüne göre diploma verilir” hükmü her ne kadar düzenlenmiş ise de, söz konusu diplomanın 12 yıllık eğitime geçilmesi nedeniyle, 1-12 yılları arasını mı kapsayacağı yoksa yönetmeliğin kapsamı ve içeriği dikkate alındığında sadece son 4 yılı, yani lise öğrenim süresini mi kapsayacağı belirtilmemiştir.

Bu durum, diploma notuna göre belirlenmesi öngörülen kriterlerde bir belirsizlik olduğundan, diploma verilmesine ilişkin kriterlerin açık ve net bir şekilde düzenlenmesinin,

8- “Müdür, görev, yetki ve sorumlulukları” başlıklı 84. madde: Maddenin 4. fıkrasının (h) bendinde,Personelin sicil ve disiplin işleriyle öğrenci ödül ve disiplin işlerini yürütür” hükmünde yer alan “sicil ve” ibaresinin, 657 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikle sicilin kaldırılmış olduğu dikkate alınarak, metinden çıkarılmasının,

9- “Öğretmenlerin mesleki çalışmaları” başlıklı 93. madde: Maddede öğretmenlerin mesleki çalışmaları, “…eğitim ve öğretim yılının başlamasından önceki iki haftalık, ders kesimini izleyen iki haftalık sürede meslekî çalışma yapılır…” şeklinde düzenlenmiştir. Oysa mesleki çalışmalar genel olarak 1-15 Eylül ile 15 Haziran-1 Temmuz zaman aralığındaki sürelerde yapılmaktadır. Dolayısıyla taslağın da buna göre düzenlenmesi gerekmektedir. Aksi halde taslağın mevcut şekli mesleki çalışmaya bağlı olarak ek ders ücreti ödemelerinde sorun oluşturacaktır. Kaldı ki, taslağın “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde ders yılı ve öğretim yılı tanımlarına yer verilmiş, “eğitim ve öğretim yılı”nın tanımı da yapılmamıştır. Bu nedenle maddenin ilgili kısmının, ek ders ücreti ödemelerinde yaşanması muhtemel tereddütleri engellemek üzere, “…Eylül ayının ilk iş gününden derslerin başlangıç tarihine,  derslerin kesimi tarihinden Temmuz ayının ilk iş gününe kadar geçen sürelerde meslekî çalışma yapılır…”  şeklinde net tarih belirtecek şekilde düzenlenmesinin,

Diğer taraftan, eğitim kurumu yöneticileri, yarıyıl ve yaz tatillerinde de görevlerini sürdürmekte olup, bu sürelerde ek ders ücretinden yararlanmaktadır. Bu sürelerde yararlandıkları ek ders ücreti, mesleki çalışma için öngörülen ek ders ücretinden daha fazladır. Bu nedenle, yöneticilere yapılacak ek ders ücreti ödemelerinde karmaşaya meydan verilmemesi bakımından, madde metninden “yönetici ve” ifadesinin çıkarılmasının,

10- “Nöbet Görevi” başlıklı 97. madde: Maddenin 2. fıkrasının (a) bendinde, Öğretmenlere, dersinin olmadığı veya en az bulunduğu gün veya günlerde nöbet görevi verilir” hükmünün, öğretmenlerin meslekteki hizmetlerine ve yaşlarına hoşgörü ve saygının bir ifadesi olarak, “Öğretmenlere, dersinin olmadığı günlerde nöbet görevi verilmez. Bayan öğretmenlerden 20, erkek öğretmenlerden 25 fiili hizmet süresini dolduranlara nöbet görevi verilmez” olarak düzenlenmesinin,

11Zümre öğretmenler kurulu” başlıklı 129. madde: Maddenin 3. fıkrasının (ı) bendinde,  “Resim, Müzik, Beden Eğitimi dersleri ile uygulamalı nitelikteki diğer derslerin değerlendirilmesinde dikkate alınacak hususların tespit edilmesi; sınavların şekil, sayı ve süresi ile ürün değerlendirme ölçütleri ile puanlarının belirlenmesi,” hükmü, “Dönem Puanı” başlıklı 50. maddesinin 3. bendinin (c) fıkrasında yer alan, “Güzel sanatlar ve spor liseleri hariç beden eğitimi, müzik ve görsel sanatlar derslerinde puanla değerlendirme yapılmaz”  hükmü ile çeliştiğinden, bu çelişkili durumun ortadan kaldırılmasının,

12- “İhale Komisyonu, Muayene ve Kabul Komisyonu, Kalite Kontrol Komisyonu” başlıklı 135, 136 ve 137. maddeler: Maddelerde yer alan komisyonlara öğretmenler arasından üye seçiminde öğretmenlerin istekleri de dikkate alınarak, öğretmenler kurulu tarafından seçilmesi yönünde düzenleme yapılmasının,

13- “ Disiplin cezasını gerektiren davranışlar” başlıklı 189. madde: Maddede yer alan disiplin hükümleri arasına “uyarmanın” da eklenmesi ve “Uyarma cezasını gerektiren davranışlar” belirlenerek, yazılı olarak uyarmanın öğrencilerin okul kurallarına uymada bir caydırıcılığı olacağından yararlı olacağı,

Aynı maddenin a/3 fıkrasında yer alan, “Kılık-kıyafete ilişkin mevzuat hükümlerine uymamak” hükmünün, 234. maddede yer alan yönetmelik hükümlerinin güncelliğini yitirdiği de dikkate alınarak, disiplin suçu olarak tanımlanmasının doğru olmadığı, bu nedenle de disiplin cezası olmaktan çıkarılmasının,

14- “Kılık-kıyafet” başlıklı 234. madde: Maddenin 1. fıkrasında, “Okullarda; 7/12/1981 tarih ve 17537 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı ile Diğer Bakanlıklara Bağlı Okullardaki Görevlilerle Öğrencilerin Kılık Kıyafetlerine İlişkin Yönetmelik hükümlerine uyulur” hükmü yer almaktadır. Söz konusu yönetmelik hükümleri güncelliğini yitirmiş olup, uygulamada öğrenci kılık-kıyafetleri yönetmelikten farklı olarak genelgelerle yürümektedir. Bu nedenle, söz konusu yönetmeliğin tamamen yürürlükten kaldırılarak, gelişen ve değişen dünya koşullarında özgürlükler bağlamında bir düzenleme yapılmasının,

15- Öte yandan, zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılması nedeniyle, ortaöğretimde, ilköğretimde olduğu gibi, yasayla bir üst yaş sınırı konulmamıştır. Örgün eğitimi zamanında bitirmeyen ve 18 yaşını tamamlamış olan öğrencilerin açıköğretime doğrudan nakledilmeleri yönünde bir düzenleme yapılmasının,

Diğer taraftan, 12 yıllık örgün eğitim sırasında herhangi bir nedenle evlenmiş olanların örgün eğitimle ilişikleri derhal kesilerek, açıköğretime nakledilmelerinin uygun olacağı tarafımızca değerlendirilmektedir.


banner182
Son Güncelleme: 10.05.2012 23:28
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol