banner374
21 Aralık 2014 Pazar 01:37
PATRON KARDA, ÖĞRETMEN ZARARDA!
 ÖĞRETMENLERİN EKONOMİK, ÖZLÜK VE SOSYAL HAKLARINDAKİ SERT DÜŞÜŞ!
Eski yönetmelikte; özel okul ve kolejlerde çalışan öğretmenlerin maaş ve ücretlerinin dengi devlet okullarında çalışan muadili öğretmenlerin maaş ve ücretlerinden düşük olamaz hükmü bulunduğunu kaydeden Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, “Yeni Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği ile birlikte bu hüküm kaldırıldı. Yeni yasal mevzuatla birlikte özel okullardaki öğretmenlerin mali, sosyal ve özlük haklarında ciddi bir kayıp ve sert bir gerileme yaşanmış oldu. Özel okul sahiplerine, 300 bin işsiz öğretmenin olduğu bir ülkede kolaylıkla asgari ücretle öğretmen çalıştırabilme ortamı yaratılmış oldu” diye konuştu.
 
PATRON KARDA, ÖĞRETMEN ZARARDA!
Özel okullarda çalışan öğretmen ve yöneticilere asgari ücreti dayatan “Yeni Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’ ile birlikte özel okul patronlarının öğretmenleri 30 saatten fazla derse sokma hakkı da kazandığını söyleyen DES Genel Başkanı Gürkan Avcı, “Böylece özel okul öğretmen ve yöneticileri düşük maaş ve düşük ders ücretini kabul etmek zorunda kalacak. Ayrıca özel okullardan emekli olan öğretmenlerin tazminat, emeklilik maaşı da düşük olacak. İşveren ise daha az SGK primi ödeyerek ödüllendirilecek” dedi.
 
MEB’İN ÖZEL EĞİTİM POLİTİKALARINA TERS BİR DURUM!
Birçok özel okul, dershane ve kolejlerde öğretmenlerin zaten zor ve sağlıksız koşullarda, iş güvencesiz, kayıt dışı, günde 12 saate varan oranlarda, karın tokluğuna çalıştırıldığını savunan Gürkan Avcı, “Yeni yönetmelik eğitimi kar ve rant kapısı olarak algılayan, öğrenciyi müşteri, öğretmenleri ise köle olarak gören özel okul patronlarının işini kolaylaştırmış ve mevzuat dışı işlerine kılıf olmuştur. Özel okulculuğu dürüst ve namuslu bir şekilde yapan müteşebbislerin ise elini zayıflatmıştır. Bu durum özel okulculuğu teşvik anlamında önemli adımlar atan, öğrenci başına 3 bin 500 liraya kadar ödeme desteği veren Milli Eğitim Bakanlığı’nın politikalarıyla da tezat oluşturmaktadır. Eğitimde yüzde 4’lük bir oranı temsil eden özel okulların günümüzde yarı kapasiteyle çalıştığı göz önüne alınarak, eğitim sistemimize dinamizm ve lokomotif güç kazandırması açısından özel okulculuğun daha kapsamlı politikalarla geliştirilmesi ve pekiştirilmesi gerektiği kanaatindeyim fakat devlet okullarında parasız, kaliteli, sağlıklı ve eşitlikçi bir eğitim standardı yakalamak kaydıyla. Özel okullarda çalışan öğretmenlerimizi mağdur etmeden” dedi.
       
NEOLİBERAL, PİYASACI BİR YÖNETMELİK!
Atanmayı bekleyen 300 bin civarındaki öğretmen adayının bir yandan atama beklerken, diğer yandan da özel eğitim sektöründeki iş fırsatlarını değerlendirdiklerini belirten Gürkan Avcı, Özel okula gidecek öğrenci ailesinin gelir durumuna göre öğrenciye burs vermesi gibi destekler hem atanamayan öğretmen adaylarının istihdam edilmesini de sağlayacaktır. Fakat neoliberal bir politik akılla tamamen piyasacı bir anlayışla, emek ve öğretmen sömürüsünü meşrulaştıran bu yönetmelik eğitim sistemimizde yeni sorunlar ve niteliksel sıkıntılar yaratacaktır. Bu nedenle tüm öğretmenlerimize insanca yaşayabilecekleri, nitelikli hizmet verebilecekleri çalışma ve yaşama koşulları yaratılmalı; bunun için de başta maaşlar olmak üzere mesleki ve özlük hakları insan onuruna yaraşır düzeye yükseltilmelidir” dedi.
 
YENİ YILIN İLK MİTİNGİNİ YAPABİLİRİZ!

Avcı, özel okul ve kolejlerde çalışan öğretmenlere seslenerek, “Öğretmenlerimiz bu konuda duyarlılık gösterir ve haklarını aramak isterlerse kendilerine her türlü hukuki destekte bulunabileceğimiz gibi böylesi haklı ve meşru tepkilerini ortaklaştırmak adına büyük bir mitingde düzenleyebiliriz. Hatta yeni yılın ilk eylemini birlikte yapabiliriz” diyerek sözlerine son verdi.  

banner182
Son Güncelleme: 21.12.2014 01:39
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
ahmet arslan 2 yıl önce

gürkan avcı haberine geçen de yorum yazmıştım ama dikkate alınmamış demekki. sayın site yöneticileri diğer sendikarda olduğu gibi neden des haberlerinde sendikanın amblemi veya adı manşette fotoğrafta verilmiyor?