banner374
06 Ocak 2014 Pazartesi 19:52
2014, Sorunların Değil Çözümlerin Öne Çıktığı Bir Yıl Olsun

 Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ali Yalçın, Türkiye’de yolsuzluk kamuflajıyla perdelenmiş küresel bir operasyon yürütüldüğünü belirterek, “Fotoğraf her geçen gün daha da netleşmektedir. Sendika olarak, milli iradenin yanında, varsa eğer, yolsuzlukların kesinlikle karşısındayız” dedi.

Yalçın, öğretmenlerin ek ödeme sorununun da çözüldüğü, Türkiye’de kamu çalışanlarına üçüncü büyük iyileştirme olan 2014-2015 yıllarını kapsayan, toplamda 8,2 milyar TL’ye mal olan toplu sözleşmenin 8 katı bedele mal olan Küresel Operasyon’un ülkeye çok şey kaybettirdiğini söyledi.

Denizli, Afyonkarahisar ve Muğla’da düzenlenen ‘Genişletilmiş İşyeri Temsilcileri Toplantısı’na katılan Ali Yalçın, gündemin en sıcak maddesi olan küresel operasyon ve eğitim çalışanlarının çözüm bekleyen sorunları hususunda değerlendirmelerde bulundu.



Milli İradenin Yanında Olmak Soylu Eyleme de İmza Atmaktır

17 Aralık darbe girişiminde meşru siyasetin tek yönetim erki olduğunu haykırmanın, milli iradenin yanında olmanın başlı başına bir eylem olduğunu ve bu eylemin, çağın en soylu eylemine de imza atmak olduğunu ifade eden Yalçın, “Kuruluş mayasında, Anadolu dervişliği, şair inceliği olan, ‘halka itibar etmek, hakkı tutup kaldırmaktır’ ilkesiyle yön bulan büyük bir aileyiz. Ortak Akıl mitingleriyle demokrasiye sahip çıktık. 27 Nisan e-muhtırada doğru yerde durduk. Referandumdaki özverimizle özgürleşmeye katkı sunduk. Gezi’de faiz lobisinin değil, halkın yanında olduk. Küresel operasyonda ise, yine milli iradenin yanında, varsa eğer, yolsuzlukların kesinlikle karşısındayız” şeklinde konuştu.





 

Küresel Operasyon Kısmi de Olsa Sonuç Almıştır

2011’de 3,7 milyar altın ihraç eden bir ülkenin 2012’de birden 16,3 milyara ulaştığını kaydeden Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu ihracatın yüzde 60’ı ise İran’la gerçekleşmiştir. İran ve Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi’yle ticari ilişkilerini geliştiren Türkiye ve ilişkilerin odağındaki Halk Bank hedef seçilmiş, ABD tarafından 1 Temmuz 2013’te ‘İran’a ait özel ve devlet kuruluşlarına değerli metallerin satışının yasaklanması’ nedeniyle Türkiye’ye 2013’te altın ihracatında yüzde 62,4’lük zarar ettirilmiştir. Para trafiğinin Halk Bank değil, ABD’deki JP Morgan Bank üzerinden yürütülmesini isteyenlere Türkiye’nin yeşil ışık yakmaması üzerine Türkiye’ye had bildirmek isteyenler, taşeron kullanarak had bildirmeye kalkmışlardır. İki ana hedef üzerinden yola çıkan Küresel Operasyoncular, kısmı sonuç almış ve eğer basına yansıyanlar doğruysa, Kuzey Irak petrol gelirlerinin New York JP Morgan Bank’tan gerçekleştirilmesi hedefine ulaşmışlardır.”

Yalçın, öğretmenlerin ek ödeme sorununun da çözüldüğü, Türkiye’de kamu çalışanlarına üçüncü büyük iyileştirme olan 2014-2015 yıllarını kapsayacak, toplamda 8,2 milyar TL’ye mal olan toplu sözleşmenin 8 katı bedele mal olan Küresel Operasyon’un ülkeye çok şey kaybettirdiğini vurgulayarak, “Kuzey Irak petrol geliri nedeniyle 11,5 milyar, Sayın Ali Babacan’ın iki hafta önceki açıklaması baz alındığında borsa ve döviz dalgalanmasıyla 49,3 milyar kaybedilmiştir. İki hafta içerisinde bu rakamlar daha da artmıştır. Söz konusu rakamlar birleştirildiğinde ortaya çıkan meblağ ile en az 8 defa toplu sözleşme yapılabilirdi” diye konuştu.



Kazanımlarımızın Kalıcı Olması ve Sıfırlanmaması İçin Çalışıyoruz

“22 yıldır sendikal alanda mücadele ediyor ve tırnaklarımızla kazanım oluşturuyoruz” diyen Ali Yalçın, şunları söyledi: “Özlük ve özgürlük noktasında iki ayrı alanda oluşturduğumuz saymakla bitmeyecek kazanımların sıfırlanması ve yeniden başa dönülmesi için antidemokratik bir ortamın oluşması yeterlidir. Ülkemizde sonuç alan her darbe sonrası kazanımlar resetlenmiş ve mücadele başlangıç noktasına geri dönmüştür. Geçmişten ders alan, tarihin tekerrür etmemesi için üzerine düşeni yapan bir teşkilatız. ‘Ülkemizin de, üyemizin de kaybetmemesi’ için çalışıyoruz. Ülkenin korku tünelinden tamamen çıkması, demokrasinin kurumsallaşması, kuvvetler çatışması değil, kuvvetler ayrılığının tam anlamıyla hayata geçmesiyle en az ülkemiz kadar kamu çalışanları da nefes alacaktır. Eğitim-Bir-Sen olarak kazanımların kalıcı olması ve sıfırlanmaması amacıyla sadece bir kesim ve zümre için değil, millet için çalışıyoruz.”





 

Her Türlü Vesayet Girişimine Karşı Eğitim-Bir-Sen Sivil Sigortadır

Bir kesimin marjinal sendikası değil, tüm toplumu kucaklayan, tüm eğitim çalışanlarına güven veren bir yapıda olduklarını dile getiren Yalçın, sendikacılığın enini büyüterek, boyunu uzatarak ve derinliğini artırarak çığ gibi büyüdüklerini, halihazırda da her anlamda Türkiye’nin en büyük sivil örgütlenmesi olduklarını, bu dev yürüyüşün gerçek sahibinin ise üyeler olduğunu ifade etti.

Aksiyoner kimliğe sahip üyelerle bu emeğin ete kemiğe bürüneceğini kaydeden Yalçın, “Bir ülkenin geleceğinin en emin inşası ancak bu yolla yapılabilir. Dış mihrakların iç odaklarla kol kola girip ülkenin geleceğine ipotek koyacak her türlü vesayet girişimine karşı Eğitim-Bir-Sen sivil bir sigortadır. Eğitim-Bir-Sen üyelerinin taşrada uhuvvetimizi pekiştiren bu kenetlenişi merkezdeki gücüne tekabül etmektedir. Bilhassa bugünlerde safları sık tutan bu adanmış ruhlara sendika genel merkezi adına teşekkür ediyorum” dedi.





 

2014, Sorunların Değil Çözümlerin Öne Çıktığı Bir Yıl Olsun

Ali Yalçın, 2013 yılının, 2012’den devralınan sorunlarla anılan bir yıl olmaktan kurtulamadığını belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: “Özellikle ikinci yarısında sorunların birer birer çözülmesiyle imaj tazeleyen Bakanlık, eğitim çalışanlarının 2014 yılına ilişkin umutlarını da artırmış oldu. Okul dönüşümleri, tayin ve nakiller, eş durumu, alan değişikliği, yeni öğretmen ataması gibi birçok konuda son altı ayda beklenilenin üzerinde iyi gelişmeler yaşandı. 2104 yılına devreden kariyer basamakları, norm kadro yönetmeliği, öğretmen atama ve yer değiştirme yönetmeliği, müfredatın değerler eğitimi ekseninde güçlendirilmesi, GİH sınıfı çalışanları için görevde yükselme ve unvan değişikliği takviminin belirlenmesi ve işletilmesi, bazı okullarda devam eden başörtülü öğrencilerin sorunlarının çözülmesi ve yönetmelik değişikliğinin gerçekleştirilmesi gibi birçok konu bu yıl içerisinde ivedilikle çözülmelidir.”





 

Sert: Rahata Değil Meşakkate Talibiz

Eğitim-Bir-Sen Denizli 1 No’lu Şube Başkanı Ahmet Sert, dünyayı, ‘dünyada rahat yoktur’ ilkesiyle ele aldıklarını, gönülleri imar etme hedefiyle rahata değil, meşakkate talip olduklarını, başarı ve kazanımların hep birlikte çalışmanın ürünü olduğunu vurguladı.

Denizli’nin büyükşehir olması dolayısıyla merkezde kurulan Merkezefendi ve Pamukkale ilçelerinin yeni yönetimini tanıtan Sert, Türkiye genelinde kendi binasını alan sayılı şubelerden olmanın gururunu yaşadıklarını sözlerine ekledi.





 

Çelik: Toplumun Vicdanını Temsil Ediyor ve Reflekslerini Yansıtıyoruz

Eğitim-Bir-Sen Afyonkarahisar 1 No’lu Şube Başkanı Abdullah Çelik, sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte Memur-Sen öncülüğünde 5 bin kişi ile yürüdükten sonra basın açıklaması yaptıklarını belirterek, Küresel Operasyon’a karşı çıkarak toplumun vicdanını temsil ettiklerini ve bu toplumun reflekslerini yansıttıklarını söyledi.

Türkiye’yi ve üyeyi ilgilendiren en ufak şeyde herkesin gözünün Memur-Sen’e yöneldiğini dile getiren Çelik, “Bu, doğru yerde durduğumuzu ve kesinlikle doğru işi yaptığımızı gösteriyor. Doğruların yardımcısı Allah’tır. Doğruları yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.





 

Akkır: 2014, Muğla’da da Yetki Yılı Olacak

Eğitim-Bir-Sen Muğla Şube Başkanı Sebahattin Akkır ise, yetkiyi almak için çalıştıklarını kaydederek, “Ülke genelinde yetkili sendikayız. Muğla’yı da yetki kervanına ekleyerek, teşkilat olarak üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz. 2014 yılı, Muğla için yetki yılı olacaktır” ifadelerini kullandı. 

banner182
Son Güncelleme: 06.01.2014 19:54
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol