banner374
28 Mayıs 2012 Pazartesi 09:20
Öğretmenleri Neden Daha Yakından Tanımalıyız?
Siz büyüklerimizden daha mı iyi biliyorsunuz!...

Keşke öğretmenlerimizi biraz daha yakından tanımaya çalışsak.


İşte o zaman onları kırmamak için elimizden geleni yapardık.


Çünkü onlar öyle yapıyor.


Ve hiç kimse aradaki istisnai kötü örnekleri göstermesin, onlar her yerde var…


Alın size yüz binlerce öğretmenimizden sadece birisi:


Sayın Abbas Güçlü


Son zamnlarda öğretmenlere karşı yapılan haksız ithamlar ve eleştirileri, ben İstanbul varoşunda görev yapan bir öğretmen olarak şaşırarak ve üzüntüyle izliyorum.
 
Belki sizde biliyorsunuz ki İstanbul varoşlarındaki okullar çalışılabilecek en zor okullardır.
 
Okul mevcudumuz 3700 kişi ve sınıf mevcutlarımız 55 er kişidir. Üstelik bunlar yüzde 70 i problemli ve davranış bozukluğu olan öğrenciler.Ancak bu olumsuz şartlara rağmen öğretmenlerimiz canla başla çalışmaktalar.Tabiki fiziken ve zihnen yorgunluğumuz kelimelerle anlatılamayacak kadar fazladır
 
Millieğitim malesef üzerine düşen görevleri yapmadan,öğretmeni elştirmeyi sürdürerek yıkıcı bir yaklaşımda bulunmakta,halen öğretmenleri avrupa satndartlarıyla kıyaslamakta ve yetersiz olduklarını öne sürmektedir. İki unsurun kıyaslanabilmesi için standartların eşit olması gerekmektedir.Biz bu standartlarla avrupayla değil ancak hindistan gibi bir ülkeyle kıyaslanırsak bu kıyas kabul edilebilinir.Bu durumda heralde okullarımızı gezen OECD ülkeleri yetkilileri bizlerin değil, Millieğitimin yeterliliğini sorgulardı.
 
Üstelik bu okullar istisnai değildir.İstanbulda,bağcılar,esenler,gaziosmanpaşa,okmeydanı,sefaköy ...vb benzer birçok ilçedeki yüzlerce okul bu durumdadır.Ancak yetkililer bu sorunlar açıldığında türlü bahanelerle ve topu birbirlerine atarak konuyu kapatmaktadırlar.Şimdi soruyorum öğretmenleri eleştirmek yoksa pramitin en altındakine suçu at kurtul politikasımıdır.?
 
Bu şartlarda kendini günden güne yıpratarak çalışan öğretmenlerin eli öpülmesi gerekirken yapılan bu muameleler karşısında öğretmen ne kadar motiveyle çalışabilir.
 
Üstelik öğretmenin en son olarak ,sıradan bir memurla kıyaslanarak .yaz tatilinin elinden alınmaya çalışılması da bardağı taşıran son damla olmuştur.Soruyorum hangi ülkede bir işin niteliği çalışma saatiyle ölçülür.?

Öğretmenlerin girdiği 6 saat ders ,her saati dolu aktif ve yorucudur ve birtam gün çalışmaya eşdeğerdir.Bu hemen hemen tüm ülkelerde eğitim formatında ve çalışma psikolojisinde bu şekilde öngörüldüğü için günde 6 saat olarak belirlenmiştir.Üstelik ülkemizin şartları ,Avrupa şartlarıyla kıyaslandığında bizim daha zor şartlarda çalıştığımız aşikardır.Şimdi tüm sezon yoğun bir tempoyla ,sadece fiziki değil zihnende yorulan öğretmenleri yazın 2 ay dinlenmesi ,ruh sağlıkları için gerekli değilmidir.?

 
Sağlıklı eğitim için,önce sağlıklı şartlar ve motivenin olması gerekliliğinden yola çıkarak .bizim sesimizi basına duyurmanızı rica ederim.Saygılarımla 


Müzik Öğretmeni


banner182
Son Güncelleme: 28.05.2012 09:20
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol