banner374
30 Aralık 2013 Pazartesi 16:11
2013'te Eğitimde Cinsiyet Eşitsizliği Derinleşti

 Eğitimde cinsiyet eşitsizliği Türkiye`nin yapısal problemlerinden biri olarak sürmektedir. Geleneksel cinsiyet rollerine uygun şekilde verilen eğitim erkek egemen kültürü beslemekte; farklı cinsel kimlikleri ve cinsel yönelimleri görmezden gelmektedir. Eğitim sistemi son bir yıl içinde Türkiye gündemine çokça geldi. Ancak eğitim sisteminin her gündeme gelişi cinsiyet eşitsizliği ile okulöncesinden üniversiteye kadar bütün kademelerde mücadeleye dönük olmadı. Tersine 2013 yılında eğitim sistemini toplumsal cinsiyet penceresinden analiz eden herkes ayrımcılıkların arttığını ve cinsiyet eşitsizliğinin derinleştiğini rahatlıkla görecektir.  

136 Ülke Arasından 104. Sıradayız

Dünya Ekonomik Forumu‘nun hazırladığı Dünya Cinsiyet Uçurumu Raporu farklı alanlardaki toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ülkeler arasında sıralama yaparak ortaya çıkarmaktadır. Söz konusu raporun 2013 yılı sıralamasında Türkiye eğitim alanında 136 ülke arasından 104. sırada görünmektedir. Kız çocuklarının okullaşma oranları ve toplam nüfus içerisinde okumaz-yazmazlık oranları birlikte değerlendirilerek derlenen çalışmada Türkiye son sıralarda çıkmıştır. Ürdün`ün 68. Kuveyt`in ise 57. sırada olması Türkiye`de önemli bir sorun alanının varlığına dikkat çekmektedir. 

2013`de Kız Çocukları Okula Daha Az Gitti

Milli Eğitim Bakanlığı her yıl okullaşma ile ilgili verileri açıklamaktadır. Kız çocuklarının okulöncesi, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversitedeki okullaşması her kademede erkek çocuklarından daha düşüktür. Geçen yıl uygulamaya konulan 4+4+4 modeli bu durumu daha da vahim hale getirmiştir. Okulöncesinde kız çocuklarının okullaşma oranları %27 düşmüştür. Pedagojik sakıncaları ile birlikte okulöncesi eğitim oranlarının düşürülmesi cinsiyet eşitsizliğini derinleştirmiştir. Çocukların bakım sorumlulukları aile içerisindeki kadınlara yüklenmiştir. Kız çocuklarının nitelikli, kamusal ve erişilebilir okulöncesi eğitim alma haklarını ellerinden alan bu sistem; aile içerisinde geleneksel iş bölümünü kadınların aleyhine sürdürmektedir. MEB ilkokulda kız çocuklarının okullaşma oranlarının arttığını gösteren istatistikler yayımlamıştır. Ancak yayınlanan verilerin güvenilirliği bir yana devamsızlıkla ilgili hiçbir bilgi paylaşılmamaktadır. Bu durum ise kız çocuklarının okula kayıt yaptırsalar bile gönderilmedikleri kanısını güçlendirmektedir. Öyle ki ilkokuldan sonra ortaokula kayıt yaptıran kız çocuklarının sayısı % 6 düşmüştür. 4 yıl ilkokul eğitimi alan kız çocuklarının %6`sı eğitim alanında ortadan kaybolmuştur. Ortaokula devam eden 181.851 kız öğrenci liselere kayıt yaptırmamıştır. Sonuç olarak; eğitim politikaları kız çocuklarına çocuk işçi ya da çocuk gelin olma yolunu her zaman açık tutmaktadır. 

Lise Yönetmeliği Çocuk Evliliklerini Teşvik Edecek Şekilde Değiştirildi

2013 yılı çocuk evliliklerinin yapılan düzenlemelerle teşvik edildiği bir yıl oldu. Eylül ayının başında Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği değiştirildi. Liselerde okuyan çocukların evlenmeleri halinde açık liseye kayıt yaptırarak öğrenimlerine devam etmeleri şartı getirildi. Uluslararası anlaşmalara göre 18 yaşını bitirmeyen herkesin çocuk olduğu unutuldu; özellikle kız çocuklarının fiziksel ve ruhsal olarak hazır olmadıkları evlilikler yapmalarının önü Bakanlık tarafından açıldı. 

Bakanlık: ‘Kız on beş yaşına ulaştı mı evlendirilmelidir. Evlenmezse aileyi güç durumda bırakabilir. Böyle olacağına kızın ölmesi daha iyidir‘

Milli Eğitim Bakanlığı`nın dönem başında okullarda okutulmasını tavsiye ettiği sözlük, tam da 4+4+4 modeli ve çocuk evliliklerini teşvik eden yönetmelik değişikliği ile aynı bakış açısına sahip olarak hazırlandı. Sözlüğün içinde, 

· "On beşindeki kız ya erde gerek ya yerde: Kız on beş yaşına ulaştı mı evlendirilmelidir. Evlenmezse aileyi güç durumda bırakabilir. Böyle olacağına kızın ölmesi daha iyidir"

· "Erine göre bağla başını, tencerene göre kaynat aşını: Davranışlarını içinde bulunduğun koşullara uydur. Kocan nasıl istiyorsa öyle giyin, kuşan. Gelirin nasıl yaşamanı gerektiriyorsa harcaman da o sınırı aşmasın."

· "Erkeğin şeytanı kadın: Erkekleri kadınlar yoldan çıkarırlar."

· "Gelin olmayan kızın vebali amcasının oğluna: Geleneğe göre amca oğlu amca kızını bu duruma düşürmemeli, nikâhlamalıdır."

· "Kadın kocasının çarığı, anasının sarığıdır: Kadın, kocasının çıkarıp attığı çarık gibi terk edilebilir bir durumdadır. Ama annesi onu her zaman baş tacı eder" gibi cinsiyetçi ifadeler yer aldı.

Merdivenler, Sıralar, Kantinler, Yurtlar, Yemekhaneler, Okullar Hatta Öğrenci Evleri Bile Ayrıldı

2013 yılında eğitim sistemi geleneksel erkek egemenliğinin sürdürücüsü ve üreticisi olmaya devam etti. Kız ve erkek çocuklarının birlikte sosyalleşebilecekleri tüm alanların yok edilmesi yönünde atılan adımlar hızlandı. Müdür yardımcılarından Başbakan`a kadar tüm yetkililer eğitimde cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren açıklamalar yaptı. Tüm politikalar kadınların bedenlerini hedef alarak hayata geçirildi, eşitsizlik arttırıldı.

· İzmir Aliağa`da bulunan Alp Oğuz Anadolu Lisesi`nde 13 Kasım`da gerçekleştirilen Felsefe dersi sınavında kız ve erkek öğrenciler ayrı sınıflarda sınava alındı. (Evrensel Gazetesi, 22.11.2013)

· Çatalca Çok Programlı Lisesi`nde müdür yardımcısı yan yana oturan kız ve erkek öğrencileri gördükten sonra kız öğrencinin velisini okula çağırıp hakaret etti. (20.11.2013, Hürriyet)

· Isparta`daki Ahmet Melih Doğan Anadolu Lisesi`nde kız ve erkek öğrencilerin öğle yemeklerini ayrı yemesi yönünde uygulama başlatıldı. (Haberler.com, 12.11.2013)

· Eğitim Bir Sen Denizli Şube Başkanı Ahmet Sert, birçok Anadolu lisesinin pansiyonlarının karma olmasından dolayı yan yana yapıldığını, kapıları farklı olsa bile kız ve erkek öğrencilerin bahçelerde ve okulda aynı ortamda bulunduğunu, hükümetin evlerden önce bununla ilgilenmesi gerektiğini söyledi. (Zaman Gazetesi, 11.11.2013)

· Başbakan Recep Tayyip Erdoğan vakıfların daha çok yurt yapmasını teşvik edeceklerini belirterek "Denizli ilinde şahit olduk. Yurtların yetersizliği beraberinde çeşitli sıkıntılar doğuruyor. Üniversite öğrencisi genç kız, erkek öğrenci ile aynı evde kalıyor. Bunun denetimi yok. Muhafazakar demokrat yapımıza bu ters. Vali Bey`e bunun talimatını verdik. Bunun bir şekilde denetimi yapılacak" dedi. (Zaman Gazetesi, 04.11.2013)

· Kağıthane İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meslek Lisesi`nde kız öğrenciler taciz ediliyor iddiasıyla okul idaresi erkek ve kız öğrencilerin alışveriş yapacağı bölümleri ayırdı. (ANF, 31.10.2013)

· Diyarbakır Çınar İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Demir, liselerde kız öğrencilerin kantinlere girmesini yasakladı. Demir`in toplantıdaki konuşması altında kendi imzasının da bulunduğu bir tutanağa yazıldı. Demir, okul müdürlerine "Liselerde kantinlere kız öğrencilerinin kesinlikle girmemesini ve bu kata nöbetçi öğretmen görevlendirilmesini" istedi. (Radikal, 25.10.2013)

· Trabzon Milli Eğitim İl Müdürü Tamer Kırbaç Sosyal Bilimler Lisesi`ni "Bu okulda öğrencilerin bir kısmı yatılı olarak kalıyor. Bu nedenle okulun bir yurt ihtiyacı vardır. Şimdiki binasında sınıfları kapattık yurt yaptık. Öğrenciler sınıftan bozma odalarda kalıyor. Bir de erkek öğrenciler ile kız öğrenciler aynı binada altlı üstlü kalıyor. Aynı merdiveni kullanarak istirahate çekiliyor. Aynı merdivenleri kullanarak uyumaya gitmeleri inanın beni iki yıldır rahatsız ediyor ve diken üstünde oturmama sebep oluyor" diyerek taşıdı.

· Mardin, Kızıltepe İlçe Milli Eğitim Müdürü SBS`de yeterli puanı alamadığı için Anadolu liselerine yerleştirilemeyen öğrenciler için ikinci bir İmam Hatip Kız Okulu`na ihtiyaç duyduklarını söyledi. (İlke Haber Ajansı, 20.09.2013)

· İstanbul`da bulunan Kadırga ve Edirnekapı karma öğrenci yurtlarının karma nitelikleri ortadan kaldırılıp kadın ve erkek yurtları birbirinden tamamen ayrıldı. Ankara`da bulunan Atatürk Öğrenci Yurdu, karma niteliği kaldırılarak kadın yurdu haline getirildi. (25.07.2013, Eğitim Sen Ankara 5 No`lu Şube basın açıklaması)

· Milli Eğitim Bakanlığı imam hatip liselerini ilk kez cinsiyete göre ayırdı. Daha önce fiilen kız ve erkek öğrencileri farklı okullarda toplayan bakanlık, yurt genelinde 26 okulun adını, ‘kız imam hatip` lisesine dönüştürdü. (Habertürk, 19.07.2013)

Karma Eğitimin Kaldırılması Gündemden Düşmedi

Farklı eğitim modelleri bütün çocukların toplumsal yaşama özgüvenli ve birikimli katılabilmeleri; eşitlikçi, demokratik ve evrensel değerlere sahip bireyler olarak yetişebilmeleri için tartışılmalıdır. Ancak Türkiye`deki eğitim sistemi tek ırk, tek din, tek dil, tek cinsiyet ve tek cinsel yönelim dayatmaları ile doludur. Bu ortamda yapılan bütün tartışmalar ötekileştirme ve ayrımcılığın artmasına hizmet eder niteliktedir. Karma eğitim tam da bu noktada tekleştirmenin bir aracı ve muhafazakârlığın yansıması olarak ele alınmaktadır. Farklı zamanlar ve farklı konumlardaki kişiler tarafından gündeme getirilen karma eğitim tartışmaları 2013`te sıkça gündeme gelmiştir.

· TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Meclis‘te düzenlenen 14. Ulusal Çocuk Forumu‘nda yaptığı konuşmada, karma eğitime yönelik şu ifadeleri kullandı: "Eğitimle ilgili kız ve erkek çocuklarının ayrı ayrı okullarda okutulması adına Türkiye‘de maalesef geçmişten bu tarafa yapılan bir yanlışlık, batıcılık adına çocukların aynı okullarda okutulması. Fakat Türkiye‘de batıdan gelip okul açanlara baktığınız zaman örnek verdiğimizde Galatasaray Erkek Lisesi, İtalyan Kız Lisesi, Alman Kız Lisesi diye kendileri kız ve erkek öğrenciler için ayrı ayrı özellikle Türkiye‘de okullar açıp eğitim yaptırırken, maalesef şimdiye kadar kız ve erkek öğrencilerin birlikte eğitim yaptırılması da büyük bir yanlışlık olarak değerlendiriyorum. İnşallah bu yanlışlık önümüzdeki dönem içinde düzeltilecek." (Zaman Gazetesi, 21.11.2013)

· AKP Düzce Milletvekili İbrahim Korkmaz karma eğitime karşı olduğunu belirterek, "Ben karma eğitime karşı olan bir insanım, doğru bulmuyorum. Türkiye‘de erkek liseleri vardı, kız liseleri vardı. Bunlar 28 Şubat cuntasının ortadan kaldırdığı uygulamalar, darbe hükümetlerinin ortadan kaldırdığı uygulamalar" dedi. (Hürriyet Gazetesi, 08.11.2013)

· Memur Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, "Eğitimde atılması gereken adımlar var. 70 yıl kız liseleri, erkek liseleri, kız meslek liseleri uygulamalarımız varken 28 Şubat sürecinde getirilen bir genelgeyle karma mecburiyeti getirilerek Güneydoğu‘da ‘haydı kızlar okula‘ kampanyasının kızlarımıza zorla dayatıldığı jakoben yaklaşımların olmamasını istiyoruz." dedi. (Zaman Gazetesi, 13.04.2013)

Cinsel İstismarcılar Hakkında Hiçbir İşlem Yapılmıyor!

2013 yılında gazetelerde yayımlanan haberler incelendiğinde cinsel istismarcı 15 okul personelinden sadece 5`i hakkında işlem yapıldığı ortaya çıkmıştır. Her seferinde eğitim sistemini katı bir ahlakçılıkla yeniden düzenlemek isteyenler söz konusu çocukların istismarı olunca sessiz kalmaktadır. Sadece 2013 yılında 58 öğrenciyi istismar eden 10 öğretmen görevlerine devam etmektedir. 

LGBTİ Öğrenciler de Öğretmenler de Görünmez

Eğitim sistemi farklı cinsel kimlikleri ve cinsel yönelimleri olan bireyleri yok saymaya bu yıl da devam etti. Müfredatlardan ders programlarına, mekânsal tasarımlardan okul kültürüne kadar her alanda LGBTİ bireylerin kimlikleri görünmez hale getirildi; ötekileştirme son hız devam etti.

Sonuç Olarak;

Eğitim sistemi iktidarlar tarafından kendi ideal insanlarını yaratmanın bir aracı olarak görülmektedir. Bu yüzden 2013 yılında eğitimle ilgili her gündem farklı kesimlerin tepkilerine neden olmaktadır. Geleneksel erkek egemen kültür içerisinde muhafazakâr ve piyasacı müdahaleler bu yıl eğitim alanında var olan cinsiyetçiliği arttırmıştır. Kız çocukları okullardan uzaklaştırılmış; müfredat ve ders programları eril mantıkla yapılandırılmış, bütün karma sosyallik alanları kadın bedenleri hedef alınarak yeniden düzenlenmiş, karma eğitimin kaldırılması sık sık gündeme getirilmiştir. Öte yandan tüm ahlakçı müdahaleler cinsel istismarcıları kapsamayacak şekilde düzenlenmiştir. Farklı cinsel kimlikler ve cinsel yönelimler yok sayılmaya devam etmiştir. 

banner182
Son Güncelleme: 30.12.2013 16:12
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
ali 3 yıl önce

bence kız ve erkeğin ayrılması doğal ateşle barut misali yan yana durmaz insan yaratılışın bir parçasıdır bu