banner374
BÖYLE YAPACAKSANIZ DERSHANELERE DOKUNMAYIN
 
Realist ile idealizm arasında toplum içinde sorunsal bir durum yok. Toplum önce realizmi kullanır; daha iyiye erişmek için idealizmin süzgücü imbiğini kullanır. Sorunsal durum da önce idealizmin hedeflenmesi ile başlar.
 
Merdiven metaforuyla açarsak ilk basamağa basmadan 10. sıradaki basamağa basmayı istemek afak-ı hayaldir. Planlama güzel, hemen olmasını isteme afaktır.
 
İlkokula gitmeyen bir çocuğun master yapmayı istemesi ya da doktora yapma fikri beyhudedir.
 
Bir önceki makalemde “dershanelerin derhal kapatılması” fikri üzerinde yoğunlaşmıştım.
 
ANCAK BU “İDEAL OLANI ARZULAMAM”DAN KAYNAKLANIYORDU.
 
Siz Türkiye’nin, 16. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu gücüne erişmiş bir devlet olmasını…
 
İnsanların birbirine saygı sevgi bağlamında davranmalarını…
 
Yöneticilerimizin Hz. Ömer gibi olmalarını…
 
Gökyüzüne istediğimiz anda yolculuk yapabilmeyi…
 
Türkler’in Apple gibi bir akıllı telefon cihazını çöpe atacak kalitede bir marka çıkarmasını…
 
Öğrencilerimizin derslerini bizleri üzmeden planlı ve güzel şekilde çalışmasını…
 
Milli Eğitim Bakanımızın eğitim camiasından gelmesini ve eğitimi çok iyi bilmesini…
 
Başta Türkiye’nin sonra dünyanın kantiyen mülahazalara sahip olmasını…
 
İsteyebilirsiniz.
 
Ancak bu isteklerin çoğu ütopyadır.
 
Aynı zamanda idealizmdir.
 
İdealizmde biraz ütopya kokusunun bulunması normaldir.
 
Ancak ütopya realizmden bağımsız ve kopuk değildir.
 
Yani bir öğrenci doktora yapmayı istiyorsa
 
Önce ilkokula sonra hiyerarşik eğitim-öğretim sıralamasından üniversite sonrasında master-doktora yapabilir.
 
Ve bunlar da bazı bedelleri ödemenizi iktiza eder.
 
Bedel ödemeyi hesaba katmazsan realizmin dar koridorundan kurtulamazsın.
 
DERSHANELER KAPATILMALI ANCAK
 
Dershanelerin kapatılmasını “idealizmin gereği” olarak savunuyorum. Bir önceki makalede somut verilerle ele almaya çalıştım. Türkiye’deki satın alma gücü paritesi ve kişi başı milli gelir denklemleri üzerinden matematiksel kalibrasyonlar kurmaya çalıştım.
 
Eğer
 
Dershaneler kapatıldıktan sonra
 
5 bine yakın dershanede çalışan 50 binden fazla öğretmen, 20 bin kadar personel
 
İşsiz kalacaksa
 
Kaosa girecekse
 
Aileler dağılacaksa
 
Öğretmenlerin yanında personele istihdam alanı oluşturulup her birerleri müstahdem olmayacaksa
 
Dershanede öğretmenlik yaparken köyüne dönüp amelelik yapacaksa
 
Dershanelere dokunulmamalıdır.
 
Dershaneler kapatılmamalıdır.
 
Dünyada yaşanan küresel krizleri ibretle seyredip tedbirimizi mutlaka almalıyız.
 
Dershaneler takriben 2 milyar liralık bir sektör…
 
Dershanelerde 100 bin civarı aile ekmek yiyor.
 
Eğer temeliniz sağlam değilse
 
Dershaneler sonrası ciddi ve ayakları yere basan projeleriniz yoksa
 
“Dershaneleri özel okul yapın hizmet alalım, yapmayanlar da başlarının çaresine baksın” şeklinde bir strateji yürütüyorsanız
 
Elinizde pimi çekilmiş bir bomba var demektir.
 
Despotik anlayışla “kardeşim, özel okul olun, olmazsanız siz bilirsiniz” anlayışı 3. dünya ülkelerine yakışan bir yönetim tarzıdır.
 
Devlet bir kişinin ya da bir grubun malı değildir. Bu ülkede yaşayan 75 milyon kişi bu devlete sahiptir. Dolayısıyla değil 100 bin kişi 100 kişi bile devletin ilgisinden mahrum kalmamalıdır.
 
Eğer
 
Devletin ciddi ve ayakları yere basan sağlam bir projesi olsa bunları kamuoyuyla paylaşması lazım gelmez miydi?
 
Cumhuriyet Döneminden beri düzeltilemeyen ve bir türlü yoluna konulamayan eğitim sorunsalını kapatan/kapatmaya çalışan dershaneleri şeytanlaştırmayıp ödüllendirmek gerekmez mi?
 
Bir işi yarım yapıyorsam ve biri de gelip bana yardım elini uzatıyorsa “sen kendi işine bak” diye efelenmenin ona değil daha çok bana zararı olur.
 
Güçlülerin adaleti değil adaletin gücünü tesis etmeyi iddia eden bir hükümet 100 bin kişinin işsiz kalması riskine karşı zalimlik yapmaz, yapamaz, yapmamalıdır.
 
Ya serbest piyasa sermayesini rahat bırakıp yoluna devam etmeli ya da 100 bin kişiye şefkatle sağlam bir istihdam alanı oluşturmalıdır.www.mebpersonel.com
 
EĞİTİM UZMANI
BESTAMİ BOZKURT  

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
eyup 4 yıl önce

dershanelerin kaldirilmasi turkiye gerceklriyle uyusmayan bir gercek ancak ideal bir egitim sustrmi icin olmamasi gerektigine.inaniyorum
bestami bey ayni fikirdeyim

Avatar
Türkçe 4 yıl önce

hocam bağ, bağla, bağlam, bağlamsal.
bağı biliyorum da bu bağlam ve bağlamsal ne demek anlıyamıyorum. başlığınızdaki bütün yabancı kelimeleri normal anlıyorum da şu türkçe mi uydurukça mı neyceyse bu kelimeyi çözemedim. hangi kurallara göre üretiliyor bu tür kelimeler öğrensek diyorum...

Avatar
Bestami Bozkurt 4 yıl önce

realizm ve idealizm kelimeleri "gerçeklik, gerçekçilik" ve "hedefsel son" anlamlarında kullanılmıştır. bu anlamlar öznel kullanım alanları oluştururuyor. bu iki kelimenin kullanımını şartların ve durumun tekilliğe indirilmesi şeklinde özetleyebiliriz. saygılar

Avatar
Bestami Bozkurt 4 yıl önce

realizm ve idealizm kelimeleri "gerçeklik, gerçekçilik" ve "hedefsel son" anlamlarında kullanılmıştır. bu anlamlar öznel kullanım alanları oluştururuyor. bu iki kelimenin kullanımını şartların ve durumun tekilliğe indirilmesi şeklinde özetleyebiliriz. saygılar