banner374
26 Haziran 2012 Salı 12:23
ÖĞRETMEN MOTİVASYONUNU KİM DÜŞÜRDÜ?
Bugünlerde üzerinde durulması gereken konuların başında öğretmen motivasyonu gelmektedir.
Öğretmenlerin düşük yoğunluklu, motivasyona sahip olması, öğretme-öğrenme sürecini, olumsuz etkilemesi kaçınılmazdır.Buna bağlı olarak da öğrenci başarısızlığının temel nedenlerinden biri de düşük öğretmen motivasyonudur. Motivasyon konusu üzerinde ülkemizin eğitim sistemine yön verenlerin yeterince durdukları söylenemez.


MEB’in eğitim uygulamaları/düzenlemelerinin, öğretmen motivasyonunu arttırmak bir yana, düşük oranda bir seyir izlediği bilinen gerçektir.


Öğretmenlerin bugüne kadar yaptıkları ve son iş bırakma eylemleri böyle bir yaklaşımın temel kanıtlarından biridir.


Daha geçen haftalar, öğretmenler Ankara’daki Necla Kızılbağ Lisesi‘nde Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’i protesto etti.


Öğretmenler, video konferans aracılığıyla Dinçer’in yaptığı hizmet içi eğitim konuşmasını dinlemediler. Salon dışına çıktılar.


Düşük yoğunluklu motivasyona sahip oldukları görülen öğretmenlerin motivasyonlarının arttırılması hükümetin tutumuna bağlıdır. Ancak, Dinçer’in bakanlığında öğretmenlerimizin motivasyonlarını arttırılması için küçük de olsa bir çaba gösterilmediği görülmektedir…


Öğretmenlerin motivasyonunu arttırmak, öğretmenlerin  temel ve psikolojik gereksinmelerinin karşılanmasına bağlıdır. Oysa öğretmenler güven, istikrar, korunma, düzen, korku ve karmaşadan kurtulma gereksinimi duyumsamaktadır. Öğretmenlerin düşük maaşla güvenliklerinin tehdit altında olduğunu düşünmeleri kaçınılmazdır.


Saygı duyulma gereksiniminin karşılanması, her bireyde olduğu gibi, eğitim emekçisi öğretmenler için de geçerlidir. Ancak; AKP hükümetinin ALO 147 hattı, mesleğinin uzmanı olarak kabul edilmesi gereken öğretmenlerin öğrencilerince  şikayet etme hakkının tanınması, öğretmenlik mesleğine saygı gösterilmemesinin bir göstergesidir. Yine, MEB’in OECD ülkeleri arasında öğretmen maaşlarının ikinci sırada olduğu yönünde açıklama yapması, öğretmenlerin gerçek gereksininmlerini göz önünde bulundurmamak demektir. Diğer taraftan Başbakan Recep Tayyip  Erdoğan’ın gerçeği yansıtmayan bir biçimde; “öğretmenler haftada 15 saat çalışıp 2 ay tatil yapıyor” gibi açıklamaları öğretmenlerin saygı gereksinimlerini karşılamak şöyle dursun, onları küçük düşürücüdür.


Öğretmenlere potansiyellerini gerçekleştirme olanağı tanımak, öğretmenlerin en temel ihtiyaçlarıdır. Ancak düşük ücret, hükümetçe öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılması, yoğun ders yükü, toplum gerçekleriyle uyuşmayan hükümet politikaları, Bakan Dinçer’in öğretmenlik mesleğini algılayış ve yorumlama biçimi, öğretmenlerin potansiyellerini gerçekleştirmelerini büyük ölçüde engellemektedir.


Eğitimci-Yazar Hasan Güneş 
hgunes0202@gmail.com


banner182
Son Güncelleme: 26.06.2012 12:23
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol