banner374
21 Mart 2012 Çarşamba 08:22
Uzman öğretmenlik konusunda değerlendirmeler
 Uzman öğretmenlik konusunda; sendikamıza ulaşan sorular ve bazı değişik yorumlar nedeniyle konuya ilişkin bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.

         14.06.1973 tarihli ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 43. maddesi ile 14.07.1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 152. maddesinde değişiklik yapılmasına dair 5204 Sayılı Kanunun 1. maddesiyle, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 43. maddenin üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere yedi fıkra eklenerek öğretmenlik mesleğinin kariyer basamaklarına ayrılması esası kabul edilmiştir. Ancak; bilindiği üzere Anayasa Mahkemesi uzman öğretmen ve başöğretmenliği düzenleyen kanunun bazı hükümlerini iptal etmiştir. Söz konusu karar, 18/03/2010 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiştir. Türk Eğitim-Sen olarak bu kararın yürürlüğe girmesiyle birlikte sendikamız sitesinde uzman öğretmen veya başöğretmen unvanının nasıl alınacağına ilişkin bilgilendirme yapılmış olup üyelerimizin vereceği başvuru dilekçeleri ile dava dilekçeleri sitemizde yayınlanmıştır.

 

Milli Eğitim Bakanlığı ile sendikamız arasında yeni düzenleme yapılması hususunda Milli Eğitim Bakanlığı ile yazışmalar yapılmış ancak; Milli Eğitim Bakanlığı bu taleplerimizi de Anayasa Mahkemesinin kararını da görmezden gelmiş menfi veya müspet bir çalışma yapmamıştır.

 

Bu sebeple yasadaki boşluk ve uygulamadaki kafa karışıklıkları halen devam etmektedir. Anayasa Mahkemesinin Bakanlığa bir yıllık zamanı tanımasındaki amaç dahi Bakanlıkça görmezden gelinmiş ve bir kargaşa ortamının oluşmasına neden olunmuştur.

 

Söz konusu Anayasa Mahkemesi kararını özetlemek gerekirse;

 
         5204 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu ve Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun hakkında birinci ve ikinci maddelerinin Anayasa’ya aykırılığı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne iptal davası başvurusunda bulunulması üzerine, Anayasa Mahkemesinin 2004/83 Esas, 2008/107 Karar sayılı ve 21.05.2008 tarihli kararı şu şekildedir.


1-Hizmet içi eğitime katılmada öğretmenin iradesinin belirleyici olmamasından, hizmet içi eğitim almak üzere görevlendirilmiş öğretmenlerin, bu kapsama alınmayanlara göre kariyer basamaklarındaki değerlendirmede öne geçmelerine ve aynı hukuksal konuma sahip öğretmenler arasında eşitsizliğe yol açmasından dolayı, hizmet içi eğitimin puanla değerlendirilme işlemine yol açan kanunda yer alan “hizmet içi eğitim” ibareleri Anayasa’nın 10. maddesine aykırı olması nedeniyle iptal edilmiştir.


2-Sınava katılacaklarda aranacak en az çalışma süresi, alanında ya da eğitim bilimleri alanında tezli yüksek lisans veya doktora öğrenimini tamamlamış olanlardan uzman öğretmenlik veya başöğretmenlik için aranacak kıdem, branşlar temelindeki uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik sayıları kanunda belirlenmediği için  Kanunun “sınava katılacaklarda aranacak en az çalışma süresi”, “alanında ya da eğitim bilimleri alanında tezli yüksek lisans veya doktora öğrenimini tamamlamış olanlardan uzman öğretmenlik veya başöğretmenlik için aranacak kıdem,”, “branşlar temelindeki uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik sayıları,” ve “ile diğer hususlar” ibareleri Anayasa’nın 2. ve 7. maddelerine aykırı olması nedeniyle iptal edilmiştir.


3-Uzman ve Başöğretmenlik kadrolarına ayrılan kontenjanlar nedeniyle öğretmenler kariyer basamaklarında yükselme koşullarının tümünü sağlasa bile, % 20 ve % 10’luk sınırlama nedeniyle bütün öğretmenler yükselme olanağına sahip olamayacaklarından uzman ve/veya başöğretmen hakkını elde edemeyeceklerdir. Bu durum ise yığılmalara, tıkanmalara ve çalışma hayatında olumsuzluklara neden olabileceğinden kanunda yer alan “Toplam serbest öğretmen kadro sayısı içinde, başöğretmen oranı % 10, uzman öğretmen oranı % 20’dir. Bakanlar Kurulu bu oranları bir katına kadar yükseltmeye yetkilidir.” hükmü Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırı olması nedeniyle iptal edilmiştir.

 

İptal edilen bu hükümlerden faydalanmak isteyen öğretmenler başvurularını yaparak haklarını istemiş ve birçoğu bu haklarını yargı kararları ile elde edebilmiştir. Ancak; yargı söz konusu kararları verirken mağduriyetlerinin başlangıç tarihi olarak idareye başvuru tarihini kabul etmektedir. Öğretmenlerin lehine sonuçlanan yüzlerce olumlu kararın etkisiyle Bakanlık yine eksik bir düzenleme ile; uzman öğretmenlik sertifikası almak isteyenlere 20 Haziran-08 Temmuz 2011 tarihleri arasında sadece kontenjan yetersizliği sebebi ile uzman/başöğretmen olamayanlara başvuru hakkı tanımıştır.  İptal hükümlerinden olumsuz etkilenenlerin büyük bir kısmı yine bu haktan faydalanamamıştır.

 

 Türk Eğitim-Sen tarafından Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararından sonra; Anayasaya aykırı olduğu için iptal edilen hükümlerden olumsuz etkilenen ve uzman/başöğretmenlik sertifikalarını alamayan öğretmenlerimizin haklarını elde edebilmeleri adına bireysel davalar açılmış olup bir çok dava üyelerimiz lehine sonuçlanmıştır. Türkiye genelinde uzman öğretmenlik konusunda birkaç idare mahkemesi haricinde verilen kararlar olumludur.

 

Önceleri olumsuz kararların üyelerimize temyiz sürecini başlatmak dışında menfi bir etkisi yokken hükümetin bir bakanlar kurulu kararı ile yaptığı düzenleme ile red veya kısmı kabul durumunda davalı kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmektedir. Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname 14.09.2011 tarih ve 28054 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş, ardından Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri Ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname 02/11/2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 652 sayılı KHK'nin 19. maddesinin 2,3 ve 4. fıkraları ile 659 sayılı KHK'nin 6. maddesinin 2 ve 5.fıkraları gereğince Milli Eğitim Bakanlığı lehine vekâlet ücreti hükmedilmeye başlanmıştır. Hükümetin söz de yargı reformunun bir uzantısı olan bu düzenleme ile adli yargıda harçlar ve dosya masrafları artırdıktan sonra Avukatlık Yasasına ve Anayasaya aykırı olarak Bakanlık Hukuk Müşavirlerine de vekalet ücreti hakkı verilmiştir. Parası veya gücü olmayanın dava açması bu şekilde engellenerek mahkemelerdeki dosya sayısının azaltılması hedeflenmektedir. Üyelerimizin bu ücretlerden kaynaklanan mağduriyetini gidermek için Anayasaya aykırılık iddiası ile davalar açılmıştır.

 

Öğretmenlik Kariyer Basamaklarında Yükselme sınavına girerek başarılı olan, ancak gerek kontenjan sınırlaması yüzünden sertifikasını alamayan gerekse başarılı olmasına rağmen müracaatta bulunamayan öğretmenler Anayasa Mahkemesi’nin kararından sonraki hükümler uyarınca bu haklarını kolaylıkla elde edebilmektedir.

 
         Yine yüksek lisans yapmış olmasına rağmen gerek hizmet süresi sınırlamasına, gerek 2006 yılından sonra günümüze kadar ki bir süreçte yüksek lisans yaptığı için sertifikasını almayan üyelerimiz adına açtığımız davalar neticesi bu grup içerisinde yer alan öğretmenlerde sertifikalarını yargı kararları uyarınca almıştır.

 
         Haklılığı yüzlerce yargı kararı ile sabit olmasına rağmen Bakanlıkça halen bu konuda herhangi bir düzenleme yapılmamaktadır. Açılan ve kazanılan davalar neticesinde yargılama giderleri ve vekalet ücretleri Bakanlığa yüklenilmekte, göz göre devlet zarara uğratılmakta ve yargı meşgul edilmektedir. Bu nedenle bir an önce bakanlık tarafından gerekli yasal düzenlemelerin yapılması hem hizmetin gereği hem de kamu yararı için elzemdir. Aksi takdirde Danıştay tarafından onaylanmış ve öğretmelerin lehine verilmiş yargı kararları uyarınca açılacak davalar devam edecektir.

 

KARİYER BASAMAKLARI YAZIMIZA BAKANLIKTAN CEVAP

 

KARİYER BASAMAKLARINDA GELİNEN DURUM

 

KARİYER BASAMAKLARI YASA TASARISINA İLİŞKİN TEKLİFLERİMİZ

 

KARİYER BASAMAKLARI İÇİN ÖRNEK DAVA DİLEKÇELERİ

 

KARİYER BASAMAKLARI İLE İLGİLİ MEB YAZISINA DAVA AÇTIK

 

KARİYER BASAMAKLARI UYGULAMASINDA 20 EYLÜL 2006 TARİHİ ESAS ALINSIN

 

UZMANLIK KONTENJANLA SINIRLANDIRILAMAZ (Danıştay Kararı)

 

KONTENJAN YETERSİZLİĞİ NEDENİ İLE UZMAN OLAMAYANLAR İÇİN OLUMLU KARAR

 

UZMAN ÖĞRETMENLİK SORU ÖNERGESİNE MEB’İN CEVABI

 

MEB, UZMANLIĞI ŞARTLARI TAŞIYAN HERKESE VERMELİDİR

 

UZMANLIK PUANLARI YÖNETİCİ ATAMALARINA YANSITILSIN

 

UZMAN ÖĞRETMENLİK SERTİFİKALARINDAKİ SORUNLAR GİDERİLMELİDİR

 

UZMANLIKTA MEB, ÖĞRETMENLERİ DAHA FAZLA MAĞDUR ETMEMELİDİR

 

UZMANLIKTA BAŞVURU YAPAMAYANLARA YENİ BİR HAK VERİLSİN

 

YARGI’DAN YÜKSEK LİSANS MEZUNLARININ UZMANLIĞIYLA İLGİLİ ÖNEMLİ KARARLAR

 

www.mebpersonel.com

banner182
Son Güncelleme: 21.03.2012 08:22
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol